'SARAYLAR DEĞİL EKMEĞİMİZ BÜYÜSÜN!'

'SARAYLAR DEĞİL EKMEĞİMİZ BÜYÜSÜN!'
TAKİP ET >> Google News ile Takip Et

Kamu emekçileri, ‘Halk için bütçe demokratik Türkiye’ talebiyle Ankara’da buluşuyor. 13 Aralık 2014 tarihinde yapılacak olan miting öncesinde Kayseri’de emek güçleriyle bir araya gelen Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Mali Sekreteri Ramazan Gürbürz, “Saraylar değil, ekmeğimiz büyüsün. Sarayları büyütmekle; açlığı, yoksulluğu, işsizliği bir bütün olarak halkın ihtiyaçlarını karşılayamazsınız. Bu halkın verdiği vergilerle görkemli binalar, görkemli saraylar yapabilirsiniz ama halkınız aç ise halkınız yoksulsa, halkınız işsizse yapmış olduğunuzu bu sarayların içi boş ve anlamsızdır” dedi.

Kamu emekçileri 2015 Bütçesi Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine gelirken, alanlarda taleplerini ve tepkilerini dillendirmeye başladı. Türkiye Kamu Sen 6 Aralık Cumartesi günü Ankara’da Türkiye’nin dört bir yanından gelen üyeleriyle eylem yaparken, KESK üyeleri de Kayseri’de 13 Aralık’ta Ankara’da yapacakları mitingin çağırısını yaptı. Türk-İş İl temsilciliğinde düzenlenen basın toplantısında konuşan Gürbüz,  "2015 yılı bütçesi ve son günlerde tüm kamuoyunun gündeminde olan güvenlik yasasına ilişkin konfederasyonumuza bağlı iş kollarıyla ve çevre il örgütlerimizle konuyu karşılıklı değerlendirmek üzere Kayseri'de bulunuyoruz. 2015 yılı bütçesi yoksullara kamu emekçilerine, bir bütün olarak halka hiçbir şey getirmeyen ama sermayeye, talana, yağmalamaya açık bir bütçe… Bu nedenle Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu olarak devrim içi sendikalarla birlikte 13 Aralık 2014 tarihinde Ankara’da az önce ifade ettiğim gerekçelerle halk için bütçe demokratik Türkiye talebiyle tepkimizi bir eylemle ve bir mitingle otaya koyacağız”

“2015 bütçesine baktığımız zaman biz kamu emekçilerine bir bütün olarak işçilere askeri ücretle geçinen emekçilere, öğrencilere, yoksullara vergi yükünü bindirdi” diyen Gürbüz, dolaylı vergilerin adaletsizliğine vurgu yaparak, açıklamasını şöyle sürdürdü: Vergilerin yüzde 70’ini dolaylı vergiler oluşturmaktadır. Hepinizin bildiği gibi en adaletsiz vergi biçimi, dolaylı vergilerdir. Çünkü, dolaylı verginin niteliği tüm çalışanların, emekçilerin bir bütün olarak halkın gelir düzeyine bakılmaksızın elde edilen gelir biçimidir. Halbuki vergide asıl olan insanların gelirine göre vermesidir. Tüm dünyada yoksullar, emekçiler, çalışanlar dolaylı vergilerin minimumda tutulması için mücadele ederler. Bizim ülkemizde de emekçilerin talebi budur. Soluduğumuz havadan, içtiğimiz sudan, kullandığımız akaryakıttan asgari ücretli de, 1000 TL emekli maaşı alan emekli de, kamu emekçisi de, işsizler de ve buna karşılık çok büyük gelir elde eden sermaye kesimi de aynı vergiyi veriyor. O nedenle 2015 bütçesinin ana gelir kalemlerine baktığımızda bu tür vergilerle yoksul emekçi halkın sırtına gelir kalemlerinin aktarıldığını görüyoruz. Buna karşılık bizzat iktidarın, işçi konfederasyonların açlık sınırı diye belirlediği 1275 TL ve yoksulluk sınırı olarak belirlediği 3bin 900 TL’nin altında milyonlar çalışıyor. Hepinizin bildiği gibi asgari ücret ülkemizde 850 küsur lira… Açlık sınırı devletin kendi resmi organlarının açıkladığı rakam 1275 TL… Bu rakamın altında yaşayan halk açlık sınırının altında yaşıyor. Milyonlar asgari ücretle yaşıyor. İşsizlere, yoksullara bir bütün olarak halka AKP iktidarı döneminde acımasızca vergi yükleri bindiriliyor. Bunun yanında küçük esnaf, dükkanının kirasını veremiyor, vergisini veremiyor. Sermayenin tekelleşmesiyle birlikte bir bir kapanıyor. Yoksul halk gün geçtikçe ülkede kitleselleşiyor. Buna karşılık iktidar, bu kesimlerden elde ettiği geliri sermayeye aktarmaya devam ediyor. Kaçak saraylarla kendisine yeni binalar inşa ediyor. DİSK ile birlikte yapacağımız eylemlerde şiarlarımızdan biri de, ‘Saraylar değil, ekmeğimiz büyüsün…’ Sarayları büyütmekle; açlığı, yoksulluğu, işsizliği bir bütün olarak halkın ihtiyaçlarını karşılayamazsınız. Bu halkın verdiği vergilerle görkemli binalar, görkemli saraylar yapabilirsiniz ama halkınız aç ise halkınız yoksulsa, halkınız işsizse yapmış olduğunuzu bu sarayların içi boş ve anlamsızdır” dedi.

Güvenlik yasası konusunu da değinen Gürbüz, hükümetlerin ekonomik daralma yaşanan dönemlerde halkı kontrol altına almak izin zapturapt altına çalışmaya kalktığını hatırlatarak, AKP iktidarının da böyle bir çaba içinde olduğuna dikkat çekti. Zorba yasalarla örgütlü kesimlerin boğulmak istendiğini belirten Gürbüz, tüm halkı 13 Aralık’ta Ankara’da yapacaklara mitinge davet etti.

KESK Genel Merkez yöneticileri Ramazan Gürbüz ve Özkan Yorgun Türk-İş il temsilciliğinde düzenlenen basın toplantısının ardından KESK temsilcileri ile bir değerlendirme toplantısı düzenledi.

Haber: Nejdet KALA