KAYSERİSPOR’DA SUÇLU BULUNDU!


Kayserispor’da suçlu bulundu!

Evet, Hatayspor yenilgisinin baş sorumlusu Ömer Faruk Mahir imiş (!)

Evet, bir ironi ile yazıma başlamak lazım geldi…

Heyhat! Biz neyi konuşuyoruz yahu?

Kayserispor’u, bu hale getiren tek sorumlu Bülent Bölükbaşı’dır.

Bunun altını çizelim ve ona göre bir yol alalım…

Yok sistem, yok hoca, yok sakatlık vb. durumlar, sadece işin cabası…

Dün de yazdım, Bayram Bektaş’ı buraya getiren kim?

Kayserispor’a hazır olmayan, ya tutarsa denilen futbolcuları transfer eden kim?

Sportif Direktör olmasına rağmen, şu ana kadar sadece bir kez basın toplantısı yapan, sorumluluk almayan ve bu işte ehil olmayan kim?

Futbolcularla iletişimi olmayan kim?

Hasan Hüseyin’i kaptan yapan kim?

Sapunaru krizini başlatan ve topu hocaya atan kim?

Bu krizi çözemeyen ve altında kalan kim?

Lisans krizinde iş bilmezliğinden dolayı Kasımpaşa maçında oynamasını istemeden de olsa engelleyen kim?

Kiziroğlu değil, tabiki de Bülent Bölükbaşı!

Bu kim sorusunu kısalttım, yoksa sayfada yer kalmaz…

Kendisine de yazık oluyor, futbolculuğundan tanıdığımız, büyük sevgi ve saygı gösterdiğimiz Bülent ağabey, lütfen git, hem de arkana bakmadan git!

En azından adam yapamadı, elinden gelen buydu diye, seni sevmeye, saymaya devam edelim.

Yok, bu kadar eleştiri ve başarısızlıktan sonra halen hiçbir şey yokmuş gibi davranmaya devam edeceksen, ona da bir şey demem.

Eğer istifa etmezsen, bunun adı yüzsüzlükten başka bir şey olamaz!

Kayserispor da bizim için yemek içmek gibi bizim hayatımızın bir parçası…

Kayserispor ile yatıyor, onla kalkıyor, tüm muhabbetimiz onunla alakalı, rüyamızda bile Kayserispor’u görüyoruz…

Herkesin son yıllarda en büyük sorusu ‘Ne olacak bu Kayserispor’un hali?’ diye…

Evet, ne olacak bu takımın hali?

Kulüp bataklıktayken, yüzlerce iş insanı varken, Kayserispor’un adı telaffuz edilince ortamdan yok olan, oralı olmayan, ışınlanan bi dünya zenginimiz varken, Berna Gözbaşı, kolları sıvadı ve takımın başına geçti.

Yanında Mustafa Tokgöz gibi vefalı bir isim ile birlikte genç ve çalışkan bir yönetim kurulu kuruldu.

Ardından, öylesine büyük bir yükün altına girdiklerinin bile farkında olmadan sezon bitti.

Çok yıprandılar, hem maddi, hem de manevi…

Geçtiğimiz sezon küme düştük, ama Sayın Cumhurbaşkanımızın büyük jesti ile kümede kaldık.

Bunun değerini defalarca yazdım.

Gözbaşı ve yönetimi, kulüpte, daha önce söz verilip de yapılmayan her bir konuyu tek tek çözümleyerek, gecelerini gündüz ettiler.

Bu insanların başarılı olabilmesi için futbol aklına da ihtiyaçları vardı.

Ben dahil herkes ya Seyit İçgül ya da Bülent Bölükbaşı’nın bu yönetimin yanında olması arzu edildi ve nihayetinde Bölükbaşı, göreve geldi.

Geldiği zaman biz bekledik ki ‘Bülent Bölükbaşı, futbolculuğunda olduğu gibi hırçın, hırslı, çalışkan, lider ve takımı ateşleyen bir yapısı olsun’ ama ne yazık ki bu özelliklerin tam tersine şaka yaparcasına yetkili, ama etkisiz, hırs ve liderlik vasfı olmayan, kulüpte görünmez adam olan bir Bülent Bölükbaşı’nı izledik.

Film böyle başladı, 1 yıldır da aynı senaryo döndürüp döndürüp izliyoruz.

Bölükbaşı, futbolu bıraktıktan sonra Bülent Uygun’un yardımcılığı ile sportif hayatına devam etti.

Buraya gelene kadar elle tutulur, gözle görülür bir başarısı olmadı.

Daha önce tanıdığımız Bülent Bölükbaşı’nı beklerken, iletişimi olmayan ve kimseyle anlaşamayan bir insan gördük.

Bülent Uygun ile uyum sağlayamadı ve gönderdi.

Prosinecki gibi Kayserispor’un sevdiği, saydığı bir ismi getirdi, onu da itibarsız bıraktı , anlaşamadı ve gönderdi.

Bayram Bektaş’ı getirdi, onu da itibarsız bıraktı, anlaşamadı ve gönderdi, arkasında bile duramadı.

Şimdi sıra Hasan Hüseyin’de sanırım, kaptan yaptı, arkasında durur mu bilmiyorum, onun da gönderilmesi için zemin mi hazırlıyor acaba?

Sıra kendisine geldi, farkında mıdır bilinmez, ama yolun sonu göründü.

Berna Gözbaşı’nın güvendiği dağlara kar yağdı.

Kulüp için aile ve iş hayatını ikinci plana atan uzun yıllar adından ‘Helal olsun’ dedirttirecek olan Berna Gözbaşı’nı da hayal kırıklığına uğrattı.

Kötü bir insan değil, sadece bu işi bilmiyor, bir çok kere yazdım çizdim, adam yardımcı antrenör, sportif direktör değil, yapamıyor, olmuyor ve işin garip tarafı ki, hiç oralı da olmuyor.

Tribünden istifa sesleri yükseliyor, ama sayın Bölükbaşı, ayak ayak üstüne atarak, sanki çay içilmiş, takım galip gelmiş, her şey güllük gülistan gibi hiç oralı değil!

Lütfen, daha fazla dalga geçme!

Bu Kayserispor’u, ne hale getirdin, daha fazla zarar verme.

Hasılı kelam, bu hamur çok su götürür.

Ben yazmaktan usandım, yeter artık!

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
24Tem

Pedro gönderilecek adam mı?

17Tem

Kayserispor'un maçı var

17Tem

‘Spor adamı’

15Tem

Yabancı kuralı

09Tem

Hep sonradan sonradan...