Kalfalık dönemi...


Dün, ‘Kayserispor yönetimi başarılı mı, başarısız mı?’ diye çok fazla detaya girmeden, herkesin malumu bir tabloyu çıkarmıştım.

Başarının kıstası herkese göre değişir.

Söz konusu Kayserispor ise, gerisi teferruattan ibarettir.

***

Geçtiğimiz Salı günü başkan Berna Gözbaşı, gazeteciler Yüksel Yıkılmaz ve Ferhat Yağmur’un yeni açtıkları TV kanalına canlı olarak konuk oldu.

Öncelikle hayırlı olsun diyelim…

E TV’nin, özellikle sporda ses getireceğini ümit edenlerdenim.

Allah, devamını getirsin, hayırlı bereketli olsun.

***

Aynı saatlerde benim de Olay Türk TV ekranlarında hazırlayıp sunduğum Sportmen Programı vardı.

İzleme fırsatım çok olmadı, ama sonrasında kısmi şekilde takip ettim.

Başkan Berna Gözbaşı, yanılmıyorsam ikinci kez yerel TV’ye çıktı.

Daha önce de TV 1 ekranlarında gazetecilerin sorularını yanıtlamıştı.

***

Başkan Berna Gözbaşı, bu şehirde kim ne derse desin bir markadır.

Süper Lig’in ilk kadın başkanı olarak da tarihe geçti.

Kayseri’de binlerce iş adamı varken, delikanlı bir şekilde, değil elini tüm servetini ortaya koydu ve Kayserispor’un başkanı oldu.

İlk başkan olduğunda ‘Bu takım düşerse sorumlusu ben değilim. Kayserispor iyi durumda olsaydı, zaten bana bırakmazlardı’ diye açıklamada bulunmuştu.

Bu açıklaması halen kulaklarımda ve son derece yerindeydi.

***

Kendi işinde Kayseri’yi çok iyi temsil eden, binlerce insana ekmek kapısı olan BRN Yatak’ın sahibi olan Berna Gözbaşı’nın, Kayserispor başkanı olmasındaki süreci de yakinen biliyorum.

Öyle kolay bir iş değil!

Yıllık Bin TL bile cebinden çıkarıp vermeye korkan bazı iş adamlarına nispet, 170 Milyonu Kayserispor’a feda etti.

Dün de yazdım, işi bilmediğinden kaynaklı maddi olarak çok büyük hatalar yapsa da.

***

Sayın Gözbaşı, geldiği ilk sezonu büyük travmalarla geçirdi.

İlk sezon sportif anlamında başarısız oldu.

Onca imkansızlık ve tecrübesizlik içerisinde takım küme düştü.

Ama, geldiği gün ve attığı adımlarla büyük beğeni toplamıştı.

İkinci yarıda toplanan 25 puan, ‘Keşke daha önce gelseydi’ yorumlarını da beraberinde getirmişti.

Takım 7 puandaydı ve tek galibiyet dahi yoktu.

***

Kulüpten gitmek isteyen, sözleşmesini feshettiren, antrenmana çıkmayan, soyunma odasında kavga eden, kağıdı eline alıp kadro yapmak isteyen, hocaların sözünü dinlemeyen bir oyuncu grubunu aldı.

Giden gitti, ama elinden geldiğince gidenlerle anlaştı, geleceğe borç mirası bırakmamak adına bir dünya fedakarlık yaptı.

Tabii ki, Aymen gibi daha önce transferi yapılmış, hayatı para olmuş ve anlaşmaya yaklaşmayan oyunculara da engel olamadı.

***

Bülent Bölükbaşı, kendisinden daha önce buraya gelmişti.

Bölükbaşı da suya sabuna dokunmadan, saçma sapan transferler ile işi bilmeyen başkan Berna Gözbaşı’nı kandırmıştı.

Bizler 100’lerce kez söylemiş, fakat saşın Gözbaşı’ya anlatamamıştık, şu an anladığına inanıyorum,ama iş işten geçti.

Hata herkeste olur, herkes her şeyi göremez, bilemez, biliyorum diyen de yanılır.

***

Dediğim gibi ilk yıl başarısız olmuş bir başkan vardı.

İkinci yıl, bu tablo değişmeliydi.

Ama, sayın Gözbaşı, Bülent Bölükbaşı ile devam etme kararı aldı.

Bölükbaşı, kendisinin futbol bilgisinin olmamasından dolayı masum rolünü oynamış ve başkanı yine kandırmıştı.

Hem de öyle yenilir, yutulur bir şekilde değil.

***

Kanga, Manzala, Alibec, Muğdat, Fernandes, Avramovkski gibi bir çok yanlış transferler itelendi.

Tabii ki, burada Berna Başkana tam olarak suç bulmak olmaz, bunları aldıran kurnazların da suçu yok değil.

Sonrasında Berna başkan, Bülent Bölükbaşı’nın samimiyetsiz olduğunu anlamış olacak ki, yolları ayırdı.

***

İlk yıl tecrübesi yoktu sayın başkanın, ikinci yılın ortasına kadar bu işi öğrenmiş olmalıydı, ama yine aynı hatalar patlak verdi.

Devre arısında Anton Maglica, Besard Sabovic, Kevın Luckassen (Kanga’nın abisi),  Melih Okutan, Uğur Demirok ve Nehuen Paz, Ramazan Civelek, Karlo Muhar, transfer edildi.

Muhar ve Paz dışındayine çöp, sakat, işe yaramayan oyuncular alındı.

***

İlkinde Berna Gözbaşı başkan işi bilmiyordu vb. tamam da, ikinci dönemde neden böylesine hatalar yapıldı.

Bu futbolcuların alınmasında kim aracı oldu, kim ne kadar para kazandı, bakın bu konulara hiç girmiyorum bile.

Burada, yukarıda övdüğüm sayın Gözbaşı’nın büyük hatalarını görmek mümkün.

***

Bunları neden yazdığıma gelince, marifet iltifata tabidir, iyi olanı söylemek, moral vermek, taltif etmek gerekiyor.

Hatalar olunca da, yazmak lazım geliyor.

ilk yıl çıraklık, geçtiğimiz sezon kalfalık dönemini geçiren Berna Gözbaşı başkandan bu sezon ustalık bekliyorum, inşallah yine menajerlerin tuzağına düşmez.

Bu sezon geçtiğimiz yıllara oran daha mantıklı hareket ediliyor.

Hoca ve sportif direktör konusunda mantıklı adımlar atılıyor.

Tabii ki, daha bir şey göremedik, ama en azından ben yaptım oldu, olayına girmiyor sayın başkan.

***

Evet, hülasa, E TV ekranlarından bilgi paylaşımı yapan sayın Gözbaşı’na, başarı diliyorum.

Ama, ‘Bizim de hatalarımız oldu’ demekle bu iş olmaz, icraat göstermek gerekiyor.

Hafta içerisinde, bu konu üzerine de çok daha fazla detaylı yazacağımı belirterek, köşeme son veriyorum, Allah’a emanet olun.

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
03Ağs

Doğru mu Samet?

02Ağs

Yanılmayalım...

01Ağs

Bir yıldız daha kaydı

31Tem

Fernandes gerçeği...

29Tem

Kayserispor ne durumda?