• HAK ETTİN KADİR EFENDİ...

    HAK ETTİN KADİR EFENDİ...

    10:08:54 | 2016-11-01
    OSMAN ÇİFTCİ
    OSMAN ÇİFTCİ      osmanciftci3800@gmail.com

    Kayseri’nin eski İl Sağlık Müdürü Kadir Çetinkara da FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında açığa alınan doktorlar arasındaydı, son OHAL Kararnamesi ile birlikte meslekten ihraç edilen doktorlar arasında da yer aldı.
    ***
    Bunu nasıl İl Sağlık Müdürü yaptıklarına bir türlü anlam verememiştim, cemaatçi olmasından başka hiçbir özelliği olmayan bir doktordu. 

    aMakama ait olan resmi araca binmiyor saltanat peşinde koşuyor kiralık lüks araç kiralıyordu, 1600 motor araç kiralayabilecekken yönetmelik genelge bilmem ne tanımadan
    2000 motor araba kiraladı... 

    aSağlık Müdürlüğü makamında oturduğunu unutup ilaç firmalarının sponsorluğunda Amerika ve Almanya’ya gitti, gezdi tozdu...

    aAile Hekimliği uygulamasında Kayseri pilot il olmasına rağmen Kayseri’de durum tespitini layıkıyla yapamadı sonuçta Aile Hekimliği uygulamasında Sağlık Bakanlığı’nın o dönemde yaptığı araştırma Kayseri’nin Mardin’den sonra memnuniyet oranı en düşük 2. il olduğunu ortaya koydu. Aile Hekimleri’nin bilgisayar işlerini Mavi Ay firması üzerinden kayınbiraderine Emir Bilgisayar’a yaptırdığı o dönem konuşuldu ama ne araştıran oldu ne soruşturan...

    a Kayseri’den toplanan himmetlerle Nijerya’da yapılan FETÖ’nün hastanesinde doktorluk yapmaya devam ettiği söylenen dönemin Doğumevi Başhekimi Lokman Çam’ın usulsüzlüklerini görmezden geldi...

    Nijerya’daki hastane için FETÖ’nün talimatıyla Nijerya’da zorunlu ikamet eden doktor yine onun döneminde Kayseri’de Doğumevi Başhekim Yardımcısı oldu...

    aKayseri Doğumevi’nde yenidoğan yoğun bakım ünitesi yokken varmış gibi SSK’ya faturalar kesiliyorken o ayakta uyuyordu... Faturalar Bakanlık incelemesi sonucu iptal edildi.

    Fatura kesilebilmesi için yenidoğan yoğunbakım ünitesinde 1. basamak 2. basamak ünitesi gibi niteliklere haiz ünite olması gerektiğinden bahsedildiğinde kameralara “biz hastalar arasında ayrım yapmıyoruz, zengin fakir ayrımı gibi 1. basamak, 2. basamak, 1. sınıf 2. sınıf ayrımı yapmıyoruz.” diyecek kadar yönettiği
    kurumdan bihaberdi...

    aŞahsına ait kullandığı otomobili Kayseri’de faaliyet gösteren bir özel hastane adına kayıtlı çıkmıştı... Bunlar bir çırpıda aklıma gelenler. 

    Dönemin AK Parti İl Başkanı Mahmut Cabat sahip çıkılacak biri olmadığını anlayana kadar çok korudu kolladı. Sonunda işgal ettiği makamın hakkını vermedi, veremedi ve silinip
    gitti...
    ***
    Bu arkadaş Sağlık Müdürlüğü makamında oturuyorken Kayseri Aile Hekimliği konusunda pilot il olmuştu. Yani Kayseri’de Aile Hekimliği uygulaması denenecek eksik gedik tespit edilip tüm illerde ona göre uygulamaya konulacaktı. Ama bu arkadaşın Sağlık Müdürlüğü ile alakası olmadığı
    için hiç oralı olmuyordu. Öyle ki Aile Hekimleri Derneği sorunları tespit edip rapor sunduğu halde raporu okumuyordu bile... İl Sağlık Müdürü olarak kendisi
    Aile Hekimliği uygulaması ile ilgili sorunları tespit edip Bakanlığa bildirecek Bakanlık da pilot uygulamada tespit ettiği aksaklıkları dikkate alarak eksiği gediği giderip tüm illerde ona göre işlem tesis edecek... Yapması gereken buydu...
    Aile Hekimleri Derneği’nin hazırladığı raporu bile atmış sümenin altına kendisi cemaatçilik oynuyor, Nijerya’da FETÖ’ye hastane yapılmasına uğraşıyordu. Arkadaş sen Kayseri Sağlık Müdürüsün, ne işin var ulan Nijerya’da? Nijerya demişken Nijerya’da FETÖ’ye hastane yaptıran Kayseri’nin FETÖ yardakçısı
    siyasileri de şimdi FETÖ düşmanı pozlarında salınıp geziyor. O tarihte Aile Hekimleri Derneği, sorunların tartışıldığı toplantı düzenliyor bu arkadaş ona dahi katılmıyor, Nijerya’dan gelen misafirlerini ağırlayıp uğurlamakla meşgul oluyordu.
    O zaman ben aklını başına alsın, işine gücüne baksın, işgal ettiği makamın hakkını versin diye o tarihte Kayseri Haber Gazetesi’ndeki köşemde yazdım, “bırak cemaatçilik oynamayı” dedim ama dinlemedi. Dinlemediğini bir yana koyun benim durum tespiti yaptığım yazımdan ders çıkaracağına gitti “cemaatçi” diye yazdığım için beni savcılığa şikayet etti iyi mi?
    Dönemin Basın Savcısı beni ifadeye çağırdığında “Osman bey yazınızı okudum A’dan Z’ye haklısınız, laf olsun diye şikayet etmiş, ben dava açma gereği duymuyorum” dedi. Savcı Beye teşekkür ettim ayrıldım. Bu arkadaş ikna olmamış gitmiş Boğazlıyan’da Savcı’nın kararını dava etmiş. Şimdi anlıyoruz ki orada da bir FETÖ’cü hakim bulup dava açılması gerektiği kararını aldırmış. Basın Savcısı beni tekraren yanına çağırdı ve Boğazlıyan mahkemesinin verdiği
    kararı anlattı, sonrada “Osman bey burada dava açılacak bir konu yok aslında, bunu daha önce de konuştuk ama Boğazlıyan Mahkemesi nedense böyle bir karar vermiş. Birçok sebebi olabilir ama bana göre hukuki bir dayanağı yok. Şimdi bu karar üzerine dava açmak durumundayız, dava açacağız ama siz hiç endişe etmeyin. Bu yazınızdan dolayı size herhangi bir ceza çıkmaz ama olur ya yanılır şaşırır ceza verirlerse bile Yargıtay’da bozulur döner sonunda kazanan siz olursunuz. Yazınızı birkaç kez okudum burada suç unsuru teşkil edecek hiçbir durum yok, rahat olun” dedi. Ben yazılarımda suç unsuru olmamasına
    olağanüstü dikkat eden bir gazeteciyim. Bilgi vermediğim, fikir beyan etmediğim laf ola beri gele bir yazı yazmamaya gayret ederim. Gazete köşesini de şahsi konularıma alet etmemeye çalışırım. Şimdi bu yazıyı yazarken bile acaba nefsi mi hareket ediyorum diye tedirginim, Allah’a sığınıyorum.
    Derken dava açıldı ve bilin bakalım ne oldu? Yargıtay’da bozulacağı o günden belli olan bir ceza vermek yerine dönemin hakimi bana hiçbir suç unsuru içermeyen yazımla ilgili itiraz yolu kapalı olmak üzere idari para cezası verdi. O ceza da sicilime işledi...
    O dönem avukatlarımızla yazı üzerinde bir çok değerlendirme yaptık, ceza verme ihtimalini göremedik. Olur ya ceza alsak bile Yargıtay’da bozulabileceği emsal nice nice kararlar bulduk. Ama ceza yerine itiraz yolu kapalı idari para cezası alınca Yargıtay’a itiraz edemedik.
    Mahkemeden itiraz yolu kapalı idari para cezası alırsanız mecburen ödemek durumundasınız. O zaman “bu nasıl adalet arkadaş” diye tepki göstermiştik.
    Şimdi anlıyoruz ki muhtemelen o cezayı veren hakim de kuvvetle muhtemeldir ki FETÖ’cüydü...
    ***
    İdari para cezası kararını muhasebedeki arkadaşlara verdik derken muhasebedeki arkadaşımız izine ayrılmış olduğu için para cezası unutulmuş ödenmemiş...
    Bir gün KayTv’de oturuyorum iki kişi pat diye içeri girdi, kimliklerini gösterip polis olduklarını söylediler ve benden kimliğimi göstermemi istediler, ben de gösterdim. Hakkımda tutuklama kararı olduğunu, beni adliyeye götürmeleri gerektiğini söylediler. Şaşırdım haliyle, sebebini sordum söylemediler, “Adliye’de öğrenirsiniz” dediler. O tarihte de Ergenekon kumpası var, bu FETÖ’cüler Zaman Gazetesi’nde, Bugün Gazetesi’nde, Taraf Gazetesi’nde, Aksiyon Dergisi’nde bizimle ilgili “Ergenekon’un yan kuruluşu Tükçü İntikam Tugayı Birliği yöneticisi” falan diye uyduruk haberler yazıp çiziyorlar...
    Bu iftira haberlerle ilgili açtığımız davaların bir kısmını kaybettik bir kısmı da halen sürüyor. Davanın muhataplarından Zaman Gazetesi’nin o dönemde Genel Yayın Yönetmeni olan Ekrem Dumanlı başta olmak üzere birçoğu yurtdışına kaçtı gitti malumunuz. Polisler öyle deyince “herhalde böyle bir iftiraya kumpasa hedef olduk” diye düşündüm.
    Kirli sakallı, deri montlu iki kişinin benim odama apar topar geldiğini öğrenen o dönemki ortağımız Gazeteci Eşref Boyraz ne olduğunu anlamak için polislerin peşinden içeriye girdi... Polis memurlarının tavrı nedeniyle olsa gerek sert bir üslupla “kimsiniz lan siz” diyerek onlara tepki gösterdi. Polis olduklarını bilmiyor
    tabi. O an başka bir durum olduğunu sanmıştı...
    Ben polis olduklarını söyledim, Eşref abi şaşırdı, “hayırdır” diye sordu. Onlarda sert bir üslupla “biz polisiz, Osman Çiftci hakkında tutuklama kararı var adliye götüreceğiz” dediler. Eşref abi de odanın kapısını kapatıp “geçin lan şuraya ne polisi çıkartın lan kimliklerinizi” gibi sert bir üslupla hareket edince polis
    arkadaşlar kimliklerini gösterip ben defalarca sormama rağmen söylemedikleri konuyu Eşref Boyraz’a söylediler; “Yazdığı yazıdan dolayı bir para cezası almış ödenmemiş, hakkında tutuklama kararı çıkmış” dediler.
    Eşref abi de bu işleri bilen adam, “para cezası ise öderiz arkadaş, ne tutuklamasıymış” diye tepkisini sürdürdü. Onlar da “para cezası ödenirse sorun yok” dediler ve beni polis arabasına bindirip adliyeye götürdüler. Öğle arası olmadan Adliye’ye vardık, bu arada Eşref abi adliyeye gidip para cezasını ödedi, hakkımdaki tutuklama kararı da böylece kalkmış oldu... Konunun ne olduğunu söylemeden beni alıp götürseler, tutuklama kararı gıyabinden vicahiye çevrilse yok yere hapis yatacaktım. Tutuklandıktan sonra parayı ödesek de bir anlamı kalmıyormuş. Kulakları çınlasın Eşref abi o anda Hızır gibi yetişti desem yeridir.
    Para cezasını bu gibi bir durumda ödemediği için ve “işlem tesis edilmeden hemen ödersen tutuklanmazsın” bilgisi verilmediği için cezaevine giren tanıdıklarım var...
    O tarihte başımdan böyle de bir olay geçti. Cenabı Allah Eşref abiyi vesile kıldı ve beni korudu Elhamdülillah... 

    ***
    Derken aradan aylar yıllar geçti, bugün geldiğimiz noktada da o günün cemaatçilik oynamayı İl Sağlık Müdürlüğü yapmaya tercih eden Kadir Çetinkara’sı hain darbe girişiminin ardından FETÖ soruşturması kapsamında önce açığa alındı, şimdi de meslekten ihraç edildi. Muhtemeldir ki yakında da bir operasyonla
    gözaltına alınacak ve hakim karşısına çıkartılacak. Bildiklerini anlatırsa FETÖ’nün kriptosu bile çözülür bu şehirde... Evet ibretlik bir durum...
    Ve görüleceği üzere bu dünyadaki adalet bazen tecelli etmeye biliyor ama ilahi adalet hiç şaşmıyor. Ben şaştığını hiç görmedim...
    Kadir efendi de gördü herhalde. Bu başına gelenleri hak etti mi derseniz bana göre sonuna kadar da hak etti.
    NOT:
    Şimdilerde FETÖ olduğunu, Paralel Devlet Yapılanması olduğunu öğrendiğimiz o dönemde Fetullah Gülen Cemaati yapılanması dediğimiz yapılanmanın
    devlet işleyişini nasıl bozduğunu, Kadir Çetinkara döneminde Kayseri’de sağlıkta nasıl yapılandığını deşifre emiştim. O gün dinleyen olmadı yazdıklarımı
    ama bugün belki Vali Süleyman Kamçı’nın, Emniyet Müdürü İbrahim Kulular’ın, Anayasal Suçlara Karşı İşlenen Suçlarla Mücadele Savcısı Salih Kılıçdağı’nın, MİT Bölge Başkanı’nın OHAL Büro’nun bir işine yarayabilir düşüncesiyle 20 Nisan 2011 tarihinde Kayseri Haber Gazetesi’ndeki köşe yazımda yaptığım deşifreyi yarın tekrar yayınlayacağım.




    Etiketler: Kadir Çetinkara Kayseri FETÖ

    Tümü