HATADAN VAZGEÇMEK DE ERDEM!


Barış her daim, birlik ve beraberlik getirir.
Hes Kablo Kayserispor’da, son zamanlarda güzel işler ortaya çıkıyor.
Sırf eleştirmek için eleştirenler bile, doğruyu buluyor ve hatalarından dönerek, takımın yanında olmaya karar veriyor.
Eleştiri, eğer takım üzerinde güzel bir etki oluşturacaksa amenna, ama sırf moral bozmak için yapılacaksa ve kimseye bir şey kazandırmayacaksa, adı üstünde boş…
İnsanlar işine geldiği gibi davranmamalı, objektif olmalı.
Basın mensubu olarak, şu ana kadar ki 21 yıllık meslek hayatımda hiç kimseyi boş yere eleştirmedim.
Hatalarım olmadı mı, tabiki de oldu.
Örneğin Kanga!
Kanga için ‘Bundan köy de olmaz, kasaba da, olsa olsa kanka’ olur diye sert bir eleştiride bulunmuştum.
Kanga, Kayserispor’a geldiğinde çıktığı maçlarda ne pozisyonunu alabilmişti ne de son vuruşlarda etkili olabilmişti.
Sahada boş boş gezen bir oyuncu pozisyonundaydı. 
Onun da zamana ihtiyacı vardı, ama acele ettik, biraz beklemeliydik, hata ettik.
Önceki gün Olay Türk  ekranlarından da canlı yayında ‘Kanga’dan özür diliyorum’ diye açıklamada bulundum.
Masamızın yerini, odamızı değiştirdiğimizde çorabımızı bile bulamazken, motivasyon sorunu çekerken, Kanga’ya fırsat vermedik ve hata ettik.
Kanga, genç, güçlü, teknik ve gole çok yakın bir isim, antrenmanlarda farkını gerek çalışkanlığı, gerekse de attığı gollerle gösteriyor.
Maç kondisyonuna ve zamana ihtiyacı var.
Biraz daha iyi pas alırsa, Alibec ile iyi bir rekabet halinde bulunur ve Kayserispor’a çok katkısı olur.
Bir kez daha söylüyorum, Kanga’dan özür diliyorum.
Kanga, Sivasspor’a attığı golle, bir çok insana cevabını sahada vermişti.
Umarım, bu moral ve motivasyonla da gollerini atmaya devam eder.
Sivasspor maçı geride kaldı, artık eskiye bir sünger çekip, bundan sonra ne yapabiliriz, ona bakmalıyız.
Lig, uzun bir maraton, 40 haftalık bir dilim var.
İlk 10 haftalık bölümde takım olma yolunda sıkıntılar illaki olacak, yeni oluşturulan bir takımız ve zamana ihtiyacımız var.
Evet, eleştiriye geri dönelim.
Gazeteciliğin özünde eleştiri var, bunu bir çok yazımda dile getirdim.
Bundan sonra da eleştirilerime devam edeceğim, ama bu eleştirilere kulak verilmezse dozunu da arttıracağım.
Örneğin Bayram Bektaş hocamızın maç kazandığında övgü ile bahsetmiş isem, kaybettiğinde ise sert eleştirilerde bulundum.
Kendisinden şunu oynat, bunu oynatma gibi haddimizi aşan sözlerle değil de,  formayı kim hakkediyorsa, onu oynatmasını istiyoruz.
Elinde kanat oyuncuları varken, merkez orta saha oyuncularını oynatmamasını istiyoruz.
Ek olarak, elinde defans varken, orta saha oyuncusunu oynatma diyoruz. 
Futbolcularla daha fazla iletişim halinde bulunsun, dinlesin ve bu kaos ortamından hep birlikte çıkalım.
Futbol, üç sonuçlu ve süreklilik isteyen bir oyun.
Kayserispor’un, şu an için tek eksiği moral, bundan dolayı biz basın mensupları ve Kayserispor’a gönül veren taraftarlar, moral verelim, biraz sabırlı olalım.
Bu takımın geçtiğimiz sezon bu günlerdeki halini unutmayalım.
Gelenden 4, gidenden 4 yiyen, futbolcuları antrenmana çıkmayan, fesih haklarını kullanıp kaçan, kesin düşer denilen, bir dünya borcu olan bir kulüp halinden, ne günlere geldik.
İnişli, çıkışlı sonuçlar her takım için mevcut, sabır ve destek ile bu günleri de aşacağız.
Başkan ve yönetim kendi üzerine düşeni fazlasıyla yapıyor.
Bu hafta Çaykur Rizespor ile çok zorlu bir maçta daha karşı karşıya geleceğiz.
Mağlup da olabiliriz, ama önümüzde oynanmamış, 34 hafta daha olacak.
Koronavirüs vakaları, sakatlıklar ve yeni transferlerin uyum ve formsuzluklar Kayserispor’u fazlasıyla etkiledi, bu eksilerimiz artıya dönmeye başladı.
Her zaman dedim ve yine diyeceğim, demekten de vazgeçmeyeceğim, “Gelin birlik olalım, ben değil, hep birlikte yapalım, biz olalım” diyerek, bugünkü yazıma da son veriyorum.

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
29Tem

Kayserispor ne durumda?

28Tem

Dua edelim...

24Tem

Pedro gönderilecek adam mı?

17Tem

Kayserispor'un maçı var

17Tem

‘Spor adamı’