Kılıçdaroğlu: 'Vebali sizin boynunuzdadır'

Kılıçdaroğlu: 'Vebali sizin boynunuzdadır'
TAKİP ET >> Google News ile Takip Et

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)  Genel Başkanı Kemal Kılıçaroğlu, partisinin İL Başkanlarıyla Erciyes’te bir araya geldi. Ülke gündemine ilişkin değerlendirmeler de bulunan Kılıçdaroğlu, konuşmasında Kayseri’de de yaşanan sorunlara dikkat çekti.  İktidara yüklenen Kılıçdaroğlu, “Her şeyi sattılar, tefecilere faiz ödemek için. Tefeciden faiz almadan, para almadan artık ekonomiyi götüremiyorlar, yönetemiyorlar ekonomiyi, bunu artık herkesin bir şekliyle anlatması lazım” dedi.

Kayseri’de sosyal yardım alan vatandaşlara da dikkat çeken Kılıçdaroğlu, “Resmi verilere göre Kayseri’de 223 bin 810 vatandaşımız sosyal yardım almadan ayakta duramıyor. Bu bile 15 yıldır yönetilen bir Türkiye’de nasıl bir tablonun miras bırakıldığını gösteriyor. Kayseri için sanayinin bu kadar geliştiği, özveriyle insanların çalıştığı bir kentte bile 223 bin kişi sosyal yardım almadan ayakta duramıyor. Ve daha acı olanı işsizlik nedeniyle yaşanan intiharlar ve kendisini insanların yakmaları. Nerede? Kayseri’de” ifadelerini kullandı.

 Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 81 il Başkanı ile  Erciyes’te bir araya geldi. Toplantıya Kılıçdaroğlu’nun yanı sıra CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan, CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi ve adı Cumhurbaşkanı adayları arasında geçen CHP Milletvekili İlhan Kesici ile diğer bazı milletvekilleri katıldı. İl Başkanları toplantısında konuşan CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan, bir dördüncü devrimi gerçekleştireceklerini dile getirdi. Demokrasi önündeki bariyerleri teker teker temizleyeceklerini söyleyen Tezcan, “15 demokrasi kahramanımızı oraya gönderdik.”dedi. Daha sonra konuşan CHP Lideri Kılıçdaroğlu ise konuşmasına Kayseri’ye dair açıklamalarıyla başladı.

 “KAYSERİ’NİN GÜÇLÜ OLMASI TÜRKİYE’NİN GÜÇLÜ OLMASI DEMEKTİR”

 “Kayseri’nin güçlü olması Türkiye’nin güçlü olması demektir” diyen Kılıçdaroğlu, “Kayseri bir sanayi kenti, bir üniversite kenti Kayseri, aynı zamanda bir tarım kenti. Kayseri’ye baktığınızda Erciyes’in eteklerinde toplandık olağanüstü güzel bir doğası ve tarihi de var. Dolayısıyla baktığınız zaman Kayseri Anadolu’nun kadim kentlerinden birisidir. Kayserili insan, Kayserili yönetici, Kayserili girişimci, müteşebbis kendi emeğiyle ve gücüyle Kayseri’yi sadece kendi bölgesinin değil, Türkiye’nin değil dünyanın bir markası haline dönüştürmüştür. Bu Kayserilinin özgüvenini gösterir, ülkesine duyduğu saygıyı gösterir. O nedenle biz Kayseri’nin bir cazibe merkezi olarak Anadolu’da doğmasını her zaman heyecanla izledik ve izlemeye de devam ediyoruz. Ve Kayseri’nin güçlü olması bir anlamda Türkiye’nin güçlü olması demektir. Kayseri sanayi kenti dedik ama aynı zamanda Kayseri bir emek kentidir. Çünkü fabrikalarda binlerce işçi çalışmaktadır. Yani istihdam yaratan bir kenttir aynı zamanda Kayseri. Böylesine olağanüstü güzel bir kentimizdir Kayseri” dedi.

 “KAYSERİ’DE  223 BİN 810 VATANDAŞ SOSYAL YARDIM ALMADAN AYAKTA DURAMIYOR”

 Kayseri’de sosyal yardım alan vatandaşlar ile işsizlik sorununa da değinen CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Kayseri’de  resmi rakamlara göre, 223 bin 810 vatandaşın sosyal yardım almadan ayakta duramadığını belirtti. Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: “Kayseri böylesine güzel bir kentimizdir. Sanayici özgüvenle üretiyor, insanlar çalışıyor ama bütün bunlara rağmen işsizlik nasıl Anadolu’nun bütün kentlerinde varsa Kayseri’de de işsizlik var. Daha acı olanı ise sadece resmi verilere göre 2017 yılında 223 bin 810 kişi sosyal yardım almadan hayatını sürdüremiyor. Bu bile 15 yıldır yönetilen bir Türkiye’de nasıl bir tablonun miras bırakıldığını gösteriyor. Kayseri için sanayinin bu kadar geliştiği, özveriyle insanların çalıştığı bir kentte bile 223 bin kişi sosyal yardım almadan ayakta duramıyor. Ve daha acı olanı işsizlik nedeniyle intiharlar ve kendisini insanların yakmaları. Nerede? Kayseri’de. Türkiye’nin diğer illerinde de benzer bir tablo var. Hatta daha ağır bir tablo var Kayseri’ye göre. O nedenle biz hep birlikte bugün toplumun önüne konan tabloyu değiştirmek zorundayız. Bu sorumluluk sadece benim değil, sadece sizin de değil, Kayserilinin de sorumluluğu var, Urfalının da var, Anteplinin de var, Rizelinin de var. Herkesin sorumluluğu var”

 “BİLGİYE DAYALI KONUŞUN”

İl Başkanlarına “Bilgiye dayalı konuşun” uyarısında bulunan Kılıçdaroğlu, “Eğer bir ilde Cumhuriyet Halk Partisinin il başkanı konuşacaksa bilgiye dayalı konuşacak, boş laf yok. Bilgiye dayalı konuşacağız. Bir şey söylüyorsak arkası dolu olan bir şeyi ifade ediyoruz demektir bu. Bilgiye dayalı konuştuğumuz zaman herkes sizi dinler, herkes bizi dinler. Bunu yapıyoruz. İllerinize gideceksiniz, önümüzdeki süreci anlatacaksınız, önce şuradan başlayın, bu ülkenin bugün 2018 tarihini de verin, gününü de verin, şu tarihte Türkiye’nin 5 temel sorunu var diyeceksiniz 5 temel sorun. 1 değil, 5 temel sorunu var. 2002’de iktidar olduklarında Türkiye’nin bir temel sorunu vardı toplumsal barış, Kürt sorunu veya beraber yaşama sorunu. Bu vardı 2002’de. Ama bugün 5 sorunumuz var. 15 yıldır ülkeyi yönetenler Türkiye’yi 5 temel sorunla karşı karşıya getirdiler. Nedir 5 temel sorun? Birincisi eğitim, ikincisi dış politika, üçüncüsü toplumsal barış, dördüncüsü demokrasi, beşincisi ekonomi. Bunlardan bazen birincisi öne çıkıyor, bazen bir başkası, sonra bir başkası konmuş olabilir vatandaşın gözünde, vatandaşın nezdinde. Ama bu 5 sorun iç içe geçen sorunlardır” diye konuştu.

 “BİZİM ÇOCUKLARIMIZ KOBAY MI, VEBALİ SİZİN BOYNUNUZADIR”

“16 yılda 14 kez eğitim sistemini değiştiren dünyada bir örnek var mıdır?” diye soran Kılıçdaroğlu, “Bu soruyu sorun. Bizim çocuklarımız kobay mı, bizim çocuklarımız denek mi? Kim bizim çocuklarımızı eğitecek? 16 yılda 14 sefer strateji değiştiriyorsan, politika değiştiriyorsan ne olacak bu çocuklar? Çocuğumuza bakın hangi liseye gideceğini bilmiyor, hangi sınava gireceğini bilmiyor. Okulları nitelikli okul, niteliksiz okul diye ayırdılar. Hangi anne, baba çocuğunu niteliksiz okula göndermek ister hangi anne, baba? 16 yılda buraya getirdiler, 16 yıl. Toplumun büyük bir kısmı düşünüyor ben çocuğumu hangi okula göndereceğim. Nitelikli okullar şunlar, diğerlerinin tamamı niteliksiz okul. Bu ülkenin çocuklarının kaderi niteliksiz okullara gitmek midir? Bütün annelere sesleniyorum, bütün annelere, vebali sizin boynunuzadır. Bakın çocuğunuzun vebali sizin boynunuzadır eğer bunlara oy verirseniz. Sen çocuğunu en iyi okullarda okutmak istiyorsun, daha iyi yetişsin, benden daha iyi yerlere gelsin istiyorsun, bir sınıf atlasın istiyorsun. Ama hayır diyorlar senin çocuğun en niteliksiz okullara gidecek diyorlar. Bunları söylemek zorundasınız” dedi.

“20 MİLYON DOLARA TÜRKİYE’NİN İTİBARINI İSRAİL’E SATTILAR”

“Türkiye’nin onurunu 20 milyon dolara İsrail’le sattılar” açıklamasıyla da dikkat çeken Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı: “Dış politika milli olmaktan çıkardılar. Bir partinin çıkarları doğrultusunda dış politika yaptılar. Türkiye’nin itibarını 20 milyon dolara İsrail’e sattılar. Türkiye’nin onurunu, vicdanını, itibarını 20 milyon dolara İsrail’e sattılar. 9 vatandaşımız hayatını kaybetti. Esip gürlüyorlardı Gazze’de ablukayı kaldırmadan biz altına imza atmayacağız sözleşmenin diye. Gittiler teslim oldular 20 milyon dolara. Üstelik tazminat değil size bağış yapacağız dedi. İsrail bağış yaptı 20 milyon dolar. 20 milyon dolara Türkiye’nin itibarını sattılar. Bakın, bunlar unutuluyor. Ama bunları unutturmayacaksınız. Gideceğiniz her yerde tek tek bunları anlatacaksınız.  Toplumsal barış sorunumuz var. 2002’de terör sorunu yoktu. Komşularımızla huzur içinde geçiniyorduk. Etnik kimlik üzerinden siyaset, inanç üzerinde, yaşam tarzı üzerinden kime ne fayda getirir. Etnik, inanç, yaşam tarzı siyaseti bunlar getirdi. Toplum ayrıştı. Kim yaptı bunu? Son 16 yılda yapıldı. Komşumuzun kimliğini ve inancını sormazdık ama şimdi önce onu sorar olduk. Etnik kimlik üzerinden siyasete hayır. Yaşam tarzı, inanç üzerinden siyaset hayır”

 “MİRAÇ KANDİLİNDE MÜSLÜMANLARI ÖLDÜRDÜLER, PEKİ NE DEDİ?”

Türkiye’ye tek adam rejimini getirmek istediklerini savunan Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı eleştirerek, “Bana er meydanı diyor. Senin istediğin kanal ve gazeteciler olsun gelmeyen namerttir.” dedi.

Kılıçdaroğlu, il başkanlarına seslenerek, “Bir şeyi daha gittiğiniz her yerde söyleyin, Miraç Kandili bütün İslam dünyası için en önemli kandillerden birisidir, Miraç Kandili gecesi egemen güçler Suriye’yi Akdeniz’den attıkları bombalarla vurdular, yani Müslümanları öldürdüler. Ne dedi o zat? Söyleyeceksiniz, aynen arkasındayız, daha fazla bomba atılmalı, daha fazla Suriyeli öldürülmeli, daha fazla Müslüman öldürülmeli diye demeç verdi.”

 “ADİL ÖKSÜZ’Ü SERBEST BIRAKACAKSINIZ. FETÖ BORSASI KURACAKSINIZ, 33 TANE FAKİR ERE HAPİS CEZASI VERECEKSİNİZ”

Türkiye’de FETÖ borsası kurulduğunu da  öne süren Kılıçdaroğlu, “Parası olan, dayısı olan, babası olan dışarıya çıkıyor” şeklinde konuştu Kılıçdaroğlu, “33 tane er ağırlaştırılmış müebbette çarptırıldı. Bu rütbeli değil ya bunlar er. Adil Öksüz’ü serbest bırakacaksınız. FETÖ borsası kuracaksınız, 33 tane fakir eri bulacaksınız hapis cezası vereceksiniz. Parası olan, dayısı olan babası olan dışarıya çıkıyor. 1 milyonu aşkın mağdur ailelere sesleniyorum. Sizin hakkınızı sonuna kadar savunacak kişi biziz. 20 Temmuz’da sivil darbe yaptılar dedim kıyameti kopardılar. 12 Eylül Darbesinden ne farkı var. Kime kızıyorsan içeriye atıyorsun. Türkiye’nin OHAL ilan ettiler. Rize’de, Edirne’de OHAL’e ne gerek var. Çünkü parlamentonun yetkilerini aldılar. Bir hükümet BM’ye biz adil davranmayacağız diye dilekçe verdiler. Kışlaya, camiye siyaset sokmayın dedik. Şimdi yeniden bir askeri vesayeti getirmek istiyorlar. Genel Kurmay başkanı ile saray sözcüsünün ziyareti anlamlıdır. Bir kişi kendi tek adam rejimini güçlendirmek için bir vesayet kurdurmak istiyorsa şiddetle karşı çıkacağız. 28 Şubat diye bağırıp ondan daha ağır vesayeti topluma giydirmek isteyenlere karşı çıkacağız. Demokrasi üzerinden vesayeti kabul etmiyoruz” dedi.

“SANAYİCİNİN VERGİSİNİ GÖTÜRDÜN FAİZ ÖDEDİN. FABRİKA MI KURDUN SEN?”

 “Türkiye’yi tefeciler yönetiyor” diyen CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: “Açıklama yapıyor o zat diyor ki, ben faizi sık sık dile getirince o da faiz üzerinden mecburen bir konuşma yapıyor. Bir defa faizi aşağı indirmek suretiyle enflasyondan da kurtulacağız. Sanki 15 yıldır biz hükümetteyiz, o da muhalefette 15 yılda faizi indirecekmiş. Ya kardeşim 15 yıldır memleketi sen yönetiyorsun, lobiciler yönetiyor, indirecekmiş. Niye indirmedin? Sen indirdin de birisi geldi sana engel mi oldu? Sen indirdin de Cumhuriyet Halk Partisi sakın indirmemi dedi? Kayseri gibi sanayileşmiş, Kayseri gibi istihdam yaratan, Kayseri gibi sanayide önemli bir marka olan yerde bile 223 bin kişi sosyal yardımlardan yardım almadan geçinemiyor. Sen bunlardan aldığın parayla gidip faizcilere faiz ödedin. Sanayicinin vergisini götürdün faiz ödedin. Fabrika mı kurdun sen? Var olan fabrikaları satıyorsun”

“TEFECİDEN FAİZ ALMADAN, PARA ALMADAN ARTIK EKONOMİYİ GÖTÜREMİYORLAR”

 “Mütedeyyin kardeşlerimize de seslenin, senden toplanan vergi tefeciye gidiyor kardeşim. Yakayı tefeciye kaptırmışlar kardeşim deyin” ifadelerini de kullanan Kılıçdaroğlu,  “Türkiye bunu hak etmiyor. Kendi ülkemizde rahat ve huzur içinde yaşamak istiyoruz. Biz tefeciye faiz ödeyen bir Türkiye değil, yakasını tefeciye kaptırmış bir Türkiye değil, üreten Türkiye istiyoruz üreten. Üretecek, güçlü bir Türkiye istiyoruz. Her şeyi sattılar. Bir adam düşünün, Kayserili kardeşlerime sesleniyorum, ticaretten en iyi onlar anlarlar. Şöyle bir adam düşünün, asgari ücretle çalışan bir işçi, fabrikada çalışıyor, gitti bir tefeciden borç aldı yeni evlenmiş tefeciden borç aldı. Dedi ki, bana borç ver evi düzelteceğiz. Tamam, aldı parayı, buzdolabı aldı, çamaşır makinası aldı, mobilyalarını aldı, bir sürü malzemeyi aldı. İki ay sonra parayı ödeyeceğim dedi. E asgari ücret tamamını ödeyemiyorsun, her seferinde biraz daha faiz, her seferinde biraz daha anapara artacak. Türkiye’nin geldiği durum budur. Fabrikaları satıyorlar tefeciye faiz ödemek için. Cumhuriyetin kuruluşunda Sümerbankları, Etibankları, bankaları hepsini sattılar tefecilere faiz ödemek için. Tefeciden faiz almadan, para almadan artık ekonomiyi götüremiyorlar, yönetemiyorlar ekonomiyi, bunu artık herkesin bir şekliyle anlatması lazım. O nedenle söylüyorum, bütün mütedeyyin kardeşlerime sesleniyorum, bu iktidara vereceğin her oy günaha ortak olman demektir. Tefeciye faiz ödemeye ortak olmak demektir”