OLMADI, YAKIŞMADI


Gerçekten hiç olmadı..
Milletin gözünün içine baka baka hakaret etmenin en kestirme yolunu seçtin.
Hayatında, hacı adaylarını dolandırmak ve onların paralarını sermaye yapmanın ötesinde, kalan tüm zamanını İngiliz Uşaklığı, Yunan Borazanlığı ile geçiren birine, ‘Üstad’ nitelemesi yapman Kayseri Halkını hayal kırıklığına uğrattı.
Sen ilk değilsin.
Şükrü Karatepe denilen zat da geçmişte benzerini yaptı, senin yaptığının.
Cumhuriyet sayesinde oturduğu o koltuğu göz ardı edip, ‘Ey Müslümanlar, bu hırsı bu kini” diye başladı nutuk atmaya.
Kariyerini çöpe attı.
Bakma el altından himaye edildiğine.
Milletin gözündeki değerini sıfıra düşürdü.
Sen de öyle yaptın.
İnsanların, kula kulluktan çıkıp fert olmasını bir türlü içine sindiremeyen, sahtekar, dolandırıcı ve DELİ birinin, bu milletin yüreğinde açtığı yaralara bakmadan, yıldönümünde methiyeler dizdin.
“Keşke Yunan galip gelseydi” diyecek kadar kansız biri ile aynı dünya görüşüne sahip olduğunu ortaya koydun.
“10 Kasım’da 9’u beş geçe kenefe gidin ve sifonu çekin” diyecek kadar Yunan Uşağı birini sahiplendin.
“Atatürk ile zerre kadar muhabbeti olanlar benim cenazeme gelmesin” diyecek kadar kindar bir ahlaksızı yüceleştirmeye çalıştın.
Hem de ne uğruna.
‘Gündem olmak için..’
Başardın da kutluyorum.
Ama bu millet var ya bu millet, sana bundan sonra hep şüpheyle bakacak, ‘Başkanım’ yerine, ‘Başkan’ diyecektir sadece.
Onu da ‘Demokrasiye’ olan inançlarından yapacaklardır.
Kimin dolmuşuna binip bu ilanı yayınladın bilmiyorum ama;
Sana tavsiyem, bu Vatan Haini, Cumhuriyet Düşmanının hayatını bir kez daha okumandır.
Ayrıca bu kent halkı seni ilçeye hizmet edesin diye seçti.
Madem o kadar yürekliydin, madem o kadar kinliydin Cumhuriyete, madem o kadar hayrandın Deli Kadir’e.
Seçimden önce de gidip elini öpseydin ya.
Bak o zaman seni başkan seçenler sandığa nasıl gömüyordu.
Kılavuzu Karga olanın gagası hep pislik içerisindedir.
Sana bir Cumhuriyet ve Demokrasi Düşmanını anma aklını kim verdiyse, bilesin ki senin en büyük düşmanın o dur..
Geleceğini yok ettin be başkan.
Bu ilan-ı aşk içeren paylaşımını arşivledim.
İlk seçim programında ekrana getirecek ve soracağım.
“Bu Yunan bozmasının nesini savunuyorsun, savunuyordun, onu üstad olarak nitelendirmenin altında bizim bilmediğimiz ne var” diye.
Vereceğin cevabı da şimdiden çok merak ediyorum.
Sen, senin partinden olan ve başkalarının önyargısını kırmak için gecesini gündüzüne katan belediye başkanlarının da şevkini kırdın.
Zaten şu ‘Pandemi’ döneminde, diğer belediyeler halkın derdine derman olmak için kendini yırtarken, kulağının üstünde yattığın için dikkatleri üzerine toplamıştın.
Bir Cumhuriyet ve Atatürk düşmanını kahramanlaştırmaya çalışmakla, milletin sana bakış açısını 180 derece değiştirmeyi başardın.
Kurtuluş Savaşı’nda bu ülke için can veren şehitlerimizin kemiklerini sızlattın.
O dönem, Yunan’ın işgal ettiği kentlerde, köylerde yaşanan insanlık suçu işkenceleri hatırlattın millete.
İngiliz Muhipleri Cemiyeti ve Mavri Mira Cemiyeti yıllarını hatırlattın bize.
Ama Sayın Başkan, bilmediğin bir şey var.
O da, Kuva-yi Milliye gibi vatansever oluşumlarda hala ayakta.
Yani diyeceğim, vicdanları kanattın, vicdanları..
Adını taşıdığın Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, silah arkadaşlarının kemiklerini sızlattın.
O nedenle yol yakınken özür dile, diyeceğim ama;
Bu ölçüsüzlüğü bir özrün kapatacağını da sanmıyorum..

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
29Ağs

YETİŞTİREMİYORUZ..

28Ağs

TUTMAZ..

27Ağs

NE BEKLİYORSUN?

26Ağs

PITRAK PARTİLERİ..

25Ağs

BAK KARDEŞİM..