SURİYE VE AHALİ MESELESİ

SURİYE VE AHALİ MESELESİ

16:23:41 | 2016-07-15
Cafer ZENGİN
Cafer ZENGİN      zen2338@hotmail.com

Derdi, tasası olmayan…

Menfaati için mevzu coşturan…

Davası her daim hava olan…

Bir villa ya da bağ- bostan sakini edasıyla bu yazıyı kaleme alsaydım;

Ver Allah’ım ver şarkısı çığırırdım...

Söz konusu şarkının nakarat kısmını, asma altında yellenirken gündeme atıfta bulunarak, şu şekilde uyarlardım:

Suriyeliye vatandaşlık…

TOKİ’den ev…

İŞKUR’dan iş...

Acil’den eş…

İşsizlik fonundan maaş…

Ver Allah’ım ver…

Hatta üçte yetmez beş tane…

Beşte yetmez yedi tane…

Ver ver ver… diye de coşardım…

Nasıl olsa villada, bağda etraf geniş, boş atmak bu sıcakta güzel iş.

Zaten dilin kemiği yok, altları kuru, karınları toklar için, menfaat-i saadetlerine zeval gelmesin de bu fani dünyada ondan öte de yol yok!

Şimdi kızıyorum, “Kefenin cebi yok” diyenlere…

Yahu bu kefende bence cep var!

Tıpkı uzaylılar gibi, cep bulundu ama söylenmiyor.

Menfaat uğruna insanlıktan gizleniyor!

Yoksa bu kadar yalan, kılıf ve günahtan kul, kul olsa Allah’tan korkar…

Bu arada yeri gelmişken, meydanı boş bulmuşken bende seslenmek isterim, bize yazan, dertlenen, isyan eden vatandaşlar adına… (Sesimiz olun dedikleri için)

Ataması yapılmayan öğretmenler, boşta gezen mühendis, teknikerler v.s. yani nitelikli vatandaşlarımız ile bütün bunların ışığında haliyle 6 milyon işsiz, yerli, milli vatandaşımız adına;

Ey vatandaş, artık devir değişti, eskiden memlekette her şey Ağa’ya beleşti, şimdi Suriyeliye!

Selam olsun ahaliye…

Bak, geliyor yine üstüme üstüme…

“Harranlı-sendikalı” repliğinden bir cümle...

 

 




ETİKET :  

Tümü