Bir günlük tüketim molası: Ekonomimiz ne kadar sarsılır?

Kayserili Finans Profesörü Derviş Boztosun, yaptığı açıklamada, hane halkı tüketiminin Türkiye ekonomisi üzerindeki etkisine dikkat çekti.

Bir günlük tüketim molası: Ekonomimiz ne kadar sarsılır?

Kayserili Finans Profesörü Derviş Boztosun, yaptığı açıklamada, hane halkı tüketiminin Türkiye ekonomisi üzerindeki etkisini açıkladı.

"Ekonomik veriler bazen soğuk ve uzak gelse de, aslında hepimizin günlük hayatıyla iç içe," diyen Boztosun, hane halkının yarısının sadece bir gün boyunca harcama yapmaması durumunda ekonomide yaşanacakları örneklerle açıkladı. Günlük tüketim harcamalarının 80-85 milyar TL civarında olduğunu ve bunun yaklaşık 41 milyar TL'sinin kaybedileceğini belirten Boztosun, bu durumun yıllık GSYH'yi %0,14 oranında azaltacağını ifade etti.

Kayserili Finans Profesörü Boztosun açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Ekonomik veriler bazen soğuk ve uzak gelse de, aslında hepimizin günlük hayatıyla iç içe. Hane halkının yarısı, sadece bir gün boyunca hiç harcama yapmasa ne olur?

2024'ün ilk çeyreğinde Türkiye'nin Gayri Safi Yurtiçi Hasılası (GSYH) 8 trilyon 822 milyar 248 milyon TL olarak açıklandı. Bu devasa rakamın yaklaşık %60'ı, yani 5 trilyon TL'si, bizim hane halkı olarak yaptığımız tüketim harcamalarından geliyor. Market alışverişinden restoranda yediğimiz yemeğe, sinema biletinden online siparişlere kadar her şey bu hesaba dahil.
Enflasyonun da etkisiyle, ilk çeyrekte günlük tüketim harcamalarının 80-85 milyar TL civarında olduğu tahmin ediliyor. Bu da, kabaca hepimizin günde ortalama 1000 TL harcadığı anlamına geliyor. Elbette bu bir ortalama; bazılarımız daha az, bazılarımız daha çok harcıyor.
Şimdi hayal edelim: Hane halkının yarısı, sadece bir günlüğüne tüm harcamalarını durdurdu. Market alışverişi yok, restoran ziyareti yok, online sipariş yok. Bu durumda, o gün için tüketim harcamaları yarıya iner ve yaklaşık 41 milyar TL'lik bir kayıp yaşanır.

Bu tek günlük "tüketim molası" yıllık GSYH'yı nasıl etkiler? Hesaplamalara göre, bu durum GSYH'de %0,14'lük, yani binde 1,4'lük bir azalmaya yol açar. Küçük bir oran gibi görünebilir, ama Türkiye ekonomisinin büyüklüğünü düşününce, bu bile hatırı sayılır bir etki demek.
Tüketimdeki bu ani düşüş, farklı sektörleri farklı şekillerde vurur. Mesela, sanayi sektörü bu tür dalgalanmalara biraz daha dayanıklı. İstanbul Sanayi Odası'nın en büyük 1000 şirketinin satışları üzerinde beklenen etki binde 3 civarında, yani oldukça sınırlı. Ama iş hizmetler sektörüne gelince tablo değişiyor. Restoranlar, oteller, eğlence mekanları gibi işletmeler, tüketim harcamalarına daha bağımlı. Bu sektörde beklenen etki binde 1,25, yani %0,125 seviyesinde. Yani, bir günlük tüketim molası bile özellikle hizmet sektöründe hissedilir bir dalga yaratabilir.

Bu senaryo bize şunu gösteriyor: Tüketim harcamalarımız, ekonominin can damarı. Her birimizin günlük hayatta attığı küçük adımlar - bir kahve almak, marketten ekmek almak - toplandığında devasa bir ekonomik hareket yaratıyor. Bu hareket, işletmelerin ayakta kalmasını, çalışanların maaş almasını, devletin vergi toplamasını sağlıyor.

Dahası, tüketimdeki ani düşüşler ekonomik dalgalanmalara ve hatta krizlere yol açabilir. Tek bir günün etkisi sınırlı kalsa da, bu basit örnek, tüketim alışkanlıklarımızın ekonomiyi nasıl şekillendirdiğini gözler önüne seriyor.

Ekonomi, sadece rakamlardan ibaret değil; o, hepimizin günlük hayatıyla şekilleniyor. Yaptığımız her harcama, büyük resmin bir parçası. Bu yüzden, tüketim alışkanlıklarımızı bilinçli bir şekilde yönetmek, sadece kendi bütçemizi değil, ülke ekonomisini de etkiliyor.
Bir dahaki sefere markete giderken ya da bir restoranda yemek yerken, bu harcamalarınızın ekonomiye olan katkısını bir düşünün. Küçük gibi görünen bu adımlar, toplandığında dev bir etki yaratıyor. Ekonomi, hepimizin ortak eseri. Onu daha güçlü kılmak, bizim elimizde." dedi.