'Okuma aşkı' kadın girişimciyi yayınevi sahibi yaptı

'Okuma aşkı' kadın girişimciyi yayınevi sahibi yaptı

Kayseri'de yaşayan Kadın Girişimci Servet Selçuk, 23 yıllık memuriyet hayatını geride bırakarak okuma sevgisi sayesinde yayınevi sahibi oldu. Girişimlerine başlarken hiçbir birikimi olmadığını ve kredi çekerek giderlerini karşıladığını söyleyen Selçuk, 'Ben kadınım yapamam demedim, inandım ve başardım' dedi.

Youtube Kanalı VİDEO

VİDEOYU PAYLAŞ!

Kayseri’de yaşayan Kadın Girişimci Servet Selçuk, 23 yıllık memuriyet hayatını geride bırakarak okuma sevgisi sayesinde yayınevi sahibi oldu. Girişimlerine başlarken hiçbir birikimi olmadığını ve kredi çekerek giderlerini karşıladığını söyleyen Selçuk, “Ben kadınım yapamam demedim, inandım ve başardım” dedi.

Bir kadın olarak var olma ihtiyacı hissederek işini kurmaya karar verdiğini söyleyen Servet Selçuk, “23 yıllık memurluk geçmişimden sonra, mesleğimden ayrılma kararı almıştım ve ayrıldığım zaman Adana’da yaşıyordum. Bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine, aldığım eğitimler ve birikimlerden sonra atıl olmak beni çok üzüyordu. Bir kadın olarak var olma ihtiyacı hissettim. Arkadaşımın o tavsiyesi üzerine bu işi yapmaya karar verdim. Birçok araştırma, geliştirme ile matbaa tasarımlarına kadar her şeyi araştırarak girişimde bulundum. İşi kurma aşaması tabi ki zorluydu. Her meslek grubunda olduğu gibi benim mesleğimde de zorluklarla mücadele ettim. Bu işe sıfırdan başladım. Hiçbir bütçem yoktu. Birikimim veya maddi anlamda bir desteğim yoktu. Ancak bir şekilde bu işi yapacağımı kafaya koymuştum. Çok gayret ettim. Yayınevleri ile alakalı makaleleri, tavsiyeleri ve kitapları okudum. Yine arkadaşımın tavsiyesi ile matbaacılar ile tanıştım. ‘İşin mutfağı burası’ dediler. ‘Önce matbaayı öğrenmen gerekiyor’ dediler. Öncelikle matbaa makinalarını inceledim. Kesme makinalarını inceledim. Her şeyi öğrenmeye çalıştım. Bunlar üzerinde inceleme yaptıktan sonra bu işi yapabileceğimin kararını aldım. Ufak bir kredi desteği ile şirketimi kurdum. Sonrasında da 1. kitap, 2. kitap diyerek devamı geldi. Her şey yolunda gitmeye başladı” dedi.

Selçuk, işini kurarken arkadaşlarının yardımı ile projeler geliştirdiklerini ve bunun da kendisi için büyük motivasyon olduğunu söyleyerek, sözlerine şu şekilde devam etti:

“Birçok ilde, birçok yazarla birlikte çalışıyoruz. Yazarlardan aldığımız taslakları inceledikten sonra basıma uygun olup olmadığının kararını verip, basım aşamasına geçiyoruz. Tabi ki prosedürler, ISBN’si, bandrol işlemleri hepsi bizim üzerimizde, bunların dışında bizim bu kitapları piyasaya sürmemiz, satışını üstlenmemiz veya satışını yaptırmamız için bir dağıtım firması ile çalışmamız gerekiyor. Öncelikli olarak dağıtım firmasını ayarladık. Dağıtım firması kitaplarımızı, dijital bütün platformlara yayınlıyor. Onun dışında raflarda birçok kitapçılarda ve kitap sitelerinde yer alıyor. Oralardan satışını gerçekleştiriyoruz. Bunun dışında ben bir okuma aşığı insan olarak, kitap okuma gruplarını, kitabı okumaya teşvik edecek bir sürü faaliyette bulunmak istedim. Bununla ilgili tabi ki bütün illerde olan dostlarımdan da gelen talep ile 4-5 tane ilde özellikle Adana, Kayseri, Ankara, Isparta ve Hatay gibi illerde okuma grupları kurduk. Orada ki dostlarla her ay bir kitap okuyarak bir araya geliyorduk. Okuyup, yorumlayıp yorumlarımızı bir araya getiriyorduk. Daha sonra yine bu gruplar aracılığı ile birkaç arkadaşımın da tavsiyesi ile bu grupların yetenekleri, ilgileri, yaptığı işlerle alakalı bir dergi oluşturduk. Dergimiz dijital bir dergiydi. Orada yine okumaya teşvik edici faaliyetlerde bulunduk. Bunların hepsi gönül işiydi. Hiçbir getirisi olmayan, sadece gönüllü yapılacak işlerdi. Bu da benim gibi kadın girişimcinin, ayakta kalmak isteyen bir insan için bir motivasyon sebebiydi. Bunlar benim mesleğime olan aşkımın düşkünlüğüydü.”

Kadınların korkmadan yapacakları işlerde ilk adımı atması gerektiğini söyleyen Servet Selçuk, “Kadınlarımız günümüzde çok şiddet görüyor, mağdur oluyor. Bunların en önemli nedenlerinden bir tanesi maddi sıkıntılar. Hiçbir kadın korkmasın çünkü yalnız değiller. Bir işe niyet ettiklerinde, akıllarından geçirdiklerinde ve kendilerine güvendiklerinde kadının yapamayacağı hiçbir şey yok. Bir terzi düşündüğümüzde bu mesleği kimse doğuştan öğrenmedi. Hiç kimse oluşunda böyle değildi. İllaki bir şeyleri yaparak öğrendi. Sadece biraz azim, öğrenme isteği en büyük motivasyon nedeni. ‘Maddiyatım yok, ben bunu nasıl yapabilirim, hiçbir şeyim yok ki’ diyenlerin bu mazeretini ben kabul etmiyorum. Ben sıfırdım. Hiçbir gelirim yoktu ama ben bu işi kafama koymuştum. Çalmadığım kapı kalmadı. Ancak bu işe yöneldiğinizde, ben bunu yaparım dediğinizde önünüze kapılar açılıyor, herkes size farklı farklı şeylerle geliyor. Önemli korkmadan o adımı atmak” ifadelerini kullandı.