GALİBİYETİN REÇETESİ…


Beklenen gün geldi çattı…

Bugün günlerden Kayserispor…

Kayserispor, çok zorlu bir deplasman maçında Galatasaray’ın konuğu olacak.

Hem bizim, hem de Galatasaray adına çok zorlu bir maç olacak…

Galatasaray’da, yaklaşık 10 eksik var, bizde de Pedro Henrique…

Pedro’nun eksikliği bizi hücum yönünde etkileyecek, ama şahsi futbolu ve oynayamayacak olması avantaj olacaktır.

Pedro, sol kanatta oynuyor, gole çok yakın bir isim, fakat takım oyununu tercih etmiyor.

Üstelik gereksiz agresifliği de Pedro’nun, gözden düşmesine neden oldu.

Hatay maçını göz göre göre kaybettik.

Pedro, cezalı olmasa dahi, Galatasaray maçında sahaya ilk onbirde çıkmazdı.

Samet Aybaba’nın, disiplin kuralına takılır ve tercih edilmezdi, her neyse…

Şu ana kadar Kayserispor’da gol sıkıntısı tavan yaptı.

Bunun üzerine çalışma yapıldığını umuyorum.

Hazırlık maçı yapılmadı, bu bir eksi, ama pandemiden dolayı da bir şey demek mümkün değil…

Çok basit gol yiyen, yedikten sonra dağılan, kondisyonu düşük olan, takım halinde değil de bireysel futbolu tercih eden  ve gol atmakta büyük sıkıntı çeken bir görüntü vardı.

Samet Aybaba’nın gelmesiyle birlikte bir takım değişiklikler olacağı ve bunun da olumlu yansıyacağını tahmin ediyorum.

Rakibimizin bir çok oyuncudan yoksun çıkacağının bize rehavet oluşturmaması yönünde bir önceki yazımda detaylarla birlikte belirtmiştim.

Biz, önce kendi oyun kurgumuzu sahaya yansıtıp, ardından da Galatasaray’ı durdurmamız gerekiyor.

Galatasaray’da olan eksiklikler bizi hiç mi hiç ilgilendirmemeli.

Tabiki oyun anlamında avantajlarımız olacaktır, ama rakipte yedeklerin kendilerini gösterme ve ispatlamalarını da düşünürsek, umduğumuz gibi kolay olmayacaktır.

Eksikliklerimizi yazdık, bunları artıya çevirdiğimiz taktirde İstanbul’dan 1 ya da 3 puanla döneriz…

Çok basit gol yiyoruz dedik, bunun nedenlerini de yine hafta içinde belirttim.

Orta sahanın yeterli iş görmediği ve oyuncu tercihlerindeki hatalar, gardımızı düşürüyor ve forvet hem orta alandan, hem de kanatlardan yeterli beslenmiyordu.

Orta saha çalışmazsa, kanatlar kendi kafasına göre al gülüm ver gülüm futbolu oynarsa, zaten başarı da gelmezdi, zaten de gelmedi.

Dediğim gibi biz Galatasaray’dan ziyade, neler yapalım da bu maçı alalım.

Bu maçtan çıkarılacak beraberlik bile bizim bundan sonra oynayacağımız maçlara daha moralli çıkmamızı sağlar.

Bundan sebep, bir de üç puanla İstanbul’dan ayrılırsak, mükemmel ötesi bir atmosfere gireriz.

Bizim için her şeyden önce morale ihtiyacımız var.

Moralsiz bir takımın başarılı olması da kaçınılmaz.

Bu maç aynı zamanda Samet Aybaba’nın, Fatih Terim ile sınavı olacak.

İki kurt teknik direktör taktik savaşında karşı karşıya gelecek.

Daha çok çalışan, daha çok isteyen ve sabırlı olan sahadan avantajlı ayrılacaktır.

Galatasaray’a karşı korkusuz, geri çekilmeden oynarsak, emin olun kazanmamız içten bile değil.

İsimden korkmayalım ve kazanmak için tüm gücümüzü sahaya yansıtalım.

İnanmak, başarının yarısıdır.

Çok iyi bir takımımız var, her ne kadar da geç teknik direktör değişikliği yaşanmış olsa da Samet hocanın elinde çok önemli isimler var.

Bireysel futbolu bir yana bırakıp, takım halinde oynarsak, bu maçtan umduğumuz sonuçla ayrılırız.

Dediğim gibi hafta içerisinde Galatasaray maçıyla alakalı yazdık, çizdik, lafı çok fazla uzatmıyorum, bu maçı alacağız başka yolu yok, diyerek köşeme son veriyorum, Allah’a emanet olun…

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
27Oca

Ceza şart oldu

26Oca

Ne ekerseniz, onu biçersiniz

25Oca

Fenerbahçe'yi yeneriz...

21Oca
20Oca

Dan Dan Dan...