Daha büyük marka yok! - Hakan Çiftci

Daha büyük marka yok!


Trabzonspor ile yarın Ziraat Türkiye Kupası yarı final rövanş maçında karşılaşacağız.

Bu karşılaşma öncesinde şehirde Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyüklıç ve Kapalı Kale dışında herhangi bir hareket göremiyorum ne yazık ki.!

***

Süper Lig’in 25. Hafta mücadelesinde ve kupa maçlarında iki kez Trabzon’a gitme fırsatım oldu.

Şehrin girişinden çıkışına kadar Trabzonspor bayrakları donatılmış.

Bayraklar abartısız söylüyorum, toplamda 500 km var desem, az demiş olurum.

Şehirde inanılmaz bir hava var.

Trabzon’da geziyor isen, her an Trabzonspor’u görebiliyorsun.

Zaten Trabzon halkının Trabzonspor’a bakış açısını anlatmaya gerek yok!

***

Peki biz de nasıl?

Ne yazık ki, Avrupa’ya giden yolda tek şansımız olan kupa maçı öncesinde şehirde inanılmaz bir sessizlik var.

Sayın Memduh Büyükkılıç ve Kapalı Kale dışında bir hareketlilik yok.

Bunlar dışında Sarı-Kırmızı renklere ait tek bir bayrak dahi yok!

Eskiden kurum, kuruluş, esnaf herkes bayrak asardı.

Bari bugün yapılsın, kale duvarları, şehrin merkezi, giriş ve çıkışlar sarı-kırmızılı bayraklarla donatılsın!

***

Bir tane Kayserisporumuz var ve ona sahip çıkalım.

Tramvaylarda maç günü ‘Haydi Kayserispor’a desteğe’ gibi yazılar yazalım.

Geç kaldık, ama şehri maç havasına girdirelim...

***

Gerek sanayisi, iş insanları ve siyasetçileriyle emin olun şampiyonluğu biz de hak ediyoruz.

Lig şampiyonluğu kolay iş değil, fakat kupada şampiyonluk neden olmasın ki?

Bunu 2008 yılında başardık, bu senede elde edebiliriz.

Ama, öncelikle futbol şehri olmamız gerekiyor.

Kısa vadede gelen başarılar, askıda kalıyor...

Trabzon’a gidin, bir tane farklı bir takım tutan vatandaş göremezsiniz!

Ama, Kayseri’de ne yazık ki, Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş hayranlığı daha ön planda.

Önceliğin memleket meselesi olması gerekiyor.

3 büyüklerin maçlarında bu hayranlığı daha çok görüyoruz.

Bizim maçlarımızda stat daha çok doluyor.

Normal maçlarda bu kalabalığı göremiyoruz.

Bu çok acı bir olay!

***

Trabzonspor Kayseri’ye geldiğinde psikolojik olarak bu maçın önemini görsün!

Burada şunu belirtmek de yarar var, Sarı-Kırmızılı bayraklarla da kalmamalı bu işler!

7’sinden 70’ine Kayseriliyim diyen ve bu takımın başarısını isteyen her kim varsa, bu takıma sahip çıksın.

Örneğin, bu sevdanın aşılanması adına yeni doğan bebeğe Kayserispor zıbını hediye ederek başlayalım.

Bu örnekler çoğaltılabilir.

***

Trabzonspor sevdası sonradan çıkmadı.

Şehir tamamen Trabzonsporlu doğmuş.

Minibüsleri, iş yerleri akla gelebilecek her yer bordo-mavi renklere bürünmüş.

Bunlar örnek alıp, hayatımızın her bir anına Kayserispor sevdası yerleştirmeliyiz.

Kayseri’ye gelen bir vatandaş, bu takımın renklerinin sarı-kırmızılı olduğunu görmesi gerekiyor.

***

Lafı çok uzatmaya gerek yok, Kayserispor’un yarın maçı var.

Bugünden başlayarak, önce gidip bilet alalım, ardından da şölen havasında takımımızı karşılayıp moral verelim.

Stada gidince de 90 dakika boyunca hiç susmadan tur için desteğimizi esirgemeyelim.

Yazımın başında da belirttim, bir tane Kayserisporumuz var.

Bu takım, Kayseri’nin en büyük marka değeridir, kendi evladımıza sahip çıkalım.

***

Ulaşım büyük ihtimal ücretsiz olur, ama her ne olursa olsun, maça giderek, takımımızı destekleyelim.

Bilet fiyatları da çok uygun,daha ne olsun?

38 yıl sonra şampiyon olan kardeş takımımızı alkışlayarak, maça başlayalım.

Yeneriz, yeniliriz, eleriz, eleniriz, sonuç ne olursa olsun, Trabzonspor bizim kardeşimiz.

Futbolcu kardeşlerimiz, sahaya çıkıp, aslanlar gibi mücadele versin, terinin son damlasına varıncaya kadar akıtsın.

Bizler de Kayserisporumuza destek verelim.

***

Adam akıllı bir yapılanma ile biz de 10 yıl içinde Trabzonspor’un elde ettiği başarıya ulaşalım!

Neden olmasın ki?

Son olarak sarı-kırmızılı formaları giyelim, başka bir yere söz vermeyelim.

Finale kalırsak, 5 yıllık maddi manevi kaybımızı telafi edebiliriz.

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
28Haz

Çok güzel oldu

26Haz

Vali Gökmen Çiçek...

25Haz

Emre Demir örnek olsun…

23Haz

Atan ve tutan…

18Haz

İyi ki olmamış...