Kayserispor'dan patlama bekliyoruz


Bugün günlerden Kayserispor…
Son 4 maçını beraberlik ile tamamlayan Sarı-Kırmızılı temsilcimiz, yaklaşık 42 yıldır deplasmanda oynadığı lig maçlarında mağlup edemediği Antalyaspor’un konuğu olacak.
Her iki takım açısından da zorlu bir maç olacak.
Kayserispor’un, olmazsa olmaz bir maçı, kazanmak zorunda, ama kaybetmemek de önemli!
Rakibimizi Antalya’da uzun yıllar yenemiyoruz ve şiddetle galibiyete ihtiyacımız var.
Toparlanan bir Kayserispor görüyoruz.
Teknik direktör Samet Aybaba’nın gelmesiyle birlikte müthiş bir oyun oynuyoruz, ama gol noktalarında ciddi anlamda eksikliklerimiz var.
Bu maçta da bir önceki hafta oynadığımız Trabzonspor maçı gibi beraberlik kokuyor.
Bizim 10, rakibimizin de 11 puanı bulunuyor, 6 puanlık bir maç bizi bekliyor. 
Kazanan takım, nefes alacak ve kendini yukarıya doğru atacak.
Kaybeden ise, yara alacak ve ilk yarının sonlarına doğru alt sıralarda yer alacak.
Evet, bu maçta Kayserispor’dan patlama bekliyoruz.
Rakibimizin de bizden çok farklı bir durumu yok!
Dediğim gibi beraberlik iki takıma da yaramıyor.
Evet, gol sorunu dedik!
Önce Galatasaray, ardından Karagümrük, sonrasında Göztepe ve son olarak Trabzonspor maçlarında ağaya kalkan bir Kayserispor izliyoruz.
Özellikle son 3 maçımızda toplamda 22 net gol pozisyonuna girdik!
Eğer, bu maçlardan birinde galip gelebiyseydik, şu an çok daha moralli ve özgüvenle Antalyaspor maçına çıkabilirdik, ama olmadı, kısmet değilmiş!
Hani derler ya, böyle oynayın, yenilseniz bile içimiz gam yemez diye!
Aynen de öyle, cesaretli, rakibinin oyununu bozan ve galibiyet üzerine kurulu bir düzen!
Samet Aybaba’nın gelmesiyle birlikte gol yeme sorununun yanı sıra, pozisyon vermeyen, kanatları çok iyi kullanan, orta alanda rakibe oyun kurdurmayan ve her şeyden de önemlisi takım savunmasını başarıyla yapan bir Kayserispor izledik.
Her maçımız, bir öncekine oran çok daha mücadeleci ve umut verici!
Ama, şu an için tek eksiğimiz ‘Gol’ olarak görülüyor.
Her ne kadar da kaybetmiyor, kalemizi gole kapatıyor olsak da, ne yazık ki, meşin yuvarlağı rakip filelerle buluşturma zaafımız var.
Geçtiğimiz hafta içi de yazdım, bunun için futbol şansının yanı sıra, duran top ve şut oranımızı arttırmamız gerekiyor.
Oyuna sonradan giren futbolcuların katkı sağlaması da cabası.
Maça iyi başlıyor, rakibe üstünlük sağlıyor, ama son vuruşlarda eksiklik yaşıyoruz.
Bunu yineliyorum, çünkü şu an eksik olan tek nokta bu!
Antalya’dan beraberlik ile dönmek kötü bir sonuç olmaz, ama 40 yıllık hasrete de son vermek gerekiyor.
Üzerimizden ölü toprağını attık ve şimdi gol atma zamanı.
Rakibimiz de, öyle sıradan bir takım değil!
Onlar da teknik direktör değişikliğinin ardından bir çıkış içerisinde.
Antalyaspor’un, Lukas Podolski ve Adis Jahovic gibi çok etkili hücum silahları var.
Trabzonspor maçında kalemize doğru dürüst şut dahi gelmemişti.
Kariyerinde ilk kez Süper Lig’de maça çıkan Doğan Alemdar için zorlu bir sınav olacak.
Hatırlarsanız, Doğan, Trabzonspor maçında yere bile yatmadı.
Biz önce kendi oyunumuzu sahaya yansıtıp, ardından da Antalyaspor’u durdurup, gireceğimiz pozisyonları da gole çevirirsek galip geliriz.
Yoksa, Ersun Yanal’ın öğrencileri bize zor anlar yaşatır.
Başta da belirttim, beraberlik kokan bir maç, az hata yapan ve fırsatları değerlendiren takım 3 puanla ayrılır…
 

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
14Nis

Düşmeyebiliriz

09Nis

Rüyamızda görürüz

09Nis
06Nis

Yoksa paraşütsüz düşeriz

05Nis

Hamza hoca da bunu yaparsa