• Ülke ve şehir ekonomisi nasıl?

    Ülke ve şehir ekonomisi nasıl?

    19:41:58 | 2016-10-07
    OSMAN ÇİFTCİ
    OSMAN ÇİFTCİ      osmanciftci3800@gmail.com

    En sonda söyleyeceğimi en başta söyleyim sonra da tespitlerimi aktarayım; ülkemizde ekonomik durum iyi değil. Bakmayın siz tuzu kuru goygoy medyasının
    güllük gülistanlık tablolar çizdiğine...
    Makro göstergelerin reel piyasalarda karşılığı nedir derseniz cevabım şu: Piyasalar kan ağlıyor... Bu yazacaklarım tuzu kuruların umurunda bile değil. Ülkenin büyük bir bölümünün açlık sınırının altında yaşam mücadelesi vermesi, piyasaları teğet geçmeyen ekonomik daralma tuzu kuruların gündeminde değil ki umurunda olsun.
    Halkın içerisinden edindiğim izlenimlere bakıyorum; Esnaf siftah edemeden kepenk kapatır oldu...
    AVM’ler tıklım tıklım ama bir de cirolara bakın... Fabrikalarda üretim günü anca kurtarıyor... Hükümet piyasaları rahatlatmak adına SGK ve vergi borçları başta olmak üzere devlete ve kurumlara olan borcu yapılandırıyor ama esnafın, sanayicinin, tüccarın büyük bir bölümünün bırakın geçmiş borçları yapılandırıp
    ödemesini mevcut devam eden borçlarını ödemeye mecali yok. Hükümetin sözünü ettiği teşvik uygulamalarında piyasaları rahatlatacak bir tablo ortaya
    çıkmadı.
    Konut faizlerini devlet bankalarından başka düşüren olmadı o krediyi de alabilene madalya vermek lazım. Tapuda randevusuz işlem yaptıramazdınız bir
    de şimdi gidip bakın. Dolar 3 liranın üzerine çıktı, Avro 3,5 liraya doğru koşuyor. Döviz borcu olanların Allah yardımcısı olsun...
    Akaryakıta yapılan vergi zamlarının ardından dün akaryakıt dağıtım şirketleri ham petrol ve döviz kurundaki artışa bağlı olarak yapmak zorunda kaldıklarını beyan ederek benzinin litre fiyatına 14, motorine ise 12 kuruş zam yaptı.
    Akaryakıta yapılan zam demek iğneden ipliğe aklınıza ne geliyorsa direk ya da dolaylı olarak zam yapılacak demek. Hükümete yakınlığıyla bilinen Memur-Sen
    tarafından her ay düzenli olarak yapılan ‘açlıkyoksulluk’ araştırmasına göre, Türkiye’deki 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı bin 492 TL, yoksulluk sınırı ise 4 bin 252 TL olarak açıklandı. Dar ve orta gelirlinin alım gücü iyice zayıfladı ve kışa doğru işler daha da zorlaşıyor. Karşılıksız senet ve çekler adlı başını gitti...
    Veriler ne çıkar bilmiyorum ama gidişata bakarak şunu söyleyebilirim ki durum hiç iç açıcı değil.
    Dün Yeni Sanayi’de alacak-verecek meselesinden dolayı silahlar konuştu, bir kişi ayağından vuruldu mesela...
    Kayseri Ticaret Odası ve Sanayi Odası FETÖ curcunasının ortasında kalmış piyasanın durumu gündeme bile gelmiyor. Yeni yatırım yapacak adamlara da madalya takmak lazım, çoğu kişi bırakın yeni yatırımı mevcudu nasıl koruyabilirim, elimdekini nasıl batırmadan kurtarabilirim diye çırpınıyor.
    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım’ın bir yandan FETÖ ile savaşıp devlet yatırımlarını sürdürürken piyasalara da rahatlatıcı çözümler bulmaları gerekiyor bu ülkeyi yönetenler olarak. Dün bir okurumuz başka bir mevzudan dolayı bir örnek verdi; “kalbi tedavi ederken
    böbrekler mahvediliyor” dedi. Bu konuya “cuk” oturdu...
    Tamam FETÖ mücadelesi sürsün ama böbrekleri de unutmayın.
    Piyasalar kan ağlarken bankalar ise rekor karlar elde ediyor. Haberiniz var mı bilmiyorum; Bankacılık sektörünün Ağustos sonu net kârı geçen yıla kıyasla yüzde 63 artışla 26.55 milyar TL oldu...
    Yüzde 63... Dile kolay... Bu nedir Allah aşkına?.. Piyasada yüzde 3-5-10 kar elde etmek için çırpınan KOBİ’ler varken yüzde 63 kar elde edildiğine ne diyorsunuz?
    Bankalara “ekonomi nasıl?” diye sorarsanız yüzde 63’lük kar oranına bakarak “çok iyi” demeleri lazım ama kredi alacaklarını tahsil edemeyen, çek ve senet ödemelerini takip eden ve karşılıksız çek ve senetteki artıştan huzursuz olan bankacılarla konuşun bakalım. Hükümet 81 vilayette ekonomiye yön veren
    firmalarla, KOBİ’lerle, esnaf, sanayici ve tüccarlarla derhal toplantılar yapıp reçeteyi yazmalı ve derhal tedaviye başlamalı. Temsilci konumundaki oda, borsa, birlik ve derneklerden benim umudum yok. Onlar arasında FETÖ’cü olmadığını ispat için çırpınan, “olumsuzluğu dile getirirsem hedef olur muyum,
    FETÖ’cü derler mi?” diye sancılananların sayısı az değil zira... Kendi derdindeler... Kapalı çarşıdaki esnaf, OSB’deki sanayici, Millet Caddesi’ndeki tüccar ne diyor ona bakabilen var mı? Sorun neredeyse çözüm de orada...




    Etiketler:

    Tümü