Kanayan yaramız!


Kayserispor, Sivasspor ile Cumartesi günü üç puan mücadelesi verecek.

Her iki takım da kazanmak için sahaya çıkacak.

Beraberliği iki takım da istemez.

Sivasspor’un, son yıllardaki başarılı çıkışı, diğer Anadolu takımlarına da örnek oldu.

Doğru bir planlama ile ilmek ilmek dokuyup, sağlam bir şekilde ilerliyorlar...

Biz de, her sezon olduğu gibi aynı hataları, ders çıkarmaksızın yineleyerek, doldur boşalt sistemi ile alışkanlık haline getiriyor ve geriliyoruz.

Dolayısıyla da bir adım dahi ilerleyemiyoruz.

Düşünün; geçtiğimiz sezondan 20 futbolcu ile yollarınız ayrılıyor, 14 tane yeni transfer yapıyorsunuz ve geçtiğimiz sezondan 17 tane daha futbolcunuz elinizde mevcut.

İnanılır gibi değil!

Ya, bu iş bilmeyerek ya da bilinerek yapılıyor.

Kayserispor’daki bu transfer politikasının handikaplarını defalarca yaşadık, yaşamaya da devam edeceğiz gibi görülüyor.

Çok transfer başarı getirmiyor!

Planlamasını yapan, eksik ve alternatifi olan bölgelere takviyeler yapmak lazım gelirken, nedeni bilinmeyen transferler yapılıyor, ondan sonra kulüpler borç batağına giriyor.

Şimdi bunları neden yazdığıma gelince, borç batağındayız, borç boğazımıza kadar gelmiş, artık nefes almak bile zor hale gelmişken, bir Sivasspor, bir de Alanyaspor’un son yıllarda neden başarıyı yakaladığına, bizlerin de her geçen gün neden daha kötüye gitmesinin nedenini bir kez daha hatırlatmak istedim.

Taşıma suyu ile değirmen dönmüyor!

Taş, yerinde ağırdır.

Bu yönetime, taraftara ve Kayseri halkına ağır bir yük getiriyor.

Yineliyorum, elinizde geçtiğimiz sezondan 17 tane oyuncunuz var, 20 tane göndermişsiniz ve yetmiyor 14 tane daha almışsınız?

Bu futbolcuların maliyetlerini düşündüğünüz zaman kulübün borcu ister istemez artıyor.

Kasımpaşa maçında sahaya çıkan 11’e, 4 bilemediniz 5 tane nokta transferi yapsaydınız, kim ne derdi?

300-400 Bin Euro’luk 14 tane transfer yapacağınıza, 7 tane 800 Bin Euro’luk oyuncu alsaydınız daha iyi ve daha kaliteli bir takım oluşmaz mıydı?

Futbol bacasız fabrika, ama biz bunu yanlış anlamışız galiba!

Futbolcu çöplüğüne döndük!

Burası geri dönüşüm fabrikası değil!

İşe yarasın ya da yaramasın ha bire alınmış da alınmış…

Gönder, yenisi gelsin, ne de olsa parayı başkası veriyor mantığı Türk futbolunun ne yazık ki, kanayan yarası haline geldi.

Türk futbolu, her geçen gün daha da kötüye gidiyor, maddi olarak artık bıçağın kemiğe dayandığı noktadayız.

Futbol, batmak üzere, ama halen anlamamazlıktan, görmemezlikten geliyoruz, kronik hastalığımız da bu değil mi?

Bana bir şey olmaz!

Tabiki olmaz, bi dünya oyuncu gelsin, geçsin, alınsın, ama giderken bedelsiz gitsin, sonrasında yönetim değişsin ve bedelini de yeni yönetim ve taraftarlar çeksin!

Transferde sorumluluk yok ki!

Hadi canım sende!

Bu kadar kolay mı?

Yönetime geçen kim olursa olsun, menajerlerin oyununa geliyor, israf nedir kimsenin umurunda değil.

Kayserispor’da 14 transfer yapıldı.

Sezon başladı ve 4 maç oynandı.

Yönetimden futbolu çok iyi anlamalarını beklemiyoruz, ama profesyonel ve iyi niyetli olmayan insanların dolduruşlarına ve gazlamalarına nasıl geldiğini de belirtmek gerekiyor.

Açık bir örnek, neresinden alırsanız, alın!

Kanga, uçar, kaçar, ligin dumanını attırır, Manzala gibi kanat yok, Daniel Avromovski bu takıma hayat verir, Yaw Ackah gibi ön libero yok, Muğdat, ligin en hızlısı, İlhan Depe hazır ve nazır, yapmayın, etmeyin lütfen!

Bakın, yapılan 14 transferden, sadece 6 tanesini saydım.

Bu 6 transferde, şu ana kadar boş, üç futbolcu halen sakat, ikisi de evlere şenlik, biri de hazır değil, sakatlık sonrasında kendine gelemedi.

Bunlar, şu an için Kayserispor’da oynayabilecek seviyede değiller!

Hadi, bu oyuncular ile uçtuk, kaçtık, o zaman neden 4 hafta geçmesine rağmen, Manuel Fernandes

Aziz Behich ve Denis Alibec alınıyor?

Allah’tan ki alındı, yoksa ilk yarıyı 10 puana ulaşmadan zor tamamlardık, para akışı sağlanmaz, kaçan giden, oynamayan, vb. bir sürü problemlerle karşılaşırdık, çünkü biz bu filmin sonunu çok izledik.

Tabiki ki, burada şöyle de bir durum var, her takım, en az 1 tane fırsat transferi yapar!

Ona, amenna, fakat 3 tane son yapılan, 14 tane de toplamda transfer neyin mantığı halen anlamakta zorluk çekiyorum.

O zaman, Emre Demir, Nurettin Korkmaz, Abdulkadir Taşdan, Doğan Alemdar, Ömer Uzun, Adem Doğan, Ahmet Zekeriyya Kartal gibi genç oyuncularımız nasıl fırsat bulacak?

Yukarıda 7 tane genç ve yetenekli oyuncuları yazdım.

Bunlardan bir takım oluşturun ve yeni transferlerle maç yaptırın, emin olun kaybetmezler!

Berna hanım, çok iyi niyetli, bu şehirde herkes para vermemek, başkan olmamak için köşe bucak kaçarken, adam gibi çıktı ve takıma başkan oldu.

Şu an, resmen kandırılıyor.

Bu başka bir konu, ama uzun periyotta, o da anlayacak ki, dost acı söyler.

Kısa vadede kazanılan puanlar, aldatır, seri bir mağlubiyet gelince o zaman her şey gün yüzüne çıkar. (İnşallah olmaz)

Bu hamur çok su götürür, bundan sebep, sezon öncesinde de yazdım, şimdi de belirtiyorum, bu mantık ile çok gitmez, özümüze dönelim, altyapıya yönlenelim ve elimizdeki var olan değerlere sahip çıkalım.

Emreler, Nurettinler, Ömerler, Ahmetler, Mehmetler, yok olmasın, yabancı çöplüğüne dönmeyelim.

Şu an için geçti, ama bunun devre arası ve önümüzdeki sezon başı da var, buraya kadar büyük hata yapıldı, bari bundan sonra kandırılmayalım.

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
14Nis

Düşmeyebiliriz

09Nis

Rüyamızda görürüz

09Nis
06Nis

Yoksa paraşütsüz düşeriz

05Nis

Hamza hoca da bunu yaparsa