BAYRAM BEKTAŞ İSTİFA EDECEK Mİ?


Kayserispor, olmazsa olmaz bir maçta Sivasspor’a sahasında 3-1 mağlup oldu…
Koronavirüsten dolayı 3 futbolcumuzdan yararlanamadık, bir de sakatımız vardı, bunlar bahane mi tabiki de hayır!
Ligde 5. maçımızı oynadık ve halen net gol pozisyonumuz yok.
Kazandığımız iki maç var ve haricinde yediğimiz 8 gol var.
Kalemiz evlere şenlik, pozisyon üzerine pozisyon yiyoruz.
Bu maçta Attamah ve Lopes’in yokluğunu fazlasıyla çektik, Allah var, bunlar olsaydı, durum çok daha farklı olurdu.
Ama hoca bu oyuncuların yanı sıra yine macera aradı.
Alternatifi olan oyuncuların yerine kendince kahramanlık tasladı ve sağda Hasan’a, solda ise İlhan Parlak’a şans tanıdı.
Forvete tek bir ortamız bile yok.
Denenmişi yeniden denedik ve boyumuzun ölçüsünü aldık.
Maçtan bir gün önce evdeki hesap diye yazı yazmıştım, ne yazık ki tutmadı.
Sivasspor’a 3-1 kaybettik, bu maç tarihi bir hezimetle de sonuçlanabilirdi.
Birileri Bayram hocaya maça nasıl başlanır, nasıl taktik verilir diye anlattın diyeceğim, ama BAY haftasına girdik.
Hoca, belki bir hafta daha baskılardan kendince kurtulabilir, ama Çaykur Rize deplasmanından galibiyet ile dönmezsek, hoca ilk uçakla memleketine dönsün, biraz iyimserim değil mi, bana kalsa Alanya maçı sonrasında gitseydi çok daha iyi olurdu.
Bu maçta eğer hoca sürpriz yapmazsa kazanabiliriz, ama futbolcuların ne yapacakları da önemli diye yazmıştım.
Evet, oyuncuları yerlerinde oynatmayan, yine macera arayan bir Bayram Bektaş’tan bahsediyoruz.
Nereden bakarsanız bakın, durum içler acısı.
Bu takıma, bunca nimet, ayaklarının önüne serilmişken, neden bile bile lades olduk?
Süper Lig’de, milyonda bir olacak şekilde kümeden düşme kaldırıldı ve belki de Kayserispor’un uçuruma düşmesi engellendi, ama bunu anlamayan, ne olursa olsun, ben gider başka takımda görev yaparım diyen güruh, takımı bu hale getirdi.
Maçta ne atak yapabildik, ne taktik vardı, ne orta, ne ara pas, nu şut, ne de hırs.
Maçın belli bölümlerinde kıpırdanmalar oldu, ama hoca Alanya maçında olduğu gibi rakibi izlemiş, ama kendi takımını izlememiş desem kimse itiraz etmez…
Elinde Pedro Henrique ve İlhan Depe gibi kanat oyuncuların varken, maceraya atılır da Hasan ve İlhan Parlak’tan orta beklersen, pres beklersen, rakibi kanatlardan durdurmak beklersen, başka bir fotoğraf çıkmaz karşına.
Yazılacak, çizilecek o kadar şey var ki, neresinden devam edeyim bilmiyorum.
Ya bu hoca işi bilmiyor ya da kendisi eleştiren herkes işi çok iyi biliyor.
Çok mu iddialı oldu, evet iddialı oldu.
Hocanın, şu an için yapacağı tek şey, Kayserispor’da istediğim şartlar oluşmadı, daha fazla zarar vermemek adına gidiyorum demesi en isabetli karar olur.
Artık, şu saatten sonra bu dikiş tutmaz.
Hocaya karşı olumlu yorum yapan göremedim, hatta ve hatta Twitter’de bile gündem, Bayram Bektaş istifa diye şeklinde oluştu.
Futbolcuların dilinden, ruhundan, taktikten, transferden, eleştirilerden, ön görüden anlamayan birisinin bu takıma çok şey katamayacağı kanısındayım.
Bu hocadan köy de olmaz kasaba da.
Olan Kayserispor’a ve Kayserispor’a gönül verenlere oluyor.
Başkan ve yönetimde en az o kadar yıpranıyor.
Gelin, ortak fikir olan önce hocadan, ardından da Bülent Bölükbaşı’dan bu takımı kurtaralım.
Maçtır bu, kazanırsınız, kaybedersiniz, ama futbolcular bu teknik heyeti istemiyor, halen anlamayan var mıdır acaba?
Dedim ya, yazılacak çok şey var, ama problemi haftalardır söylüyorum, yazıyorum, çiziyorum, başarı da başarısızlık da Bülent Bölükbaşı’na yazar.
Bülent Bölükbaşı, yine Berna Gözbaşı’na bir şeyler söyler ve kendini kurtarır, Bayram Bektaş’ı gönderir, yine zaman kazanır ne de olsa Kayserispor’da kimse işine karışmıyor.
Sezon başında ilk yazımda belirttim, transferde tek yetkili olan Bülent Bölükbaşı ya kral olur ya da beceriksiz diye.
Uzun lafın kısası, takımı bilmeyen, futbolu bilmeyen insanların kaldıracağı bir yük değil Kayserispor.
İyi futbolcu demek, iyi teknik direktör anlamına gelmiyor.
Hayatında yardımcı antrenörlükten fazlasına gidemeyen Bülent Bölükbaşı’nın, Sportif Direktörlüğünden de başka bir şey beklenmez, diyerek yazıma son veriyorum.
Son dedim, ama Berna Gözbaşı gibi bu takıma büyük katkı sağlayan bir şahsın, bu duruma düşürülmesine çok içerliyorum. Berna Başkan masaya yumdruğunu vurmazsa, tepkiler kendine döner. 
Berna başkan, Erzurum yenilgisi sonrasında ‘Gerekenler yapılacak’ demişti.
Herkes Bayram Bektaş ve Bülent Bölükbaşı gider diye bir beklentiye girmiş ardından da Fernandes, Aziz ve Alibec transfer edilmişti. 
Bu kez ne gerekiyor belli!
Kayserispor’u borç batağından kurtaran ve büyük fedakarlık yapan Berna Gözbaşı’nı, bu durumlara sokan Bülent Bölükbaşı’nın gitmesi için halen ne bekleniyor, anlamış değilim, yarın da bu konuya değineceğimi belirterek, yazıma son veriyorum.

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
06Mar

Macera aramazsak...

06Mar

Sakın ha!

05Mar

Bu Uğur’la ligde kalırız

03Mar

Galip gelmenin sırrı

02Mar

Kayserispor olmasaydı...