LUNG, ÖN PLANA ÇIKIYORSA, TEHLİKE BÜYÜK DEMEKTİR!


Hes Kablo Kayserispor, Cumartesi günü Demir Grup Sivasspor ile son derece önemli bir maçta karşılaşacak.

Bu maç, Anadolu Derbisi niteliğinde her iki takım açısından da olmazsa olmaz bir maç.

Dostluk ve centilmenliğin ön planda olacağından hiç bir şüphemiz yok.

Kayserispor, sezonun ilk haftasında Kasımpaşa’yı 1-0 mağlup ederek, lige iyi başlamış; ardından da Alanya ve Erzurum maçlarıyla düşüşe geçmişti.

Son oynanan Ankaragücü maçından da yine 1-0 galip gelerek, kötü gidişe dur demişti.

Kayserispor, bu oynanan 4 maçta 6 puan topladı ve adeta küllerinden doğdu.

Bu galibiyet, sadece üç puanın kazanılmasıyla değil; milli araya moralli girmeyi ve takım içindeki problemlerin son bulmasını da sağladı.

İlk 4 haftalık bölümde kalecimiz Silviu Lung, yine ön plana çıktı.

Geçtiğimiz sezon ligin en çok gol yiyen ve en çok gol kurtaran kalecimizin yine ön plana çıkması aslında takım defansında ki zafiyetimizi de gösteriyor.

İleri uçtaki futbolcunuz hücum presi yapmazsa, orta sahanız gerekli müdahalelerde bulunmazsa, önce defansa, ardından da kaleye çok yük biniyor.

Kanatları da buna eklemek mümkün.

Önceki günde yazdım, son üç maçta Kanga ve Hasan Hüseyin’i neredeyse hiç göremedik, bedenleri sahadaydı, ama takıma katkıda bulunmadılar.

Böyle olunca da maç içinde kendisini gizleyen bu iki futbolcunun ceremesini tüm takım çekiyor ve Lung, ön plana çıkıyor.

Bu 4 maçta 3 gol atarken; 5 gol de kalemizde gördük.

Yıllardır en büyük problemimiz ‘Gol’ oldu.

Hem atmakta zorlanıyoruz, hem de çok basit goller yiyoruz.

Çok kaliteli oyuncu grubumuz var, ama bir türlü takım halinde mücadele edemiyoruz, etsek de devamlığını sağlayamıyoruz.

Kazandığımız iki maçta, 1-0’lık skorlarla galip gelebildik, yenildiğimiz maçlarda da toplamda 5 gol yedik.

Yani, zor atıyoruz ve çok gol yiyoruz.

Buna rağmen Lung, ilk dört haftalık bölümde Süper Lig’de en çok gol kurtaran kaleci Lung ise, sağlaması yapıldığında yukarıda yaptığım tespitler ortaya çıkıyor.

Tabiki de Lung gibi her kaleci pozisyon çıkaracak, gol de yiyecek, ama en çok ünvanını sürdüresi dikkate alınması gereken bir husus.

Ankaragücü maçında bile 1-0 kazandık, ama neredeyse 8 kez rakibimiz pozisyon buldu.

Kasımpaşa maçı da buna benzer bir durumdu, o maçta yeniler oynamadı, ama kim oynarsa oynasın, kronik hastalığımız hem basit gol yemek ve uzatma dakikalarında konsantrasyon sıkıntısı çekmek.

Bu öz güven eksikliğini ve zaafımızı giderip, zor gol yiyen ve bol gol atarak, galibiyetler alan takım haline dönüşmemiz gerekiyor.

Bunun için de Bayram hocaya büyük iş düşüyor.

Çözüm, maça ve rakibe göre doğru kadroyu sahaya sürmek ve eski köye yeni adet getirmemekten geçiyor.

Takım kazandıkça özgüven de artacak, ama oyuncu rotasyonunu fazlasıyla kullanmamız gerekiyor.

Bu sezon 5 oyuncu değiştirme hakkına sahipsiniz, bunun avantajını yerinde kullanmalı ve rakibine göre sürekli taktik içinde bulunmanız gerekiyor.

Gol yiyince bu şekilde, atınca şu şekilde, rakibin baskı kurduğunda vb. durumlara göre hem oyuncu, hem de taktik oluşturursanız, bu sorunda kendiliğinden aşılır.

Teknik heyet de bu yönde çalışma yapıyordur.

Yine 4 haftalık bölümde defanstan topu çıkarmakta büyük sıkıntı çektiğimizi gördük, son yapılan transferlerin de uyumu ile bu zaafı gidereceğimizi söyleyebilirim, ama bir anda olacak iş değil, sürekli bu eksikliğimiz üzerinde çalışmalıyız.

Tek galibiyet, bize büyük avantaj sağladı, eğer Ankaragücü maçını kaybetmiş olsaydık, son üç maçı kaybeden ve Anadolu derbisinde Sivasspor’a karşı nasıl bir pozisyonda maça çıkardık, düşünmek bile istemiyorum.

Şu ana kadar 2 maçta haddimizi bildik, bilmeye de devam etmeliyiz, bilmediğimiz maçlarda başımıza nelerin geleceğini gördük.

Sivasspor’un da, Alanyaspor ve Erzurumspor’dan çok eksiğinin olmadığını, hatta birkaç artısının da olduğunu belirterek, yazıma son veriyorum.

 

 

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
15Oca

Bir Bilmecem var gençler...

14Oca
12Oca

Hayaller Paris, gerçekler...

11Oca
08Oca

Aynı çukura düşmeyelim