• Öfkeyle kalkmak..

    Öfke, istemediğimiz, hoşnut olmadığımız durumlara karşı verilen temel tepkilerden biridir.

    16:12:13 | 2016-08-30
    Ahmet Çınar
    Ahmet Çınar      ahmet.cinar1907@gmail.com

    Hayatımızın her bölümünde bizi öfkelendiren, moral bozan durumlarla sıkça karşılaşmaktayız.
    Anlayışsız arkadaşlar, işinizi yokuşa süren bireyler, hakaret eden bir üstünüz, dengesiz oda arkadaşınız, trafikte kural tanımaz sürücüler, size her fırsatta baskı uygulayan anne ve babalar ve aşırı hırs, insanın öfke barometresini yükselten nedenlerden bazılarıdır.

    Öfke anında kan basıncımızda yükselme, kalp atışlarımızda hızlanma, nefes alıp vermemizde düzensizlik, aşırı stres ve gerginlik yaşarız.
    Aslında öfkeli anımız, kalplerimizin birbirinden uzaklaşma anıdır biliyor musunuz?

    Hintli bir ermiş, öğrencileri ile gezinirken Ganj Nehri kenarında birbirlerine öfke içinde bağıran bir aile görmüş.
    Öğrencilerine dönüp:
    “İnsanlar birbirlerine neden öfke ile bağırırlar?’’ diye sormuş.
    Öğrencilerinden biri “Çünkü sükunetimizi kaybederiz’’ deyince, ermiş, “Ama öfkelendiğimiz insan yanıbaşımızdayken neden bağırırız?, o kişiye söylemek istediklerimizi daha alçak bir ses tonu ile de aktarabilecekken niye bağırırız?’’ diye tekrar sormuş.

    Öğrencilerden ses çıkmayınca anlatmaya başlamış: “İki insan birbirine öfkelendiği zaman, kalpler birbirinden uzaklaşır. Bu uzak mesafeden birbirinin kalplerine seslerini duyurabilmek için bağırmak zorunda kalırlar. Ne kadar çok öfkelenirlerse, arada açılan mesafeyi kapatabilmek için o kadar çok bağırmaları gerekir.’’

    “Peki, iki insan birbirini sevdiğinde ne olur? Birbirlerine bağırmak yerine sakince konuşurlar, çünkü kalpleri birbirine yakındır, arada mesafe ya yoktur ya da azdır. Peki, iki insan birbirini daha da fazla severse ne olur? Artık konuşmazlar, sadece fısıldaşırlar, çünkü kalpleri birbirine daha da yakınlaşmıştır. Artık bir süre sonra konuşmalarına bile gerek kalmaz, sadece birbirlerine bakmaları yeterli olur. İşte birbirini gerçek anlamda seven iki insanın yakınlığı böyle bir şeydir.’’

    Daha sonra ermiş, öğrencilerine bakarak şöyle devam etmiş: “Bu nedenle tartıştığınız zaman kalplerinizin arasına mesafe girmesine izin vermeyin. Aranıza mesafe koyacak sözcüklerden uzak durun. Aksi takdirde mesafenin arttığı öyle bir gün gelir ki, geriye dönüp birbirinize yakınlaşacak yolu bulamayabilirsiniz.’’

    Ermişin bu sözlerine katılmamak mümkün mü?
    Bizim, bu ve buna benzer konulardada söylenmiş ‘’Öfkeyle kalkan, zararla oturur.’’ özdeyişi, öfkenin ne kadar kötü ve zararlı bir şey olduğunu göstermesi adına iyi bir örnektir.

    -Öfke, rüzgar gibidir, bir süre sonra diner, ama birçok dal kırılmıştır.
    -Öfke, tutuşturulmuş bir ateş gibidir. Her kim ki öfkesine sahip olursa, onu söndürür. Ve her kim onu körüklerse, ilk yanan kendisi olur.
    -Öfke gelir, göz kızarır, öfke gider yüz kızarır.
    -Öfke, insanın lambasını söndüren bir rüzgardır.
    -Öfke ekilen yerden, pişmanlık biçilir.
    Öfkesiz, güler yüzlü ve mutlu günler dileklerimle..




    Etiketler:

    Tümü