OYUNLARINI BOZALIM


Hemen yanı başımızdaki Suriye’de At izi İt izine karıştı. İsmini dahi bilmediğimiz ve sonradan öğrendiğimiz örgütler var. Kimisi Amerika’nın ve İsrail’in güdümünde yeni bir devlet kurmak istiyor, kimisi Esad’ı devirerek yönetimi ele geçirmek istiyor, kimisi Petrol kuyularının üstüne oturmak niyetinde.

Suriye toprakları üzerinde yapılan hesapların haddi, hesabı yok.

Öncelikle bizim Suriye’ye ne istediğimize bir bakmak lazım.

Madem Suriye’nin toprak bütünlüğünden yanayız ve ülkemize karşı yapılan terör saldırılarını yok etmek, teröristleri kazdıkları kuyulara gömmek istiyoruz izlediğimiz stratejiyi de mutlaka gözden geçirmemiz gerekmez mi?

Terör kamplarına girelim Kandil ve Mahmur dışında Irak'ta terörün elindeki bir diğer adres Sincar’ı başlarına yıkalım. Sincar'ın DEAŞ'tan kurtarılması sonrası bölge, terör örgütü PKK'nın kontrolüne geçti. Bölge o günden bugüne ABD'nin de desteğini alan terör örgütünün kontrolünde.

Biz ABD’nin korumaya aldığı PKK’yı ortadan kaldırmaya çalışıyoruz. Ortak devriye yapıyor olmamamıza rağmen bir taraftan da terör örgütlerine silah, cephane sevkiyatı sürüyor. Ortak devriye yaptığımız ABD tarafından. Biz ortak devriyeyi kimlere karşı atıyoruz,” Oluşturulmak istenen güvenli bölgede terör örgütleri var mı, yok mu” diye.

Kafa karışıklığı, zihin bulanması işte o zaman başlıyor. Öncelikle bizim ABD’yi ikna etmemiz ve önümüzden çekilmesini sağlamamız gerekiyor. Bize Suriye’de en büyük ayak bağı onlar.

Diyelim 35 km’lik güvenli bölge oluşturuldu, güvenli bölgenin de güvenliği sağlanacak, onu kim sağlayacak.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan aslında her şeyin farkında ancak ABD’yi ne silah yardımından, ne de  PKK’nın Suriye’deki uzantısı YPG’nin omurgasını oluşturan SDG’ye desteğini  çekmesinden vazgeçiremiyor.

Rusya ve İran ile zaman, zaman fikir birliğine varılabiliyor, hatta ateş kes sağlattırılabiliyor, bu kez yine ADB sahneye çıkıyor ortalığın toz, duman olmasına yol açıyor.

Bizim müttefik dediğimiz ABD, Suriye’de bizi değil de SDG’yi müttefik olarak görüyor.

Şimdi bizim Esed’in BM’ye gönderdiği mektubun  ardından strateji değiştirmemiz PKK’nın uzantıları YPG ve SDG’nin dağılmasını, hatta tamamen ortadan kaldırılmasını sağlayabilir.

Esad, BM’ye gönderdiği mektupta, PKK’nın Suriye kolu YPG’nin omurgasını oluşturduğu SDG için, “ABD’nin desteklediği bölücü terörist grupların Suriye halkına karşı bulundukları zorbalık ve saldırıların İsrail’in bölge ve halkları aleyhine hazırladığı planlarla uyuştuğu” şeklinde ifadelere yer veriliyor. Suriye’nin her karış toprağının terör ve destekçilerinden kurtarılacağına da işaret ediliyor.

Esat’la ortak hareket edilmesi halinde bu terör örgütleri kıskaca alınıp Suriye topraklarından temizlenebilir. Fırat’ın Doğusu ve diğer Kandil, Hakurk gibi kamplar da kararlı bir şekilde yapılacak operasyonlarla tamamen tarih sahnesinden silinebilir.

Biz Amerika ve İsrail’in oyunlarını kesinlikle bozmak zorundayız. Esad’la küslüğün devam etmesi bize görüldü ki bir şey kazandırmayacak. OYUNLARA KARŞI BİZ DE KENDİ OYUNUMUZU OYNAMAK DURUMUNDAYIZ.

Savaş bazen sahada, bazen de masada kazanılır. Biz ikisini birden kazanan ülke olalım.

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
25Mar

BUYURUN SAYIN ÖZHASEKİ

23Mar

BUNA DA ŞÜKÜR

20Mar

ÖNCE OTOPARK

19Mar
13Mar

CUMHURİYET OLMASA KULDUM