BÖL, PARÇALA, YÖNET


İngilizlerin yıllardır uyguladığı, daha sonra da ABD’nin uygulamaya başladığı bir taktik var;

Böl, parçala, yönet…

Bu taktik Ortadoğu’da sık, sık uygulandı,

15 Temmuz 2016’da da ülkemiz üzerinde denendi ancak çok şükür Milletimizin kararlı ve dik duruşu sayesinde bertaraf edildi.

Yani, tutmadı.

Şimdi başka yöntemler deneyebilirler mi? her zaman denerler ve ısrarla da vazgeçmezler, mutlaka Türk Milleti ve Devleti olarak uyanık olmak zorundayız.

Ne ABD’ye, ne de Rusya’ya güvenmemeliyiz.

Dost gibi görünüp, kuyumuzu kazmak için fırsat ararlar.

Gözümüz kulağımız bir yandan Suriye’de, diğer yandan Libya’da,

Libya limanındaki gemimize saldırı yapıldığı ve Gemimizin bu saldırıdan isabet almadığı duyuruldu. Bunun üzerine derin bir “Oh” çektik.

Hatta Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Libya limanındaki Türk gemisine saldırı iddialarını doğrulayarak , ‘İsabetsiz, taciz atışı’ demişti.  Bizler de inandık…

Günler sonra gelen haberle adeta şok olduk.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan İzmir’de Kuzey Ege Otoyolu açılışında yaptığı konuşmada, Libya’da bir kaç şehidin olduğunu söyledi.

 Erdoğan’ın açıklamasının ardından, Albay Okan Altınay’ın Trablus Limanı’ndaki saldırıda hayatını kaybettiği, naaşının memleketinde sessiz sedasız defnedildiği iddia edildi. Albay Altınay’ın devre arkadaşları baş sağlığı mesajı yayımladı. Saldırıda iki MİT mensubunun da yaşamını yitirdiği de iddialar arasında yer aldı.

Bundan sonra Cumhurbaşkanlığı sözcüsü İbrahim Kalın’ın yapacağı açıklamalar ne derece inandırıcı olur dersiniz?

Gerçekler Türk Milletinden resmen önce saklandı, sonra açıklandı.

Hele, hele de Cumhurbaşkanımızın “Birkaç şehit” demesi biraz garibimize gitmedi desek yalan olur. Birkaç şehit değil, bir tek şehit bile bizim için çok anlamlı ve hepimizi derinden yaralar.

Tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz, cennetiyle mükafatlandırır inşallah.

Şimdi gelelim o meşhur atamaya;

Avusturya Büyükelçiliğine Ozan Ceyhun’un atanmasına, haber sosyal medyada bomba etkisi yarattı. Bir tarafta eleştiri yağdıran ülkücüler, bir taraftan da karşı atağa geçen ülkücüler.

Ne garip değil mi?

1 Mart 1977’de İstanbul Adana Erkek Öğrenci Yurdu’na yapılan bombalı saldırı sonucunda Ülkücü Mustafa Erol şehit edilmişti. Ozan Ceyhun kendini savunurken o tarihte 16 yaşında olduğunu söylüyor ve tüm davalardan berat ettiğini söylüyor. Şu tesadüfe bakın ki o dönemlerde neredeyse bizler de aynı yaşlarda idik.

Bu atama birçok ülkücünün yüreğinde derin izler bırakırken, ya ittifaka zarar verir diye savunmasını yapanlara ne demeli. Ülkücüler zaten ikiye bölünmüşken bu atama da üstüne tuz biber oldu.

Acaba İngilizler ve ABD’liler bu kez de Türk siyasetine mi el attılar: BÖL, PARÇALA, YÖNET.

Yok canım sanmam, o kadar da değil…

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
25Mar

BUYURUN SAYIN ÖZHASEKİ

23Mar

BUNA DA ŞÜKÜR

20Mar

ÖNCE OTOPARK

19Mar
13Mar

CUMHURİYET OLMASA KULDUM