BARO BAŞKANI KONAÇ'TAN, AŞK DİZİLERİNE TEPKİ!
Kayseri Barosu Başkanı Fevzi Konaç, bazı televizyon kanallarındaki dizilere tepki gösterdi. Konaç, “Gençliğin durumu çok daha kötü. Televizyonlardaki önemli zaman dilimlerine bakın, ‘acı aşk, inadına aşk, kiralık aşk, acil aşk aranıyor, aşk yeniden, ilişki durumu karışık’ adlı diziler var. Sekiz dizide gayri meşru ilişkiler normalmiş gibi Türk toplumuna veriliyor, RTUK ise hala siyasi işlerle uğraşıyorsa RTÜK’ü kınıyorum.” şeklinde konuştu.
Kayseri’de katıldığı bir televizyon programında son yıllarda çocuklara yönelik değişik alanlardaki şiddetin ve taciz olaylarının arttığını belirten Kayseri Barosu Başkanı Fevzi Konaç, çocuklara uygulanan şiddet görüntülerinin basında tüm çıplaklığı ile servis edilmesinin yanlış olduğunu söyledi. Kayseri’de üvey anne dehşeti ile ilgili yaşanan olayları da değerlendiren Konaç, “Çocukların yüzlerinin fotoğraflar da ya da görüntülerde mozayiklenmemesi de ayrı bir suç teşkil etmektedir. Duruşmaların tamamında bu görüntülerin yayınlanmaması şerhi konmasına rağmen görüntülerin servis edilmesi kabul edilebilir değil. İnşallah bizim aldığımız karar ile birlikte bu konudaki tüm internet erişimi engellenir ve bir daha böyle bir olay yaşamayız” diye konuştu.
“TV’LERDE GENÇLİĞE AŞK DAYATILIYOR”
Açıklamasında, “Her şeyin başı ahlak ve maneviyattır. Yaşadığımız tamamen bir travmadır.” diyen Konaç, şunları söyledi: “Kayseri’de de dinamiklerine şehrimiz için yaptıkları hizmetlerden dolayı teşekkür edeceğiz, fakat bu sıkıntıları da çözmek için harekete geçirmeye çalışacağız. Gençliğin durumu çok daha kötü. TV’de ön önemli zaman dilimine bir bakın dizilere. Acı aşk, inadına aşk, kiralık aşk, acil aşk aranıyor, aşk yeniden, ilişki durumu karışık. İki tane daha var. Bu sekiz dizinin ortak noktası aşk. Bir düşünün bir toplumda rol model olarak gençliğin televizyon karşısına geçtiği saat diliminde o gençliğe diyorsunuz ki bak, önüne arkasına bakmadan senin aşk yaşaman lazım. Bu yaşayacağınız aşkında sınırları yok. Dolayısı ile aile içi olabilir, aile dışı olabilir, gayri meşru olabilir. Toplumun makul gördüğü bir şekilde olabilir. Başkansının sevgilisine iltifat olabilir, amca içerisinde amcanın hanımına âşık olabilirsin diye anlatıyoruz. Aile içerisinde yaşanan şiddet, boşanma kararları, çocuğa cinsel istismarla ilgili olarak topluma dönüp ne oldu nereye gidiyoruz. Siz bütün topluma rol model olarak aşktan başka bir kavramı dayatmayacaksın, Türkiye’nin en güzel kadınları ve erkek jönleri ile rol model olarak ‘’bak bunların hayatları senin için emsaldir’ diyeceksin, sonradan bu olayları yapan gençlere sen neden bu cinsel istismarın tarafı oldun diyeceksin. Siz topluma yıllar yılı aşktan ve şehvetten başka bir kavramı teklif etmeyip, bunun dışında bir şey vermeyip sonra toplumda cinsel suçlarla bizi galeyana getirecek suç artışları ile ilgili ‘neden bu oldu?’ sorusunu sorarsanız bunun cevabını aramak için hepimizin kendimizi bir hesaba çekmesi lazım.”
“SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ NE İŞE YARAR?”
Sivil toplum örgütlerinin sadece bir partinin arka bahçesi olma niyetinde olmaması gerektiğini de savunan Konaç, “Bu tür toplumsal olaylarda ağırlıklarını ortaya koymaları gerekir. Sokağımızda bir toplumsal hastalık varsa her şeyi devletten bekleyemezsiniz. Sizinde toplumsal göreviniz gereği sokağa müdahale etmemiz gerekir. Sivil toplum örgütlerinin asıl görevi bu. Bu gidişatla ilgi bir şeylere dur demeliyiz. Eğer sendikalar ve sivil toplum örgütleri, dernek, vakıflar sadece arka bahçe olma kaygısı ile hareket eder toplumsal hastalıklarla yüzleşecek cesareti göstermez ve bu anlamda asıl misyonlarını yerine getirmek yerine sadece yandaşlık görevlerini yerine getirirlerse işte bu hastalıkları tedavi etmek anlamında da hükümlülükleri kaçar. Bu gözden kaçırılıyor artık.”
“RTÜK NE YAPAR? KINIYORUM”
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’na da (RTÜK) tepki gösteren Konaç, “Siyasi haberleri denetlesin bu vazifesidir. Toplumun ayak altı kayıyor. ‘RTÜK olarak siz ne yapıyorsunuz?’ demezler mi adama. TV’lerde ecdadına hakaret ediliyor. Türk aile ve toplum yapısı bozuluyor. Bir padişahı haremden çıkmayan biri olarak gösteriyor, sekiz dizide gayri meşru ilişkiler normalmiş gibi Türk toplumuna veriliyor, RTUK ise hala siyasi işlerle uğraşıyorsa ben Baro adına ve şahsım adına RTÜK’ü kınıyorum.” şeklinde konuştu.
Haber: Cafer ZENGİN