İSTİM ARKADAN GELSİN..


Son bir hafta yaşadıklarımızın (Z) Raporunu özetleyeyim, sonra meramımı anlatmaya çalışayım. 
Pazartesi; Maskesiz Pazar Yerleri ve Marketlere girişi yasakladık. Maskeler erişimin kolay olduğu noktalarda satılacak.
Salı; Maske satışı yasak. Ücretsiz dağıtılacak. PTT kargo aracılığıyla evlere ulaştırılacak.
Çarşamba; PTT Kargonun Internet sitesi çöktü, E-Devlet üzerinden başvurular alınacak.
Perşembe; Internet üzerinden telefonunuza göndereceğimiz kod ile maskeyi eczaneden ücretsiz alabileceksiz.
Cuma; Saat 22.15. ‘Sokağa çıkmayı 30 Büyükşehir ve Zonguldak’ta yasakladık. Yasak 24.00 itibarıyle başlayacak.’
Pazartesi, Salı, Çarşamba, Perşembe ve Cuma günü boyunca maskeye ulaşamayan o nedenle de ihtiyaçlarını almak için pazara, markete gidemeyen halkta bir telaş.
Herkes sokağa fırladı, o saatte açık kalan marketler, fırınlar, büfeler, kasaplar hatta mahalle bakallarının önünde kuyruklar uzadı birder bire.
Kentlerin caddelerinde araç konvoyları oluştu, adeta derbi maç sonrası galip gelen takımın taraftarlarının zafer kutlaması manzaralarını izledik kentlerde.
İşte bu nedir biliyor musunuz, Sevgili Dostlar.
Alınan toplumsal kararlarda, pandemi konusunda bile işin ehli insanların önerilerinin değil, Kısacası, “Siz nasıl emrediyorsunuz efendim”cilerin köşe başlarını tutmaları ve Reis’ten gelen talimatların tartışmasız uygulanmasının sonuçlarının getirdiği olumsuzluk olarak özetlenebilir.
Eğer eğitimden sağlığa, Sosyal hayattan en kritik kararlara kadar her şeyin kararını tek kişi verirse, millete bir maskeyi bile dağıtamaz hale gelir, ülkeyi kilitlersiniz.
Cuma Gecesi olduğu gibi.
İktidarın bir bakanı, çıktı her gece yalvardı, “Bu virüs çok kolay ve çok çabuk bulaşıyor. Lütfen kişisel temastan kaçının. Evinizde kalın. Sosyal mesafeye uyun. Maske takın. “ dedi.
Toplumun tamamına yakını uydu bu taleplere. 20 gün 25 gündür evden çıkmayan büyük bir insan topluluğu oluştu. 
Ama, Cuma Gecesi 22.15’te bir başka bakanın çıkıp, “24.00’den sonra sokağa çıkma yasağı ilan ediyorum. Ayrıntılar birazdan açıklanacak” tweeti her şeyi bitirdi.
Daha da acısı, daha da vahimi nedir biliyor musunuz?
O 30 Kentin Valisi, o 30 Büyükşehirin Belediye Başkanı da ‘Sokağa çıkma yasağı’ kararından bizimle aynı anda haberdar oldular.
Yani İstanbul gibi bir kentin Belediye Başkanı bile bilgilendirilmemişti.
Tam bir ‘İstim arkadan gelsin’ anlayışı.
Biz ilan edelim de yansımalara göre uygulama kurallarını belirleriz havası.
İstim demişken anlatalım efendim istim hikayesini;
“Osmanlı Paşalarından biri istimle (buhar basıncı) çalışan vapurlardan birine biner acelesi de vardır. Ama vapur bir türlü hareket etmez. Paşa öfkelenir kaptanı huzura alır; ‘Bre dallama niye gitmez bu vapur kimi beklersin?’ diye sorar. Zavallı kaptan, ‘Efendim motora daha istim gelmedi, istimi belkiyoruz’ der. Paşa bir an düşünür hafızasını tarar, bu istim kendinden daha etkili bir paşa olabilir mi diye geçirir kafasından. Sonra  kaptana patlar, “Benim acelem var, biz şimdi gidelim istim arkadaki vapur ile gelsin’ der.
İşte Sevgili dostlar ülke olarak, toplum olarak, yurttaş olarak böyle bir dönem yaşıyoruz.
İçişleri Bakanından tam 3 saat önce Sağlık Bakanı canlı yayında idi.
Sokağa çıkma yasağı konusunda bir ima bile yapmadı.
Çünkü alınan bu karar ‘Beyefendi’nin masasında idi ve ne diyeceği daha belli değildi.
Gönül rahatlığı ile söyleyebilirim.
Cuma gecesi sokağa fırlayıp besin adına ne bulduysa sarılan ve evine götürenlerin çok büyük bölümü, evlerine Covit19 virüsünü de götürdüler.
Nasılsa bedava ve en çok kalabalık ortamları seviyor.
Cuma günü yaşanan görüntüleri en ilkel topluluklarda bile göremezsiniz.
Sophokles der ki, “Bozulduğu zaman insandan daha korkunç yaratık yoktur.”
Cuma gecesi ayarlarımızı ne kadar bozduğunuzu test ettiniz biliyorum.
Ve ben de diyorum ki;
“Gerçek lider, başka lider namzetlerinin liderlik vasıflarını kullanabilen adamdır.”
Ruskin ise derki;
“Bütün yanlışlıkların altında gurur yatar..”
Bırakın artık gurur yapmayı, kibir yapmayı.
Bu yanlış kararın bir faturası olmalı ve onu da kim aldıysa anında ödemelidir.
Görmüyor musunuz, memleketi her alanda 100 yıl geriye götürdünüz.
Bir gözünüzü çevirin, bir kulağınızı kabartın başkaları neler söylüyor, başkaları neler yapmanızı öneriyor.
Bilim Kuruluna da çağrıda bulunmak istiyorum. Ortak imzalı bir açıklama yayınlayın ve “Haftalardır çay kaşığı ile biriktirdiğimiz  toplumsal duyarlılığı acemice bir kararla alıp götüren her kimse ya o istifa etsin, ya biz topluca istifa ediyoruz” deyin.
Dilerim yeni hafta güzellikler getirir.
Siz yasak olup olmadığına bakmadan, evinizden çıkmamaya özen gösterin, ‘evde kalın, sağlıkla kalın.’

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
29Ağs

YETİŞTİREMİYORUZ..

28Ağs

TUTMAZ..

27Ağs

NE BEKLİYORSUN?

26Ağs

PITRAK PARTİLERİ..

25Ağs

BAK KARDEŞİM..