MUMCU’DAN GÜL’E ŞOK SUÇLAMA - MUSTAFA AYDOĞAN

MUMCU’DAN GÜL’E ŞOK SUÇLAMA


1995 yılında Anavatan partisinden siyasete atılan Erkan Mumcu,20.dönem Isparta Milletvekili olarak meclise girdi. Parlamentoda Araştırma Komisyonu Başkanlığı, Adalet ve Anayasa Komisyonlarının yanı sıra çeşitli araştırma ve soruşturma komisyonlarında da üye olarak görev aldı.

Haziran 1999’da kurulan Türkiye Cumhuriyeti 57. Hükümeti kabinesinde Turizm Bakanı olarak görev yaptı.

Mumcu, daha sonra Adalet ve Kalkınma Partisi'ne katıldı. Erkan Mumcu, 3 Kasım 2002 genel seçimlerinde Isparta milletvekili olarak yeniden parlamentoya girdi. Milli Eğitim Bakanlığı'nın ardından, Kültür ve Turizm Bakanlığı yapan Erkan Mumcu 15 Şubat 2005'de bakanlık görevinden ve partiden istifa etti. Yeniden Anavatan Partisi'ne dönen Mumcu, 2 Nisan 2005 tarihinde tek aday olarak girdiği 4. Olağanüstü Kongre'de Genel Başkanlığa seçildi. 25 Ekim-26 Ekim 2008'de yapılan Anavatan Partisi 6. Olağanüstü Büyük Kongresi'nde aday olmayarak genel başkanlıktan duygusal bir konuşma yaparak ayrıldı.

Erkan Mumcu’nun siyasi geçmişini niçin yazdığıma gelince ANAP ve AK PARTİ arasında sürekli gidip geldiğine dikkat çekmek için.

Neredeyse siyasetten 11 yıla yakın uzak duran Mumcu öyle bir zamanda ortaya çıktı ki, anlattıkları da kafaları bir anda karıştırmaya yetti.

Bunlardan birisi Sabih Kanadoğlu’nun ortaya attığı 367 krizine dair. Bu krizin Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik bir tuzak olduğunu, bu tuzağı da FETÖ’nün AK Partili bazı isimlerle kurduğunu iddia etti.

Bu isimlerin de Abdullah Gül ve Bülent Arınç olduğunu açıkladı. Bütün planların da Erdoğan’ı Cumhurbaşkanı yaptırmamak olduğuna işaret etti.

İşte Mumcu’nun açıklamalarından bazı satır başları: "Aslında bütün plan Erdoğan'ı Cumhurbaşkanı yaptırmamaktı. Bunun için Erdoğan, Abdullah Gül ismini açıklamaya mecbur edildi. Biz o dönemde Erdoğan'a, aday olması durumunda Anavatan Partisi olarak destek vereceğimizi açıkça ilan ettik. Ancak devletin bütün klikleri Erdoğan'ın aday olmaması için mücadele ediyordu. İstemeyenler arasında FETÖ de vardı.

FETÖ Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanı olmasını istiyordu ve bunun için bir plan hazırlandı. Örneğin, Bülent Arınç o dönemde, 'İkinizden biriniz aday olmayacaksınız ben aday olurum' diyerek Erdoğan'ı Abdullah Gül ismini açıklamaya mahkûm hâle getirdi. Erdoğan ile dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt bir mutabakat kurdu, ancak mutabakatı Arınç-Gül ikilisi bozdu”

Erkan Mumcu, Devlet Güvenlik mahkemelerinin kapatılmasından sonra Özel Yetkili mahkemelerin kurulduğunu, polislerin de tamamen bu mahkeme emrine verilmeye çalışıldığını, bunun da bir paralel devlet yapılanması olduğunu üstüne basa, basa söylüyor.

Erdoğan konusunda, "Yanlışıyla, eğrisiyle, doğrusuyla Tayyip Erdoğan daha hakiki bir adam" diyor ve bu noktada bir başka isme yani Abdullah Gül'e dikkat çekerek, "Asıl hesap vermesi gereken adam 'Majestelerinin Valisi' olan Abdullah Gül'dür" diyor.

Şimdi gel de düşünme; Abdullah Gül’ün desteklediği Ali Babacan’ın yeni parti kurma girişimi ile birlikte yıllardır suskun duran ve konuşmayan Erkan Mumcu birden ortaya çıkıyor ve özellikle de Abdullah Gül hakkında ağır suçlamalarda bulunuyor.

İkincisi de; o dönem Abdullah Gül’ün yanında yer aldığını ve Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı seçilmesini engellediğini ileri sürdüğü diğer bir isim Bülent Arınç bugün YİK üyesi.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Arınç’ı hala niçin yanında tutuyor?

Bu şok açıklamalardan sonra Abdullah Gül’ün çıkarak bu suçlamalara  açık,açık cevap vermesi lazım. Yoksa,“Abdullah Gül uluslararası sistemin partiye atadığı kayyımıdır” damgasını üzerinde taşıyacak, bunun altından kalkamaz.

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
25Mar

BUYURUN SAYIN ÖZHASEKİ

23Mar

BUNA DA ŞÜKÜR

20Mar

ÖNCE OTOPARK

19Mar
13Mar

CUMHURİYET OLMASA KULDUM