Rehavete kapılmayalım…


Olay budur işte!

Kayserispor, nihayet kazandı.

Düşünebiliyor musunuz, dile kolay 97 gün sonra kazandık.

Son galibiyetimizi başkent deplasmanında Ankaragücü’ne karşı İlhan Parlak’ın attığı golle 1-0 kazanmıştık.

Samet Aybaba’nın gitmesiyle birlikte takımda olumlu bir hava esti, bu da maça yansıdı.

Her şeyi geçelim, kazandık ya ona bakalım, ama 3 gün sonra yine maçımız var.

Bu maç geçti, keyfini tabii ki de sürelim, ama Malatya maçına odaklanalım.

Ayaklarımız yere sağlam bassın, biraz kendimize çeki düzen verince neler oluyor, hep birlikte gördük.

Rehavete kapılmayalım…

***

Evet, Kayserispor, büyük stres altında, kendisi gibi alt sıralardan kurtulmak isteyen Denizlispor ile olmazsa olmaz bir maça çıktı.

Takım genel hatlarıyla elinden geleni yaptı.

Kalede Lung yoktu, Doğan performansıyla Rumen file bekçiyi aratmadı, orta alanda Attamah yoktu, yerine Ackah bu boşluğunu doldurdu.

Kaleden, defansa, orta alandan forvete bloklar halinde hem defans, hem de ofansı çok başarılı organizasyonlar gerçekleştirerek, tamamladık.

Yedek kulübesinde Kayseri’nin yetiştirdiği çok değerli Uğur Kulaksız ve Alper Kelkitli vardı, onlar da bu işin baş mimarlarından oldu.

***

Herkesin korkusu, hakem ve VAR kararları, bu maçta çok şükür ki olmadı.

Yine en büyük fobimiz olan son dakikaları da iyi atlattık ve Pedro Henrique’nin attığı muhteşem golle 11 maçlık galibiyet hasretine son verdik.

Pedro, yine saçma sapan bir kart görerek cezalı duruma düştü.

Keşke biraz daha kendisine çeki düzen verse herkes için çok daha iyi olur.

Pedro’suz bir Kayserispor, hücum yollarında son derece büyük sıkıntı çekiyor, ama artık yapacak bir şey yok.

***

Geçtiğimiz sezon da Denizlispor’u 1-0 mağlup etmiş ve ilk deplasman galibiyetini almıştık.

Tarih yine tekerrür etti ve şükürler olsun ki, kazandık.

Bu galibiyetin anlam kazanabilmesi içinyukarıda da belirttiğim gibi Yeni Malatyaspor maçını da kazanmalıyız.

Maç trafiği arttı, bir maçı oynuyorsunuz, bitti derken, bir bakmışsınız sonraki maç gelmiş.

Bundan sonra moralimiz yerine geldi.

Özgüven eksikliği çekiyorduk, onu da üzerimizden attık.

***

Tek tek futbolcuların performansını değerlendirmek uzun olur.

Doğan, Lennon, Kolevetsios ve Aziz, harika bir maç çıkarttı.

Lennon, ilk asistini yaptı ve kalitesine yakışır bir futbol ortaya koydu.

90 dakikalık bölümde kötü oynayan yoktu.

Avramovski, 6 ay sonra forma giydi.

Kalitesini gösterdi, ama halen oynayacak seviyede değil, zamana ihtiyacı var.

***

Buradan, Uğur Kulaksız Alper Kelkitli hocalarımızı da kutlamak elzem.

Samet Aybaba ile yolların ayrılmasından dolayı takımın başında maça çıktılar.

Tam olması gereken bir kadroyu sahaya sürdüler.

Oyunu iyi okudular, oyuncu değişiklikleri ve taktikler yerindeydi.

Biraz daha dikkatli olunsaydı, maçın skoru değişebilirdi.

Toplamda 3-4 net gol pozisyonuna girdik.

Pas oranımızı arttırdık, hücumda çoğaldık ve dediğim gibi özgüvenimizi kazandık.

Takım halinde defans ve hücum yaptık.

Kademelerde son derece etkili oynadık.

Doğan Alemdar, sanki 40 yıllık Kayserispor kalecisi gibi kendinden emin, harika bir maç çıkardı.

Son olarak maç bitiminde Uğur Kulaksız hocamızın sürur gözyaşlarına da değinmeden geçemeyeceğim.

Helal olsun hocam, gereğini yaptın ve takıma 11 maç sonra 3 puan sevincini yaşattın.

Kayserili spor adamlarına güvendiğiniz taktirde neleri başarabiliyorsunuz, onu da bizlere bir kez daha gösterdin.

Maç sonunda hem sahada, hem de soyunma odasındaki galibiyet sevinci de yine görülmeye değerdi.

Takım ruhu yeniden geldi.

Tekrarlıyorum, bu takımın transfere ihtiyacı yok.

Paramızı boşuna sokağa atmayalım.

Bu Uğur’lu gelen galibiyet, yeni hocamız Dan Petrescu’ya da hoş geldin hediyesi oldu.

Darısı Yeni Malatyaspor maçına olsun diyerek, yazıma son veriyorum, Allah’a emanet olun.

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
16Nis
14Nis

Düşmeyebiliriz

09Nis

Rüyamızda görürüz

09Nis
06Nis

Yoksa paraşütsüz düşeriz