EĞER BAŞARILI OLMAK İSTİYORSAK…


Kayserispor’da, Sportif bir şeyler yazıp çizmek istiyorum, ama ne yazık ki, istenmeyen, abartılan, camiaya zarar veren gelişmeler yaşanıyor.

Ne demek istediğimi ‘Arif’ olan anlar diyerek, detaya girmiyorum…

Bizim mantığımızda ‘Kol kırılır, yen içinde kalır’ var, böyle de olmalı.

Şimdi, Kayserispor’da, en belirgin eksik ‘ Takım olmakta’ çok fazla yol alamadığımızdan kaynaklanan bir durum söz konusu…

Kulüp içinde yolunda gitmeyen bir sürü sorun var…

Yönetim anlamında şu ana kadar iki tane istifa var, birisi Mustafa Tokgöz’ün, ikincisi de Süleyman Akın’ın, gidişi…

Mustafa Tokgöz, sessiz, sedasız ceketini aldı ve gitti, kulüpten ne bir teşekkür ne de gitmesini engelleyecek bir yazı yazıldı.

Süleyman Akın da başarısızlıktan dolayı eleştiride bulunmuş, yönetiminde tepkisizliği sonucu istifa verildi. Akın, ne hocanın ne de sportif direktörün bu konuya değinmediğinden ötürü gitmiş olması gündem dahi olmadı.

Büyük Üstat, Necip Fazıl Kısakürek’in, bir sözüyle konuya devam etmek lazım geldi, “ Yola çıktıklarını yolda bulduklarına değişirsen; hem yolunu kaybedersin, hem dostunu.”

Ne kadar da anlam içeriyor değil mi?

Yola kiminle çıkıyorsunuz?

Ve sonrasında yolda bulduklarınız ile dostlarınızı değişerek, büyük bir yanlışa doğru ilerliyorsunuz.

Hem yolunuzu kaybediyorsunuz, hem de dostunuzu!

Mustafa Tokgöz ve Süleyman Akın’ın, bu kulübe kattığı değerleri göz ardı etmek, gittikten sonra  umursamamak, ne kadar da büyük bir yanlış.

Şu an belki, sıcağı sıcağına bunun farkında olmayabilirsiniz, ama Allah korusun, bu takım küme düşerse, o zaman hem kulübe, hem kendinize, hem de dostlarınızın değerini anlayabilirsiniz!

O zaman iş işten geçer…

Testi kırılmadan önce uyarıyor, öngörülerimizi yazıyor, çiziyor ve söylüyoruz.

Şu ana kadar illaki bizim de yanlışlarımız, eksiklerimiz oldu.

Sonuçta insanız, hata yapacağız, önemli olan hatalardan ders çıkarmak…

Evet, Tokgöz dedik ve gönlü Kayserispor için çarpan bu yürekli insanın son paylaşımına dikkat çekmek istiyorum.

Sayın Tokgöz’e hem katılıyor, hem de katılmadığım yönlerini belirtmek istiyorum.

Sayın Tokgöz, “Bugün keşke yaşanmasaydı dediğimiz olaylar ilerde çözülmez bir bağın sebebi olur.

Kulübün, bugünkü puan durumu, borç yapılanması gayet iyi durumda. Bayram Bektaş istifa mı? Hoca değişikliği bir başlarsa sonu gelmez. Ama Uyarılar yapılsın! Hatay maçı beklenmeli çünkü arkası milli ara” diye sosyal medya hesabından uyarıda bulunuyor.

Sayın Tokgöz, Asbaşkanlığı döneminde görevini en iyi şekilde yaptı ve halen bu takımın daha iyi olması için fikir paylaşımında bulunuyor.

Detaya girecek olursak, kulübün borç yapılanmasından, durumun iyi olduğunu söylüyor.

Bayram Bektaş’ın istifasının şu an itibariyle doğru olmayacağını, ama gereken uyarıların yapılacağından da bahsediyor. İstifanın erken, olacaksa dahi Hatay maçının beklenmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Kulübün borç yapılanması konusunda kendisine katılıyorum, ama alınan 6 puanın nasıl kazanıldığını görmek elzem.

Yine Bayram Bektaş’ın istifası yönünde Sayın Tokgöz’e, katılmıyorum. Uyarı ile nereye kadar gidebilirsiniz ki?

Şu ana kadar 5 maç oynanmış ve tek net gol pozisyonunuz yok. Bunu düzeltebilecek adam, şu ana kadar bir şeyler yapardı.

Yani Çaykur Rize maçında da yenilsek bile, hoca dursun mantığı var.

Hadi tamam diyelim, bunun telafisini nasıl yapacağız?

Sayın Tokgöz, şu ana kadar yöneticilik görevinde bu takıma çok şey katmıştır, halen de yönetimde olmamasına rağmen fikir veriyor, destek oluyor, buna da tamam, ama sorun sadece Bayram Bektaş’lık değil ki!

Onu buraya getiren, transferleri yapan ve kulüpte sorumluluk almayan Bülent Bölükbaşı’nı da görmek gerekiyor.

Bu kulübün daha iyi olması yönünde kim elinden geleni yapıyorsa, şu an yapsın, lafta kalmasın…

Bu takım büyük bir değişiklik olmazsa, uçuruma doğru gider, dün de belirttim milyonda bir şekilde kümeden düşme kaldırıldı, bu nimetin değerini bilelim, ortak akıl için herkesle istişare yapalım…

Sayın Süleyman Akın için de bir şeyler yazmak istiyorum. Akın, toplamda 26, yönetim içinde de 4 yıl görev yaptı.

Herkes gibi eksikleri vardı, hataları vardı, ama o da Tokgöz gibi elinden geleni yaptı, Kayserispor için yapmadığı fedakarlık kalmadı. Doğruları, eksik ve hatalarının yanında söz dahi edilemez. 

Belki, milyonlar vermedi, ama taraftarla Kayserispor yönetimi arasında müthiş bir bağ kurdu, sonradan bu bağ zedelendi, ama sonuçta her zaman dediğim gibi ‘Biz olduk’. Kayseri’de taraftar sayısı 2 binden 25 binlere kadar çıktı.

Bunda Ahmet Dirgenali ve Süleyman Akın’ın payı çok büyük.

Sonuç olarak, Tokgöz ve Akın’ın gidişi hayra alamet değil.

Eğer, başarı ve istikrar gerekiyorsa, bu insanları kazanalım, şehirde bütünlük sağlansın.

Sen gel, sen git, sen istifa et gibi eylemler kimseye bir şey kazandırmaz.  

Şahsi çıkarlar yerine Kayserispor’u düşünürsek bu memlekette kimse sırtımızı yere getiremez…

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
15Oca

Bir Bilmecem var gençler...

14Oca
12Oca

Hayaller Paris, gerçekler...

11Oca
08Oca

Aynı çukura düşmeyelim