KAYSERİSPOR BATTI BATIYOR


Maçı geçelim, asıl mevzuya, yani borç meselesine dönelim…

Maçtır bu, kazanırsınız, kaybedersiniz ya da berabere kalırsınız...

Bugün, Kayserispor’un içinde bulunduğu zor duruma vurgu yapmak istiyorum…

Geçtiğimiz günlerde Kayserispor Basın Sözcüsü Mustafa Tokgöz, “Biliyor musunuz” diye bir twet attı.

Neydi bu twet öncelikle onu hatırlayalım: “Biliyor muydunuz? Kulübümüzün 12.ayın sonuna kadar ödemesi gereken net tutar 36 milyon TL’dir. Bu da günlük 857 bin TL ödeme yapmamız gerektiği anlamına gelmektedir.” diye…

Sayın Tokgöz’ün, bu serzenişinin altını doldurmak ve çare bulmak gerekiyor.

Evet, Kayserispor’un borcu belki Erciyes Dağı kadar büyük değil, ama acil önlem alınmazsa ve el atılmazsa, bu filmin sonunu tahmin etmek zor değil…

Bundan 5 sene önce Süper Lig’de bir Erciyessporumuz vardı.

Ortalama borç ise,40 Milyon gibi, yani çoğu takıma göre önemli bir borç değildi.

Erciyesspor’a el atılmadı, kendi kaderine bırakıldı ve 87 yıllık çınar, amatöre kadar gitti ve kapısına kilit vuruldu.

Öncelikle biz, testinin kırıldığını örneklendirerek anlatalım; ardından da nelerin yapılması gerektiğine değinelim, çözüm arayalım…

Günü, maç kazanarak kurtarabiliriz, ama ya geleceğimiz…

Evet, Kayserispor’da yönetim yalnız kaldı, kendi özverileriyle yapılan destekler de azaldı ve uzun vadede çözüm bulmak elzem hale geldi.

Yük, tek kişinin altından kalkılamayacak kadar büyük…

Kulübün borcu geçtiğimiz sezon açıklandı ve ortalama 275 Milyon TL…

İstanbultakımlarına oranla borç bile sayılmayan bu rakam, Kayserispor için büyük bir tehlikenin de habercisi…

Borcun tamamını şu an için ödemek çok zor, ama sezon sonuna kadar ödenmesi gereken 36 Milyon borç, bu takımın devre arasına, ardından da önümüzdeki sezonlara büyük tehlike oluşturacağının farkında olmalıyız.

Puan silinmesi, transfer tahtasının kapanması, transfer yasakları, futbolcuların fesih haklarını kullanarak takımdan ayrılması vb. bir sürü sorun…

Sayın Tokgöz, görevi gereği ‘Biliyor musunuz?’ diye borcun acil olan kısmı hakkında farkındalık oluşturdu.

Belki, geç kaldılar, şu ana kadar tüm sorumluluğu aldılar, ama bu borç, dediğim gibi sadece Berna Gözbaşı’nın kaldırabileceği bir yük değil.

Evet, yukarıda da belirttiğim gibi Tokgöz’ün, bu serzenişine kulak vermeli ve altını doldurmalıyız.

Bu Kayserispor, hepimizin…

Kayserispor, şehrimizin en büyük marka değeri.

Elimizde hali hazırda Erciyesspor’u kaybettik, bari Kayserispor yok olmasın.

Geçtiğimiz sezon pandemiden dolayı kümeden düşmenin kaldırılması piyangosunu da araya sıkıştırmak gerekiyor.

Süper Lig’de oynayan takımlara eskiden 3 Milyon TL’ye yakın bir ödeme gerçekleştiriliyordu, ama bu yıl takımların çokluğundan dolayı bu rakam 3’te bir oranında azaldı.

Loca, taraftar ve forma satışlarının da bu sezon pandemiden dolayı sekteye uğramasını da katarsak, kazanmanız halinde gelen paralar bile otomatikmen eski borçlara gidiyor.

Kulübe gelen paralar, direkt olarak yapılandırmaya kesiliyor.

Bu da demek oluyor ki, bizim gibi diğer takımları da ilerleyen günlerde çok zorlu bir viraj bekliyor.

Kayserispor, ortalama 300 Milyon TLborç ile küme düşseydi, zaten sonu harap ve bitap bir hal alacaktı…

Buradan bir kez daha Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür ediyoruz, kendisi böylesine kritik bir kararı vermeseydi, şu an altyapıdan gençlerle averaj takımına dönmüş, 2. Lige hızla düşen bir takım izleyecektik.

Evet, konu belli, Kayserispor’un borcu şu an için döndürülebilir; kısa vadede hayat var, ama gelecek adına hiçbir ümidimiz bulunmuyor.

Süper Lig’de, bile şu an 1 ay içinde her maçı kazansak bile yetmiyor,rakamların azalması, dövizin artması ve önceki yıllardan gelen borçlar, belimizi büktü, yönetimin de ekonomik gücü azaldı.

Buna acilen bir çare lazım….

Ne olabilir?

Evet, şirketleşme haricinde hiçbir yöntem Kayserispor’un yarasına merhem olmayacak gibi…

Kısa vadede denenen yöntemler, ne yazık ki çare olmadı, bundan sebep, orta vadede şirketleşme, uzun vadede ise, altyapı olmazsa olmazımız konumunda.

Şehrin ileri gelenleri, geçtiğimiz günlerde Kayserispor Onursal Başkanı Mehmet Özhaseki önderliğinde kulüp tesislerinde ‘Kayserispor zirvesi’ yaptı.

Küsler barıştı, iç çekişmeler giderildi ve gelecek adına‘Ne yapabiliriz’ konusu konuşuldu ve şirketleşme oluşumu hakkında resmi adımlar için karar alındı.

Dün geçti, bugün var, ama yarınımızın garantisi olması için şirketleşme konusu bir an önce hayata geçirilmesi gerekiyor.

Taşıma suyuyla değirmen dönmüyor.

Bu günlere bile gelmek, geçtiğimiz yıl hayalken, neden halen Kayserispor için düğmeye basılmıyor?

Kayserisporzirvesinde çıkan kararlar için, tekrar söylüyorum artık düğmeye basma zamanı geldi…

Sayın Tokgöz, günlük ortalama borcun 857 Bin TL’ye tekamül ettiğini söyledi.

Dile kolay, bu borcu, tek başına Berna Gözbaşı’nın kaldırılması imkansız…

Bundan dolayı, kurum, kuruluş, iş insanları ve şehrin ileri gelenleri, acilen el atmalı.

Böylesine büyük bir borç, tek kişinin omuzlarında kalmamalı.

Berna Gözbaşı, geçtiğimiz sezon aldığı bu sorumluluğu fazlasıyla yerine getirdi…

Tekrarlamakta fayda var!

O, olmasaydı, kulüp küme düşmüş, transfer tahtası kapalı, transfer yasağı olan, puan silme cezasına maruz kalmış, harap bitap, 2. Ligin yeni takımı pozisyonunda olan bir takım görecektik.

Önümüzde kritik bir süreç var…

Ya hep birlikte başaracağız ya da hep birlikte batacağız…

İnşallah, kısa zamanda bu borçlar ödenir, orta vadede şirketleşme olur ve uzun vadede ise, kendi özümüze döner ve gençlerimizle çıkar aslanlar gibi oynarız…  

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
26Oca

Ne ekerseniz, onu biçersiniz

25Oca

Fenerbahçe'yi yeneriz...

21Oca
20Oca

Dan Dan Dan...

19Oca

Onun da bileti kesildi