Mesela

12:36:24 | 2015-11-01
Sinan Karaoğlu
Sinan Karaoğlu      sinankaraoglu@hotmail.com

Adalet herkese aynı, bilim herkese aynı, özgürlük herkese aynı olmalıdır. Dinin kuralları da öyle, mesela… 

Ahmet’e başka Mehmet’e başka ayet olur mu?

Egemen dine hakaret ederse günah değil, Mehmet ederse günah olur mu?

Hazreti Peygamberimize karikatürle hakaret ne kötüyse, yılbaşı öncesinde Aziz Nikola’yı (Noel Baba, Saint Nicholas, Santa Claus) şeytan görünümünde gazetede baş sayfada resmetmek de o kadar kötüdür.

 

Ben hiçbir hastama görüşünden dolayı, yada sevmediğim için yanlış tedavi uygulamam mesela. 

Düşünsenize böyle bir uygulamayı...

Mesela birisi bana bir para teklifinde bulunuyor (Hayal Ürünüdür, Mesela) bir hastaya yanlış bir işlem yapmam için… ,

Ben bunu yaparsam (Allah Korusun) bunun kiralık katillikten ne farkı vardır !.

Hayatı etkileyen bir meslek olduğu için “doktor” örneğine katil benzetmesi yapılabilir de diğer mesleklere olmaz mı? Olur…

Mesela bir mühendise maddi çıakrlarımıza uygun, demiri çimentosu azaltılmış güdümlü bir inşaat yaptırsak… O inşaat çökünce, kiralık katil benzetmesi yakışmaz mı? Yakışır

Mesela Bir kayyum; bir kuruluşu korumak ve iyi yönetmek yerine emirleri yerine getirerek bazılarını mahvedecek şeyler yaparsa mesela…

Bunun kiralık katillikten farkı var mı?

Mesela Bir Hakim?

Mesela Bir Polis?

Mesela Bir Asker?

Mesela Bir Gazeteci?

Mesela Bir Dernek yöneticisi? ...

Meselaları çoğaltabiliriz…

 

Malesef Ülkemiz ilkesizlikten kaybediyor, Malesef…

Adalet herkese aynı, bilim herkese aynı, özgürlük herkese aynı olmalıdır. Herkese bir kulp takarak kuralları (adalet, bilim, özgürlük herhangi bir konuda) değiştirir ve herkese farklı uygularsak, bir gün bize de bir kulp takıp adaleti değişik uygulayabilirler. Bir gün bize bilerek yanlış bir ameliyat yapabilirler, bir gün özgürlüğümüzü kısıtlayabilirler. 

 

Yani benim güzel ülkem:

herkes işinde adaletli olmalı,

kural neyse hakkaniyetle uygulamalı... Birine uyguladığı kural neyse aynısını hiç tanımadığı bir başkasına, hatta tanımamayı bırakın tanıyıp da sevmediği birisine bile aynen uygulamalı.

Birilerine yaranmak için değil. Çıkar sağlamak için değil, işini yapınca kazanç elde edilmesi farklı bir konu. Ona meslek denir, ben ameliyat yapınca para kazanıyorum mesela, bu benim işim. Ama hastam iyi olmalı o ameliyatın sorasında… hastamın iyi olmayacağını bile bile bir ameliyat yapıyorsam (buna tıp dilinde yanlış ya da hatalı endikasyon deniyor) bunun tekrar söylüyorum; bilerek yapılıyorsa, her hangi bir maddi ya da sosyal bir çıkar uğruna yapılıyorsa KİRALIK KATİLLİKLE BİR FARKI YOK bana gore… Yanlış anlaşılmamak için vurgulamakta fayda var tekrar; herkes hata yapabilir, ben de yapmışımdır, yaptım da… ama hep muhasebesini de yaptım, tekrar yapmamak adına. Allah affetsin, Hastalarım da, çocuklarım da, karım da, annem, babam (Rahmetli), kardeşlerim de, arkadaşlarım da.

Ama, çocuklarının, torunlarının yüzüne bakabilmek için…

İnaniyorsa eğer; Allahın huzuruna çıktığı zaman,..

İnanmıyorsa da mutlaka bir değeri vardır hayat görüşünde (İnsanlık, Budha, Manitu, vs. vs) bu değerlerin karşısında vicdanı rahat olabilmelidir. 

Meselalar çoğaltılabilir...

 

“Meselâ bir barikatta dövüşerek

meselâ kuzey kutbunu keşfe giderken

meselâ denerken damarlarında bir serumu

ölmek ayıp olur mu?” Nazım HİKMET

 

Ölsende zaten, değerlerinde sorgulamıyorsan kendini ve o değer çerçevesinde vicdanın rahatsa, sorun yoktur...

Bir gün ölüp gideceğiz zaten…

 

“Yürü bre yalan dünya sana

Konan göçer birgün

İnsan bir ekin misali

Seni eken biçer birgün

 

Yeryüzünde yeşil yaprak

Yeraltında kefen yırtmak

Bastığımız kara toprak

Boyumuzu aşar birgün

 

Gör yastığa düşer başın

Gözlerinde kurur yaşın

Belkide bir can yoldaşım

Kefenimi biçer birgün”     KARAC’OĞLAN

 

Vicdanlarımızın rahat olabilmesi dileğiyle…

 

Sağlıklı günler dileklerimle.




ETİKET :  

Tümü