• Ziya Eren “İçerde” mi?

    Ben demiştim demek istemiyorum, ama gerçekten de dedim ve çıktı.

    10:16:11 | 2016-11-22
    Hakan ÇİFTCİ
    Hakan ÇİFTCİ      hakanciftci38@hotmail.com

    Ziya Eren, bizzat başkan olmadı ve gölge başkan olarak kulüple alakasını kesmedi.
    Ziya Eren, kendi başkanlığında kulüp menajeri olan Nuhkar Rüzgar’ı, gizliden destekleyerek, sözde Erciyesspor’u kurtaran adam oldu.
    Zaman tüneline gidelim ve Ziya Eren’in, gıyabında başkan seçilip, sarfettiği sözleri hatırlayalım.
    Eren, 25 Temmuz 2016 tarihinde, şu açıklamayı yapmıştı: “Bugün yapılmış olan 2. Olağan Genel Kongremizde genel kurula katılmış olan başta divan heyeti olmak üzere tüm katılımcılara ayrı ayrı teşekkür ediyoruz. Bu arada bizi tekrar aday gösterip gıyabında seçilmemize vesile olan, gerçekten bu kulübe gönül vermiş kulübün geleceğini düşünerek bu işi yapmış olduklarına inandığımız delege olan kulüp personeline de ayrıca teşekkür ediyoruz” demişti.
    Eren, konuşmasını şu şekilde sürdürmüştü: “Arkadaşlar kongreye katılmadık bu bir mesajdı kimse görmedi. Aradan geçen 1 aylık süre içerisinde hiçbir Allah’ın kulu ‘ne yapıyorsunuz’ demedi. Aradan geçen 1 aylık süre sonrasında bugün yine kongremiz vardı, olağan kongremiz, bu kongreye yine katılmadık. Bu süreçte iletmemiz gereken mesajları yönetim olarak fiili, sözlü kendilerine bilakis ilettik, ‘Bu işte yokuz artık’ dedik. Fakat herhalde inanılmadı.”
    Burada Ziya Eren, “Arkadaşlar” derken, kimden bahsediyor olabilir? Çok esrarengiz bir gönderme!
    Evet, her şey yanılır, ama tarih yanılmaz!
    Daha önceden söylediğiniz kelimeler, bir gün gelir sizin önünüze konulur!
    Zaman tünelinde konuşmanın devamında bir çok söz sarfedildi, ama ben özellikle ve özellikle Eren’in, “Artık, bu şehrin delisi olmaya niyetimiz yok” sözüne takılmıştım. Neyse konu dağılmasın, Eren’in, konuşmasından devam edelim. Eren, “Ama bu saatten sonra memleketin delisi olmaya artık niyetimiz kalmadı, bitti. Bu takım ve bu şehir bunu hak etmiyor, 80 milyonluk ülkeye Kayseri’yi güldürmeye hiç kimsenin hakkı yok. Bundan sonra top bizden çıktı. Şehrin ileri gelenlerine bu topu bırakıyoruz. Artık karar kendilerinindir. Bu kulübün geleceği bu şekilde devam ederse benim gördüğüm kadarıyla kayyuma gider arkadaşlar. Onu da kim içine sindirebilir? Bu kulübe hala kimse sahip çıkmıyor. Kulüpte çalışan personel bizi aday göstermemiş olsaydı bugün burada kayyum heyeti olurdu. Bunun da hesabını verecek olan bizler değiliz. Biz derhal olağanüstü kongre kararı alıyoruz. İstifa etmenin bir anlamı yok, istifa ettik yine aynı şey. Bugün dernekler masasına iletilecek olan yazıyla birlikte yarın olağanüstü kongre kararı alıyoruz. Yine olağanüstü kongre kararında biz yönetime talip değiliz ve aday olmayacağız. Yine bugünkü gibi olursa aday değiliz. Dolayısıyla olağanüstü kongrede valilik herhalde kayyum heyetini tayin eder” sözlerini de eklemeden geçemeyeceğim.
    Ziya Eren, dün yapılan genel kurulda her ne kadar da yönetimde olmasa da, kendi ekibini kurtarıcı edasıyla yönetime seçtirdi.
    Bunu nerden biliyorsun, diye sorarsanız, oğlunun yedek üyelerde ve kendine yakın insanların listede olduğunu görünce söylüyorum.
    Zaten, kendisini de çıkıp, bu sözler “yalan” demez!
    Ziya Eren, gerçekten de bırakmak istiyor muydu, ya da blöf mü yapıyordu, tartışmaya açık, ama bu şehirle kimsenin dalga geçmeye hakkı yok.
    Daha önceki yazılarımda Ziya Eren’in, emeğinin inkar edilmeyecek kadar büyük olduğunu, en büyük hatasının tek adımlık olduğunu defalarca yazıp çizmiştim.
    Ziya Eren’in, kulübü sözde bırakmak istediği zamandan bu yana geçen sürede 3 tane aday çıktı. İkisi reklam peşinde olan insanlardan oluşurken, diğeri de Kayseri Erciyes Taraftarlar Derneği Basın sözcüsü Mehmet İncialan oldu. İncialan, gerçekten de yönetimini oluşturmuş ve sırf kulübün kapısına kilit vurulmasın, 84 yıllık tarih heba olmasın diye taşın altına bırakın elini, bedenini koşmuştu. Nitekim de öyle oldu. İncialan, daha önce “Eğer aday çıkmaz ise, kulübü alacağız” diye avazının çıktığı kadar bağırmıştı. Maksat, yönetimi almak değil, kulübün kapatılmamasıydı.
    Beklide Ziya Eren, kulüp sırf İncialan’a kalmasın diye mi gölge başkan olarak, geçici bir yönetim oluşturdu, ilk aklıma gelende bu oldu.
    Bunun yanı sıra bu çalkantılı günlerde Erciyesspor Kulübü Onursal Başkanı Memduh Büyükkılıç’ın, sessizliği dikkatlerden kaçmadı.
    Büyükkılıç, ne bir açıklama yaptı, ne de olaya mudahil oldu. Büyükkılıç’ın yanı sıra, Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki’nin de Erciyesspor’a karşı sessiz kaldığını gördük.
    Her neye, bu takım -2 puanla can çekişiyor. Kayyım ekibi, yönetime başkan oldu desem sanırım abartmış olmam. Nuhkan Rüzgar, son derece efendi ve kişilikli bir insan. Güler yüzle ve işbilirliği ile bu takımın geleceğine dair bir çözüm!
    Bunu canı yürekten söylüyorum, ama topu Nuhkan Rüzgar’ın eline verirler mi bilemem!
    Birde gıyabında başkan seçilen Nuhkan Rüzgar’ın, neden genel kurula gelmediğini çok merak ediylorum. Hani o da derse, “Haberim yok, başkan seçildiml, istifa ediyorum.”
    Hadi moda ya, ondan söyledim!
    Ziya Eren, bile bile lades oldu.
    Şehrin delisi oldu mu bilemem, yalnız yapıması gerekeni 6 ay sonra yaptı onu net bir şekilde ifade edebilirim. Ziya Eren’in, yazımın başında da belirttiğim gibi direkt olarak başkan olmayacağını, Nuhkan Rüzgar’ın başkan olup, gizli destek vereceğini haftalar önce yazmıştım. Dedim ya, ben demiştim maalesef! Madem, kulübü, sırf alacaklarını kurtarmak için bırakmayacağınız belliydi, neden bu çocukları aylardır soğuk suyla duş alıp, evlerine karnı aç gönderdiniz?
    Hani 80 milyonluk ülkede Kayseri’yi güldürmeye hakkınız yoktu?
    Herneyse olan oldu, artık şu saatten sonra önümüze bakmalıyız!İlk iş olarak da transfer yasağının kalması için 5 Milyon TL’nin bir an önce ödenip, ikinci yarıya iyi bir kadro kurup, ligde kalmaya çalışmalıyız. İnanın, daha çok yazmak istiyorum, ama arif olan anlar diyerek, yazıma son veriyorum. Sözün özü, İncialan’ın fendi...




    Etiketler:

    Tümü