‘Spor adamı’


Bugün ‘Spor adamı’ diye başlık atarak yazıma başlıyorum.

Bugün, Mustafa Türkmen ağabeyimizi yazacağım.

Kendisi ticaretle uğraşan, pozitif enerjisini her daim karşıdakine yansıtan, adam gibi adam…

Yaklaşık 11 ay önce sağlık problemi yaşadı ve nihayetinde de Allah şifa verdi ve aramıza döndü.

Sucuk ve pastırma deyince ilk akla gelen isim olan Mustafa Türkmen ağabeyimiz, Kayseri’ye döndü.

Sadece, sucuk ve pastırma değil, Kayserispor deyince de bilgi ve tecrübesini paylaşan Mustafa ağabey, kendi tabiriyle söylüyorum, ‘İkinci baharını yaşıyor’

Allah, sevdiklerine bağışlasın.

Mustafa Türkmen ağabey, sosyal medya hesabından “10 aydan sonra işimizin başındayız çok şükür” paylaşımıyla sevenlerinin yüzünü güldürdü.

Ağır bir operasyon geçirdi ve hayata yeniden bağlandı.

Bu süre zarfında gerek sosyal medya, gerekse de telefonla iletişim halinde bulunduk.

***

Hastane sürecinin ardından kendisi Trabzon’da 10 ay bulundu.

Doğayla buluştu, ama sevenlerinden de mecburi olarak uzak durdu.

Pandemi sürecinde, belki de en iyisini yaptı.

Dolayısıyla kendisini özletti.

Şehir gürültüsünden ve yoğun iş temposunun ardından uzak,kafa dinledi.

Her gün kitap okudu, doğaya çıkarak, bol bol yürüyüş yaptı.

Eski futbolcu olması hasebiyle geçirdiği operasyonun ardından kısa sürede toparlandı.

Çocukluğundan başlayan spor hayatının belki de en güzel meyvesini yiyor, Mustafa ağabey.

Disiplinli, kendine bakan ve pandemi sürecinde ne yapılması gerekiyorsa, tüm kurallara uyarak, çok şükür sapa sağlam bir şekilde aramıza döndü.

***

Kayseri’ye gelince, kendi işinin başına geçti.

Yeğeni Alper Türkmen kardeşimizle birlikte ticaret hayatını sürdürüyor.

Kayseri’ye gelince, ben de iş yerini kısa bir ziyaret gerçekleştirerek, geçmiş olsun dileklerimi ilettim.

Günlük kitap okuyan, yürüyüş yapan, doğayla her gün haşir neşir olan Mustafa ağabey, sanki daha da gençleşmiş.

Maşallah, kendisini dipdiri bir şekilde gördüm.

Konuşmak yerine,dinlemeyi tercih ettim.

Trabzon’dayken, çok güzel bir konuşma geçmişti aramızda.

‘Hakan, yaklaşık haftada 1 kitap okuyorum’dedi.

‘Her bir kitabın yazarının ortalama 60 yıllık tecrübesini ediniyorum’ demişti.

Bu süre zarfındoa 20 küsür kitap okuyan Mustafa ağabey, 20 çarpı 60 yıllık bir matematikle bana kitap okumamı tavsiye etti.

20 kitap ve 60 yıl, yaklaşık 1200 yıl eder, dile kolay!

Mustafa ağabeyin verdiği bu altın öğüdü,  kulağıma küpe yaptım vedaha çok okumaya gayret gösteriyorum

***

Demem o ki, Mustafa ağabey, kısa da olsa hayat tecrübesi verdi.

Spor yapmanın hastalık sürecindeki faydalarını anlattı.

Hayata bakış açısının pozitif yönlerinden de bahsetti.

***

Bu süre zarfında ne kadar fazla dost biriktirdiğini anlattı.

Anlatırken duygulandı, beni de duygulandırdı.

Kolay değil, hastalık sürecinde 20’ye yakın fedakar arkadaş, eş ve dostunun olduğunu söyledi.

Ben de, ‘Ağabey, sen verdin ki, alıyorsun. Dost biriktirmek için güler yüzün, samimi ve cömert olmanın faydasını gördün’ diyerek, ziyaretimi sonlandırdım.

***

Böylesine spor adamlarının değerini bilelim, onun gibi hayata pozitif bakalım, genç ve sağlıklı bir şekilde kendimize ve çevremize faydalı insan olalım.

***

Sonuç olarak, harekete geçelim, yürüyelim, negatif enerjiden uzaklaşalım, insanları dinleyelim, stresten uzak duralım, empati yapalım, güler yüzlü olalım, insanlara yüksek perdeden bakmalayım. sürekli olaylara pozitif bakalım ve bol bol kitap okuyalım.

Belki, spor yazısı olmadı, ama spor adamının hayatını kısa da olsa anlatmak istedim, Allah’a emanet olun.

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
03Ağs

Doğru mu Samet?

02Ağs

Yanılmayalım...

01Ağs

Bir yıldız daha kaydı

31Tem

Fernandes gerçeği...

29Tem

Kayserispor ne durumda?