ALAY EDER GİBİ..


Bütün dünyayı alarma geçiren Corona Virüsü ile ilgili gelişmeleri toplum olarak büyük bir dikkatle izliyoruz.

Sağlık Bakanlığı’nın bu anlamda devam eden çalışmaları da her türlü takdirin üzerindedir.

Ama bir de her ota Maydanoz, kerameti kendinden menkul uzmanlar! var, TV Kanallarını parselleyen ve bu konuyu sulandırmak için ellerinden geleni yapıyorlar maalesef.

Ama mesele hafife alınmayacak kadar ciddi.

Bu anlamda alınacak her türlü önlemi ciddiye almak ve hepsinden önemlisi kendimizden başlamak üzere uymak ve uygulamak zorundayız.

Zira toplum olarak, yayın organlarına odaklandık, pür dikkat gelişmeleri izliyoruz.

Ama bazen öyle haberler çekiliyor ki manşete, ‘Bu kadar gayrı Ciddiyet de olmaz ki’ dedirtecek türden.

Mesela dün, iktidar yancısı bir gazetenin manşeti;

“Virüse karşı 4-S reçetesi..”

İster inanın, ister inanmayın manşet aynen böyle.

Peki neymiş virüsü sizden uzak tutacağı söyleyen 4-S?

Su, soğan, sarımsak, sirke..

Yabancı bir ülkede okunuyorsa bu gazete, inanın bizimle dalga geçiyorlardır.

Efendiler, bu işin şakası yok.

Komşumuz İran, diğer komşumuz Yunanistan, İtalya gibi ülkelerde Kırmızı Alarm ilan edildi.

Dünyada turizm derin dondurucuya konuldu.

İspanya’da, ülkeye gelen bir doktorda virüs tespit edilmesi üzerine, yüzlerce kişinin kaldığı otel karantinaya alındı, müşteriler odalarında hapis, günlerdir.

Dedim ya Sağlık Bakanlığımız alarmda.

Sağlık Bakanlığı personeli görev yaptıkları bölgelerde, okullara gidip çocukları aydınlatıyor, bilgilendiriyor.

Ama bu konuda toplumu aydınlatması gereken sorumsuz sorumlular, TV ekranlarında, milletle alay etmeyi sürdürüyor.

Yakında ‘Deve Sidiği’ en etkili ilaç gibi yorumlar görürseniz şaşırmayın.

Ya da, ‘Corona Duası’ satanlar türerse sakın itibar etmeyin.

Baksanıza, sosyal medyada ‘İş Bulma Duası’ satanlar rekor kırıyor.

Deprem duaları, listenin en başında.

Bu konuda beni endişelendiren en önemli nokta, Türkiye-İran sınırı.

Zira burada insan kaçakçıları gece gündüz demeden İran üzerinden Türkiye’ye mülteci getiriyor.

Hükümetin sınırda bu anlamda çok etkili önlemler alması gerekiyor.

İkincisi, dışarıdan gelen insanların, çok sıkı bir sağlık kontrolünden geçirildikten sonra kabul edilmesi önemli.

Ve millet olarak bizim de bu anlamda üzerimize düşen temel görevler vardır.

‘Bana ne’cilik oynamak, ‘Bana bir şey olmaz’cı olmamak gerek.

Mümkün olduğunca, kalabalık yerlerde bulunmamaya özen göstermeliyiz.

Toplumumuzda alışkanlık olan, öpüşme ve kafa tokuşturma alışkanlığından bir süre uzak durmamız gerekir.

Su ve sabun, günde birkaç kez başvurduğumuz yöntemlerin başında gelmeli, her fırsatta ellerimizi bol su ve sabunla yıkamalıyız.

Eğer su ve sabuna ulaşamayacak noktada isek, mutlaka cebimizde küçük bir şişe kolonya bulundurmak ve ellerimizi sık sık kolonya ile temizlemek sorumluluğumuz vardır.

Hepsinden önemlisi ise, bu konuda uzman kurumların önerdiği uygulamaları hayatın bir parçası haline getirmek gibi bir sorumlulukla karşı karşıyayız.

Sağlık Bakanlığı ve hükümetin ilgili kurumları da, bu büyük insanlık sorununu sulandırarak ticari kazanca dönüştürmeye kalkışanları uyarmak ve haklarında gerekli yasal işlemleri acilen başlatmak gibi bir sorumlulukla karşı karşıyadır.

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
29Ağs

YETİŞTİREMİYORUZ..

28Ağs

TUTMAZ..

27Ağs

NE BEKLİYORSUN?

26Ağs

PITRAK PARTİLERİ..

25Ağs

BAK KARDEŞİM..