Meclis'te bir garip Kayseri düellosu!

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kayseri Milletvekili Çetin Arık'ın, artan intihar olaylarını araştırması için ikinci kez verdiği araştırma önergesi reddedildi. Görüşmeler sırasında iki Kayseri Milletvekili Arık ve Tamer arasında yaşanan ilginç tablo ise dikkat çekti.

PAYLAŞ
TAKİP ET >> Google News ile Takip Et
Youtube Kanalı VİDEO

CHP Milletvekili Çetin Arık, Türkiye’de günde 9 kişinin intihar ettiğini belirterek, “Yaşam hakkı kutsaldır. Gazi Meclisimizin kutsal yaşam hakkının korunması için araştırma önergemize destek vermenizi temenni ediyorum”  dedi.
Kayseri’de ve Türkiye’de artan intihar olaylarının ardından CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık’ın İntihar Olaylarının Araştırılması istemiyle verdiği önerge AK Parti ve MHP’nin oylarıyla reddedildi. CHP’nin grup önerisi olarak TBMM gündemine gelen önerge üzerine konuşan Arık, konuşmasına başında Gara şehitlerini anarak, “Amerika'nın paralı uşağı PKK terör örgütü tarafından kalleşçe şehit edilen 13 vatan evladına ve tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet, ailelerimize ve aziz milletimize başsağlığı diliyorum” sözleriyle başladı. 
“SON ÜÇ AYDA İLİM KAYSERİ'DE İNTİHAR EDEN KİŞİ SAYISI 22”
Dünyada her kırk saniyede bir kişinin intihar ettiğini, Türkiye’de son kırk yılda intihar olaylarının yüzde 50’lik bir artış gösterdiğini belirten Arık, 2019 yılında Türkiye’de 3 bin 406 kişinin intihar ettiğini ifade etti. Aynı yıl trafik kazalarında 4 bin 875 kişinin can verdiğini hatırlatan Arık, intihar olaylarının ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Ekim 2018'de de benzer bir önerge hazırlamıştık. Sayın Akdağ Sağlık Bakanlığının intiharları önleme konusunda kapsamlı çalışmalar yürüttüğünü, her ilde intihar önleme il eylem planları oluşturulduğunu hatta kısmi bir azalmanın olduğunu söylemiş ve önergemiz reddedilmişti. Ama Sayın Bakan, son üç ayda ilim Kayseri'de intihar eden kişi sayısı 22. Son bir haftada Kocaeli'de yedi günde 7 intihar olayı gerçekleşmiş. Siz aksini iddia etseniz de intihar vakaları günbegün artıyor. Hayat insana verilen en güzel armağan iken niçin insanlar sahip oldukları en değerli şey olan hayatlarına kıyıp intihar ederler? Kendi canına kıymanın acaba neyi çözeceğini düşünürler? İnsanları intihara iten şeyler nelerdir? Geçim zorluğu, uzun süreli işsizlik, sürekli borçlanarak yaşamak, ödenemeyen faturalar, hastalık, madde bağımlılığı, aile geçimsizliği, ticari başarısızlık, okul başarısızlığı gibi birçok faktör sayılabilir. Peki, bu intiharları engellemek için ne yapmak gerekir? Sayın milletvekilleri, öncelikle insanları intihara sürükleyen yolların kapatılması gerekir. Müslüman ülkelerinde Batı ülkelerine göre intihar olaylarının daha düşük olduğu görülüyor. Bunun başlıca nedenlerinden biri de dindir. Sonsuz cehennem kaygısı, benden sonra yakınlarıma ne olacak endişesi, Allah korkusu intihardan vazgeçirmek için ciddi gerekçelerdir. Tabii, dinden kastım sizinle birlikte bu ülkenin evlatlarına yıllarca öğretilen FETÖ'nün dini değil, kastım gerçek din. Devleti yönetenlerde de Allah korkusu olmalı, adalet olmalı. Toplumun bir tarafını kışkırtarak, diğer tarafını bastırarak, kendinden olmayan herkesi ‘hain, terörist’ ilan ederek toplum çıldırtma noktasına getirtilmemeli. İnsan haklarına saygılı, diyaloğun hâkim olduğu, gerçek adaletin, hukukun, vicdanın olduğu demokratik bir yönetim anlayışı olmalı. ‘Avrupa bizi kıskanıyor.’ masallarını, ‘Mart şubattan daha iyi olacak.’ yalanlarını, ‘Enflasyon düştü, işsizlik azaldı.’ palavralarını bir kenara bırakıp sosyal ve ekonomik adaletsizlik konusunda ciddi çalışmalar yapmak gerekiyor. Bakınız, icra dairelerindeki dosya sayısı 31 milyonu geçmiş. Yurdumda cenazesi kaldırılırken traktörü haczedilen çiftçilerimiz var. Kredi borcu yüzünden yasal takibe girenlerin sayısı 3 milyona yakın. İstanbul Fatih'te 4 kardeş siyanür içerek canlarına kıydılar, 1 kardeşin maaşı hacizliydi. Antalya'da 4 kişilik aile siyanür içerek intihar etti, geriye geniş bir borç listesi bıraktı. Hatay'da ‘Boyacılık yaparak 3 çocuğuma bakamıyorum.’ diyen vatandaş, Valiliğin önünde kendini ataşe verdi. Samsun'da bir vatandaşımız avucunun içerisine ‘aş, iş’ yazarak hayatına son verdi. Bu listeyi uzatmak mümkün. Sayın milletvekilleri, gençlerimize, insanlarımıza iş imkânı sağlamak durumundayız. Bu gençler bizim gençlerimiz ve gelecekleri o kadar çok belirsizliklerle dolu ki dikkat ederseniz, gençler daha kızgın, daha öfkeli ve burunlarından soluyorlar, dokunsanız patlayacaklar gibi. Sayın milletvekilleri, yaşam hakkı kutsaldır. Gazi Meclisimizin kutsal yaşam hakkının korunması için araştırma önergemize destek vermenizi temenni ediyorum”
“ARAŞTIRILMALI AMA…” DİYEN TAMER: DOLAYISIYLA DESTEK VERMEYECEĞİMİZİ İFADE EDİYORUM
Önerge üzerine AK Parti adına konuşan Kayseri Milletvekili İsmail Tamer de intihar olaylarının ekonomik nedenlerin bir tarafa bırakılarak gerçek nedenlerinin araştırılması gerektiğini belirtti.  Tamer, “İntihar girişimde bulunan bireylerin yüzde 40’ı daha önceden psikiyatrik başvuru yapıp tedavi gören, yüzde 10’u ise yatarak psikiyatri tedavisi alan hastalardır. Ölümle sonuçlanan intiharların yaklaşık yüzde 95’inde bir psikiyatrik tanı vardır; yüzde 80’inde depresif bozukluk ve alkol, yüzde 10’u da şizofrenik hastaların intiharları olarak, tıbbi olarak ifade edilebilir. Ancak şunu ifade etmek lazım: İntiharlar sosyopsikolojik bir olaydır. Evet, bu, toplum için hepimizin araştırması gereken önemli bir konudur ancak bu, sadece muhalefetteki arkadaşların, benden önce konuşan arkadaşların ifade etmiş olduğu gibi ekonomik nedenlerden değildir. Dünyaya baktığımız zaman, Dünya Sağlık Örgütünün yapmış olduğu çalışmalarda, bugün en gelişmiş ülkeler… Finlandiya, dünyada gelişmiş ülkeler arasında ilk sıralarda yer almaktadır, aynı şekilde, İskandinav ülkeleri, Danimarka, İsveç, Norveç gibi ülkeler de ön sıralardadır. Ama baktığımız zaman yüz binde 11,9’la Finlandiya dünyada intihar sayısında 1’inci sırasında gelmektedir. Yine aynı şekilde, bugün okuduğumuz bir makalede, Japonya’da intihar edenlerin sayısının -şu anda dünya Covid’den kırıldığı hâlde- Covid’den ölenlerden daha fazla olduğu görülüyor. O zaman ekonomik nedenleri bir tarafa bırakıp bunun gerçek nedenlerini araştırmamız lazım. Türkiye bunun için çok yol katetti. Emniyet Genel Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığı, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve tüm birimlerimizle birlikte pek çok program düzenlendi; belediyeler, sivil toplum örgütlerinin hepsi bu konuda çalışıyor. Onun için, intihar sosyal olarak hepimizi ilgilendiriyor ama daha fazla destek verme adına hepimizin üzerine düşen görevler vardır. Bunu sadece ekonomiye bağlamanın yanlış olduğunu ifade ediyorum. Dolayısıyla destek vermeyeceğimizi ifade ediyorum”
Yapılan konuşmaların ardından teklif AK Parti ve MHP’nin oyları ile reddedildi. 


 

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN