Hilal Kaplan Elitaş'ı topa tuttu

Hilal Kaplan Elitaş'ı topa tuttu
TAKİP ET >> Google News ile Takip Et

 

 

 

 

Sabah Gazetesi yazarı Hilal Kaplan AK Parti Kayseri Milletvekili ve Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş'ın adliyeyi ziyaretini eleştirdi.
Kaplan bugünkü yazısında halkın güveninin zedelendiğini belirtti.
Kaplan'ın yazısı şöyle:

Dünya tarihindeki en leş, en organize ve en lanetli topluluklardan biri ile savaşıyoruz.
Bu sözleri, 15 Temmuz'dan önce yazmış olsaydım, abarttığımı düşünenlerin sayısı, hak verenlerden fazla olacaktı ve bu da FETÖ'nün 'başarısı'na işaret ediyor maalesef.
Nitekim, "Paralel yapı ile mücadelede çok merhametli gidiliyor" demem üzerine az linç edilmemiştim. Ancak çok şükür, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, "Merhamet ederseniz, acınacak hale gelirsiniz" dediği durumun kıyısından döndük. Şimdi aktif mücadelenin verilmesi gereken günlerden geçiyoruz. Lakin yolunda gitmeyen bir şeyler var sanki.
Örneğin bir yandan, Bank Asya'dan 17-25 Aralık sonrası parasını tamamen çekmiş ama hesabını kapatmayı ihmal etmiş öğretmenler açığa alınıyor. Öte yandan, milyonlarca dolarlık hesaplarla Bank Asya ve çeşitli kanallar üzerinden FETÖ'ye 'himmet' aktardığı bilinen/ söylenen işadamları ellerini kollarını sallayarak gözaltından çıkabiliyor. Kayseri'de FETÖ'den gözaltına alınan 20 işadamının, Ak Partili Mustafa Elitaş'ın adliyeyi ziyareti ertesinde bırakılması gibi durumlar, halkın güvenini zedeliyor.
YÖK bünyesindeki atalet de işin başka bir veçhesi. Ne YÖK'ün kendisinden ne de ilgili üniversitelerden kayda değer bir tasfiye girişimi olmadı. Hâlbuki akademi, FETÖ'nün 1970'lerden beri en çok ve en rahat sızdığı alanların başında geliyor. Yekta Saraç ve ekibi, her şeyi ya devlete ya da üniversitelerin inisiyatifine bırakacaklarsa, kendileri niye varlar?
Şehitlerin kanı var bu davada, kolunu bacağını verenlerin alın teri var, anasını babasını evlâdını kaybedenlerin gözyaşları var. Milletin elleri, FETÖ ile mücadeleyi zaafa uğratanların yakasından iki cihanda da düşmez.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ve Başbakan Yıldırım'ın bu davadaki 'ölümüne' duruşuna herkes destek olmak zorundadır; tâ ki bu virüs Türkiye Cumhuriyeti bünyesinden tamamen kazınabilsin.