15 TEMMUZUN BİZE ÖĞRETTİKLERİ

Özellikle, 15 Temmuzdan bu yana FETÖ ile yatıp onunla kalkar olduk.

11:21:39 | 2016-11-15
Ahmet Çınar
Ahmet Çınar      ahmet.cinar1907@gmail.com

O kötü gün, perdenin son kez indiği gün olarak tarihteki yerini aldı.
İnsanların beslediği saf duyguların alabora olduğu, talihsiz bir kerte olarak zihinlerimizde yaşayacak o gün.

Nasıl oldu da bu kadar insan kandı bunlara?
Cahilinden okumuşuna, Alt kademesinden en üst kademesine, bürokratından akademisyenine, yürütme erkinden ülkeyi koruma görevindeki askerine, polisine kadar yüz binler, hatta milyonlar.

Sanırım bu insanlar, Alak suresinin ilk ayeti olan ‘OKU’ emrini, Alfabemizdeki ‘’UYU UYU YAT, YAT YAT UYU’’ sözleri ile karıştırarak uyudular. İşin içinde de din olunca derin bir uykuya daldılar.

FETÖ’cüler din yerine hep maddi şeylerle uğraştılar. O yüzden HİMMET, onların en sık kullandıkları kelime idi.

Sülün Osman ve son dönemin çarpıcılarından Selçuk Parsadan gibi biri, binlerce insanı çarptıktan sonra FETÖ’den de para sızdırmaya karar vermiş. Epey uğraşıp bir dernek adına randevu aldıktan sonra FETÖ’nün yanına gitmiş ve hemen konuya girmiş:
-Hoca efendi hazretleri, ruhaniler için 100 sene bile çok kısa bir süredir değil mi?
-Tabi evladım, bir saniye gibidir.
-100 bin Dolar da aynen 1 lira gibidir değil mi efendim?
-Tabi evladım ruhaniler için öyledir.
-O zaman bizim derneğe maddi destekte bulunur musunuz?
-Tabi evladım, bir saniye.. Demin dedim ya, o bir saniyeyi bekleyeceksin.

FETÖ bir kış günü Pennsylvania’da arabasıyla dolaşıyormuş. Birden direksiyon hakimiyetini yitirip başka bir arabaya çarpmış. Bir de ne görsün, öteki arabadan rahip kıyafetli bir zat inmiş ve demiş ki:
-Mala gelsin, cana gelmesin kardeşim, bu Tanrının bize bir lutfudur. İkimize de bir şey olmadı.
FETÖ rahibi hiç dinlemeden kendi arabasına koşmuş, Amerikalı siyasiler için hazırlanmış hediye paketlerinden bir şişe rakı ve tek bir kadeh çıkartmış. Rahibe demiş ki:
-Muhterem peder, bu olayın şerefine içelim, buyurun önce siz için.
Rahip dolu kadehi bir dikişte bitirmiş ve FETÖ’ye demiş ki:
-Buyurun kadeh kaldırma sırası sizde kardeşim.
FETÖ hemen kumpasını açıklamiş:
-Kaza tesbiti ve alkol muayenesi yapacak trafik polisi gelsin, sonra içerim muhterem peder demiş.

Adamın birisinin İstanbul Fatihte bir restoranı varmış.
Bir gün bu restorana bir cemaatin ünlü bir hocası gelmiş, yemiş, içmiş. Hesap ödemek isteyince, restoranın sahibi:
-Kıymetli hocam, benim cemaatlere saygım var, sizden hesap almam.
O hoca da ertesi günü restorana adamın jestine karşı hediye olarak bir takvim ve ajanda göndermiş.
Başka bir gün, restoranın sahibi başka bir cemaatin hocasından da para almamış. O hoca da ertesi günü restoran sahibine hediye olarak çok kıymetli bir tesbih göndermiş.
Derken bir gün, restorana bir Fetullahçı gelmiş. Adam çok saf ve iyi niyetli olduğu için ondan da para almamış.
FETÖ’cü hoca ertesi gün restorana ne göndermiş biliyor musunuz?
Dört tane Fetullahçı hoca..

FETÖ’cü abilerden birisi, yolda bir şakirde rastlamış. (Şakirt kelimesini Fetullahçılar sık kullanırlar. Şakirt; Okuyan, ezberleyen, Kur’an talebesi anlamına geliyor.)
-Ne o kardeş, son günlerde sohbetlere hiç gelmiyorsun?
-Hocam, orada çok riyakar insanlar var da onun için.
-Olsun evladım, bir tane daha fazla olsa ne çıkar?

Bu son diyalog olayı özetlemeye yetiyor sanırım.




ETİKET :  

Tümü