MÜSİAD Başkanı Akmermer: Bu oyunun içerisinde olmak istiyoruz
Düzenlediği basın toplantısında 2024 yılının değerlendirmesini ve 2025 yılından beklentilerini dile getiren Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Kayseri Şube Başkanı Ferhat Akmermer, Suriye'de yaşanan gelişmeleri değerlendirerek, 400 milyar dolarlık bir alt yapı ve üst yapı çalışmasının yapılacağını belirterek, 'Yeni bir dönem başlıyor. Bu konu ile alakalı biz de biraz daha bu oyunun içerisinde olmak istiyoruz.' dedi. Ayrıntılar Kayseri Olay haber bülteninde…
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Kayseri Şubesi tarafından gerçekleştirilen basın toplantısında 2024 yılı değerlendirilerek, 2025 yılından beklentiler dile getirildi.
Toplantıda konuşan MÜSİAD Şube Başkanı Ferhat Akmermer, 2024 yılının zor bir yıl olduğunu belirterek, 2025’ten daha ümitli olduklarını söyledi. Merkez Bankası’nın faiz indiriminin piyasalarda bir esnemenin başlamasına neden olduğunu ifade eden Akmermer, ‘Biz MÜSİAD olarak özellikle uygulanan bu ekonomik programa destek olma noktasında gayret gösterdik. Başta genel başkanımız ve genel merkezimiz faaliyetlerinde bu konuyu sürekli gündeme getirdiler. Orta Vadeli Program kendi içerisinde işleyişine devam ediyor. Biz yaklaşık 3 ay öncesinden başladık bu faiz biraz inmeli diye. Biz ekim-kasım ayında bekliyorduk ama aralık ayında Merkez Bankası para politikasında beklentinin biraz üzerinde bir faiz indirimine gitti. İnşallah bunun olumlu sonuçlarının piyasaya yansıyacağı noktasında da yaptığımız değerlendirmeler var” dedi.
Bu oyunun içerisinde olmak istiyoruz
Suriye’deki gelişmeleri yakından takip ettiklerini ve MÜSİAD’ın Suriye’ye bir ziyaret gerçekleştirdiğini belirten Akmermer, açıklamalarını şöyle sürdürdü: ‘Hızlı gelişen bu olaylara hızlı reaksiyon vermemiz lazım. Halihazırda buradaki şartlar normal olarak yoluna devam ederse gitmek isteyen kardeşlerimiz de muhakkak var. MÜSİAD’da bir Suriye masası kuruldu ve hızlı bir çalışma alanı geliştirildi. Biz de Kayseri Şubesi olarak bu çalışma heyetinin içinde yer alacağız. Burada hemen yanı başımızda 2 milyon konut yapılacak ve 400 milyar dolarlık bir altyapı, üstyapı çalışması başlayacak. Türkiye’nin hemen yanı başımızda olacak ekonomik gelişmelere kayıtsız kalmaması gerekiyor. Bunu da bizim iş dünyası olarak Kayseri yerelinde gündemde tutmamız lazım. Çünkü biz Kayseri açısından bir analiz yaptığımızda önemli başlıklarımız var. Bunlardan en önemlisi de inşaat. Kayseri’de çok büyük güzel işlere imza atan inşaat şirketlerimiz var. MÜSİAD üyelerimiz açısından da biz görevi devraldığımızda 108 üyemiz vardı, bugün 300’ün üzerinde bir üyeden bahsediyoruz. Bu 108 üyenin 65’i inşaat firmasıydı. Burada hızlı olmamız lazım. Çünkü coğrafi olarak da bize yakınlığı, bizim ön plana çıkan sağlam yönlerimiz noktasında orada doğru planlamalar yapacak olursak elbette bunun ekonominin çarklarına da 2025 beklentileri açısından çok ciddi olumlu katkıları olacağı kanaatindeyiz. Yeni bir dönem başlıyor. Bu konu ile alakalı biz de biraz daha bu oyunun içerisinde olmak istiyoruz. Suriye çalışmalarına biz de biraz daha etki alanımızı fazla göstermek adına, orada üyelerimizin ve şehrimizin menfaati için bayraktarlığını yapma gayreti içerisinde olacağız”
Firmalarımızın krize dirençli!
2024 yılının zor geçtiğini ancak faiz indiriminin piyasalara yansıması ve pasa sıklığının normale dönmesi ile 2025 yılının daha iyi bir yıl olacağını belirten Akmermer, ‘Burada popülist davranmak istemiyorum ama şehrimiz açısından değerlendirdiğimizde özellikle ekonomik açıdan firmaların biraz daha dirençli olduğunu, bu noktada sağlam bir yapımız olduğunu şahsen görmüş olduk. İller de kendi arasında yarışıyor. Baktığımızda endüstrinin Kayseri gibi geniş bulunduğu Bursa’da özellikle mobilya kategorimiz açısından İnegöl ile Kayseri’yi kıyasladığımızda şükürler olsun firmalarımızın krize hazırlıklı olduklarını ve pandemiyi Kayseri’nin bu noktada çok iyi kullandığını analiz ediyoruz. Firmalarımız yedek akçelerini kendileri açısından temkinli kullandı. Ayakta kalma oranlarımız beklentilerin üstünde. Sıkıntı yaşayan firmalarımız oldu ama bu bize şunu gösteriyor ki, artık işletmelerimiz krize daha dirençli. Dünyada eskisi gibi bol para yok. Pandemiden sonra bütün dünya ülkelerinin enflasyonu göze alarak para basmaktan başka çareleri yoktu. Bunun da bir bedeli olacaktı. Kırılgan yapısı olan ülkeler daha şiddetli geçti. O paranın olmadığı bir dünyada işletmelerinin yedek akçelerini oluşturmaları ve daha temkinli davranmaları önem arz ediyor.’