Genç: “Cadı avı ülkenin sicilini daha da bozar"

Bundan sonraki süreçte nasıl bir yol izlenmesi gerekir?

12:59:07 | 2016-07-31

“CADI AVI ÜLKENİN SİCİLİNİ DAHA DA BOZAR”

 Gazetecinin tatili olmaz derler bilirsiniz, duymuşsunuzdur.  Öyledir de hakikaten mesleğimiz, gecesi olmaz, gündüzü olmaz, tatili olmaz, bayramı olmaz, senelik iznimi kullanacağım dersiniz gidersiniz memleketin bir ucundan bir diğer ucuna deniz havası almaya gidersiniz orada da boş durmazsınız ve yaparsınız röportajınızı. Bu haftanın röportajı tamamen anlık gelişen bir durumdur. Tatile gittim orada Kayseri siyasetinin tanınmış isimlerinden CHP Milletvekili adayı, iş adamı, spor camiasının yakından tanıdığı isim Aşkın Genç’in orada olduğunu hatta ne yarı Didim’li olduğunu öğrendim. Beni arayarak “ Memleketimize geliyorsun bize haber vermiyorsun Sevgili Ruhsar dediğinde görüşelim o zaman diye kararlaştırdık. Baktım ki tatilde de olsam iş yapmadan olmayacak bu röportajı yaptık biz de o ara. Kıyafetlerimiz tamamen tatil yöresi kıyafeti olup bu konuda yorumlara kapalı olduğumu baştan bildirir iyi okumalar, iyi hafta sonları ,dilerim Ey Okur!

 Biz sizi tanıyoruz ama siz okuyucularımız için bize kendinizden bahseder misiniz?

Kayseri doğumlu olup ilk, orta ve lise öğrenimimi TED Kayseri Kolejinde tamamladım ardından Hacettepe İktisat Fakültesini bitirip 2 yıllık master programı için İngiltere City Üniversitesine gittim. Yüksek lisansın ardından askerliğimizi yapıp Kayseri’de faaliyette olan aile şirketimiz Genç İnşaat A.Ş.’de göreve başladım. Tabii gençlik ve eğitimimizin verdiği güven ve atakla şirketimizin faaliyet alanlarını turizm ile birlikte tekstil sektörüne de yönelttik. Kayserinin ilk çorap markalarından biri olan “Panizzi çorap” markası ile Avrupa’nın önde gelen markalarına yıllarca üretim yaptık ancak halen markamız devam etmekte olsa da Çin’in dünya piyasalarına girmesi ile birlikte üretimimizi azalttık ihtiyaç halinde fason üretim yaptırıyoruz. Tabii tekstil sektöründe yaşanan sıkıntılar genel olarak genelde emek yoğun sektörlerin tamamında yaşandı ve halende yaşanmaktadır. Ne yazık ki bu tip ürünler emeğin daha ucuz olduğu Çin, Hindistan, Pakistan, Bangladeş gibi ülkelere kaymakta. En büyük sıkıntıyı da bizim gibi yüksek genç nüfusa sahip ülkeler yaşamakta. Kayseri Erciyesspor’u iki kez süper lige çıkaran yönetimin içerisinde 5 yıl boyunca basın sözcülüğü yaptım,ayrıca Kayseri Sanayi Odasında 2 dönem tekstil meslek komitesi başkanlığı ve meclis üyeliği görevlerinde bulundum.Evli ve dört çocuk babasıyım.

 Siyasetle iç içe bir aileden geliyorsunuz ve sizinde siyasi geçmişiniz var anlatır mısınız siyasetteki yol hikâyenizi?

Sizlerinde yakinen bildiği üzere 3 kuşaktır CHP de görev yapmış bir ailenin mensubuyum.Sevgili Babam İbrahim Genç’i Kayseri kamuoyu SHP ve CHP de yaptığı görevlerle ,milletvekili adaylığı ile yakinen bilir ,geçtiğimiz aylarda sayın Ahmet Zorlu’nun babam ile ilgili sizin gazetenizde bir yazı dizisi olmuştu.Her ne kadar aile olarak siyasetin çok içinde olsak da ben mümkün olduğu kadar uzak durmaya çalıştım.Her seçim döneminde,kongreler döneminde ismim gündemde olmasına rağmen işlerim nedeni ile siyasete girmedim,  Sayın .Mustafa Ayan’ın il başkanı seçildiği 3 yıl önceki kongreye kadar.Kamuoyu ve tabanın baskısı ve tabii ki de benim onayımla  il yönetim kurulunda  Sayın Ayan ile birlikte çok başarılı bir dönem geçirdik.Ardından 7 haziran seçimleri öncesinde parti içerisinde tüm üyelerle yapılan önseçimler de üyelerimizin %50 sinden fazlasının oylarını alarak 3.sıraya geldim ki bu benim için çok önemli ve anlamlıdır.Sizlerin aracılığı ile tüm partililerime buradan tekrar saygı ve şükranlarımı sunuyorum.Bildiğiniz üzere 7 haziran seçimlerinin akabinde koalisyon kurma çalışmaları bir şekilde neticeye ulaşmayınca seçimlerin tekrarına gidildi ,1 Kasım seçimlerinde de genel merkezimiz aynı sıralamayı uygun gördü ve bizler bu seçimde de elimizden gelen azami gayreti gösterdik.Geldiğimiz noktada şu an siyasetin tam merkezinde karşılık beklemeksizin elimizden geldiğince partililerimize,Kayserimize ,Türkiyemize hizmet etmeye çalışıyoruz.

 Geçtiğimiz hafta ülkemizde yaşanan darbe kalkışması var maalesef üzücü sonuçları oldu, geçmişte ülkemizde darbeler yaşandı ve darbe sonrasında ülke geriledi siz nasıl değerlendiriyorsunuz bu kalkışmayı?

Bizim düşüncemizi en iyi şekilde Sayın Genel Başkanımız darbe gecesi ifade ettiler; darbelerde en büyük bedelleri ödemiş bir parti olarak biz darbenin her türlüsüne karşıyız. Geçmişte yaşanan darbelerin hepsinde ülkemiz çok büyük sıkıntılar yaşamış, hem ekonomik hem de demokratik anlamda oldukça geriye gitmiştir. Seçimle gelen iktidar seçimle gitmelidir, halkın iradesinin sandıkta ve mecliste tecellisi gerekir. Hiç bir politikacının fikirlerinden ve siyasetinden dolayı asılması, cezalandırılması doğru değildir. Bu açıdan baktığımızda 15 Temmuz gecesi yaşananlar yaklaşık 200 yıllık parlamenter sistemle yürüyen Türkiyemize yakışmamıştır. Bu kalkışmayı yapanların adalet önünde gereken hesabı vermesi şarttır.

 

 Bundan sonraki süreçte nasıl bir yol izlenmesi gerekir?

Bundan sonra öncelikle 14 yıldır bu ülkeyi yöneten AKP nin bir özeleştiri yapması şarttır.Kendilerinin  tek karar verici olduğu böylesi uzun bir iktidar sürecinde bu kalkışmanın yaşanması son derece talihsizdir.Bu noktaya nasıl gelinmiştir,nasıl haber alınamamıştır ve nasıl önlememiştir.Bu soruların tamamının muhatabı AKP’dir. İzlenmesi gereken yol bundan sonra kamuda ki makam, terfi ve tayinlerin tamamen liyakate göre gerçekleştirilmesidir. Cemaat ve belli kesimlerle hareket edildiğinde neler yaşandığını gördük.Hükümete düşen bundan sonra görevlendirmelerde liyakatin ön planda olması ne mezhep-ne siyaset ne de bölgecilik devrede olmasın.Kısaca ülkemiz fabrika ayarlarına dönsün.Atatürk devrimlerinden taviz verilmesin ve hedef muasır medeniyetler seviyesi  olsun.  

Yaşananların ardından bütün vatandaşlar demokrasi nöbeti tutmaya başladılar meydanların bu kalabalığı yakalamış olması ülke insanının birbirini anlayıp kenetlenmesine de vesile oluyor mu?

Tabii ki şu an toplumdaki dayanışma son derece üst seviyede, eğer kalkışma önlendi ise her kesimden insanın sokakları, meydanları doldurması ile önlendi. Bunun başka açıklaması yok; Sayın Cumhurbaşkanı ifade ettiler ne Genelkurmay başkanı nede MİT müsteşarına ulaşamamışlar. Darbeyi eniştesinden öğrenmişler. Dolayısı ile millet ülkesine, siyasetine, meclisine sahip çıkmıştır. Bu birlikteliğin ve samimiyetin sürdürülmesini çok önemsiyorum. Sn. Cumhurbaşkanının ve Sn. Genel Başkanların tavırları ve üslupları şu an gerçek devlet adamlığını yansıtmaktadırlar, buda toplumun takdirini kazanmaktadır.

 Peki, yaşanan gözaltılar var bu göz altıların sonrasında kimi çevrelerden göz altılara ilişkin cadı avına çevrilmesin uyarısı geldi siz neler söylemek istersiniz bu konuda?

Bu uyarılarımızı bizler CHP olarak yapıyoruz. Pazar günü Taksimde gerçekleştirdiğimiz mitingde Sayın Genel Başkanımızın açıkladığı manifesto son derece önemlidir. Bunun iktidar mensupları tarafından iyi okunması gereklidir. Devlet devlet olarak yapması gerekenleri yapacak, hükümet de hükümet olmanın gereklerini yerine getirecek. Vatandaş bunun için oy vermiştir kendilerine. Ben bir cadı avının olacağını zannetmiyorum, iktidar sözcüleri ve yetkililer bunu her fırsatta söylüyorlar. Aksi olursa ülkemizin zaten bozuk olan sicili daha da bozulacak. Avrupa Birliği hedefinden uzaklaşılacaktır.

Biraz da iş konuşalım dilerseniz. Kayseri’de inşaat işi ile uğraşıyorsunuz ve kentsel dönüşüme ilişkin yaptığınız devam eden işleriniz var. Hangi bölgede çalışıyorsunuz firma olarak?

Biz Genç AŞ. olarak 40 yıldır sektörde 4.000 in üzerinde konut imalatı gerçekleştirmiş bir firma olarak ve halen şehrin muhtelif yerlerinde konut üretmekteyiz. Halen Hürriyet, Fevzi Çakmak ve Yavuz Selim mahallelerinde yaklaşık 150 konutluk inşaatlarımız devam etmektedir.

Kentsel dönüşüm gerekli miydi, olumlu bir çalışma mı ilerisi nasıl olur?

Bizce kentsel dönüşüm şarttı, çünkü ülkemiz ne yazık ki deprem kuşağında olup zaman zaman yaşanan depremlerde son derece büyük kayıplar vermiştir. Üzülerek bir şeyi daha ifade etmek isterim ne yazık ki ülkemizin milli bir imar politikası yok cumhuriyet döneminden bu yana kaynaklarımız hem kamu hem de özel kaynaklarımız heba edilmiştir. Ülkemizde binaların ortalama ömrü yaklaşık 30 yıldır. Bu binalar bu süreçte yıkılıp tekrar tekrar yapılmakta ve zaten kıt olan kaynaklarımız tüketilmektedir. Avrupa ülkelerine gidiyoruz görüyoruz, iki yüzyıllık binalar hala insanların, kamunun kullanımında. Küçük tadilatlarla bugüne gelmişler. Binalara harcanacak paralarla sanayi ve endüstri devrimlerini gerçekletirmişler insanlarına iş imkânları yaratmışlardır. Oysa biz yapbozlarla bugünlere gelmişiz.

Binaları görme imkânınız olmuştur yıkılma riski var mıydı, sizin yaptığınız binalarda izlediğiniz yöntem ne olacak?

Tabii ki binaları Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın denetim ve kontrolünde yıkımlarını gerçekleştiriyoruz. Alınan beton ve demir örnekleri dayanıklılık testlerine giriyor. Ne yazık ki o testlerden geçen bina görmüyoruz. Öyle binalar var 30 yıl önce yapılmış 4 katlı binadan 3 ton demir çıkmıyor. Bu ilk depremde yıkılmasının kesin olduğunu gösteriyor. Hâlbuki şu an o binanın yerine yaptığımız binanın sadece temeline yaklaşık 30 ton demir kullanıyoruz. Tabii ülkemizde son dönemde imar açısından Avrupa’daki gelişmelere ayak uyduruyor, uydurmakta zorunda.

Sizin teslim ettiğiniz bina özellikleri ne olacak ve teslimini ne zaman yapacaksınız?

Kentsel dönüşümde yaptığımız binalar son derece modern donatılara sahip olmakta,3+1 ve 2+1 olarak projelendirilmekte. Çevresel şartlarda oturanların, özellikle de çocuklarımızın ihtiyaçlarına göre planlanmaktadır. Konutlarımızın iç dekorasyonunda kullandığımız ürünler günümüzün en son teknikleri ile üretilmiş en kaliteli ürünlerdir. Konutların teslimi 2017 yılının 2.yarısında gerçekleşecektir.  

Bütün bunların ötesinde sadece Kayseri değil gördüğüm kadarıyla Aydın Didim’de de otel işletmeciliğiniz var uzun süredir. Birazda Dolphin otelden bahseder misiniz?

Evet, Aydın’ın Didim ilçesinde 1990 yılından bu yana sahibi olduğumuz 3 yıldızlı 110 yataklı bir otelimiz mevcut. Yılın altı ayı hizmet vermekte olup hem yabancı hem de yerli misafirlerimizi ağırlamaktayız. En büyük özelliğimiz personelimizin yıllardır yanımızda olup otelimizin bir aile oteli olmasıdır. Her yıl gelen müşterilerimiz azımsanmayacak sayıda. Bu da bizi oldukça mutlu ediyor. Tabii Didim/Altınkum ülkemizin havası, denizi ve kumsalı ile eşsiz bir beldesi olup son dönemde giderek popüler olduğunu da ifade etmek gerekir. Kaldığınız otelden plaja rahatlıkla ulaşıp ayrıca gün içerisinde de tarihi ve turistik geziler yapabilirsiniz.

 

Doluluk oranı nedir? Bu sene turist sayısında azalma var mı söylenildiği kadar?

Ne yazık ki bu yıl sezon terör olayları ve Rusya ile yaşanan krizden dolayı ile iyi başlamamıştı, Ramazan bayramında biraz kıpırdanma yaşandı ancak ardından yaşanan 15 Temmuz kalkışması ile şu an dip yaptı. Hem yabancı hem de yerli turistler ciddi miktarda rezervasyon iptaline gittiler. Buda doğaldır kimse yaşanan olayları gördükçe dışarı çıkmak, para harcamak istemez. Ancak Türkiye için bacasız sanayi dediğimiz turizm son derece önemlidir. Yaklaşık 32 milyar dolar girdi sağlanır buda tamamen hizmet ile olur ve katma değeri son derece yüksektir. Aynı zamanda ciddi istihdam kaynağıdır. Dolayısı ile ülke ekonomisine olumsuz etkisi çok olur.

Kayseri’de spor alanında da başarılı bir geçmişiniz var ve Kayseri Erciyesspor’da yöneticilikte yaptınız Kayseri’de futbola ilgi ve iki takımın geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kayseri Erciyesspor’u 2 kez süper lige çıkardığımız günleri düşündükçe hala heyecanlanırım. Öyle güzel bir hava yakalamıştık ki ortalama 16.000 seyirciye oynardık, her maçımızda ayrı bir atmosfer yaratırdık. Çok uyumlu bir yönetimimiz vardı şehrin yöneticileri ve sponsorlarımız ile elbirliği ile çok büyük başarılar elde ettik. O kadar farklı bir seyirci kitlemiz vardı ki sanayideki çırak kardeşimiz ile üniversitedeki profesör hocamız birlikte maç izlerdi. O havayı yakalamış bunu da başarıya yansıtmıştık. Fakat bugün geldiğimiz noktada Erciyesspor bir alt lige düşmüş, Kayserispor zar zor ligde tutunabilmiştir.

Futbolumuzun ülke genelindeki sıkıntıları Kayseri yede yansımakta. Altyapıdan yeterince futbolcu kendine yer bulamamakta takımlar dış transferlerle çözüm bulmaya çalışmakta. Ne yurtiçinde nede yurtdışında başarı olmayınca taraftarda küsmekte ve maçlara gelmemekte. Halbuki Kayserimizin bir futbol kültürü ve taraftar camiası vardır.Ben emininki hedef büyütülürse taraftarlarımız ile barışılır ve o güzel stadımız dolar taşar.

 

 Röportajımız esnasında Aydın Didim Belediye Başkanı Ahmet Deniz Atabay’ın çalışmalarını da sosyal ortamdan takip ettiğimi Aşkın Genç’e söylediğimde kendisi Başkan Atabay’ı arayarak ; “Gazetecilerin takibindesiniz başkanım” dedi.  Bunun üzerine Başkan Atabay nezaket gösterip makamına bizleri davet edip tanışmak istediğini söyleyince, Didim’in başarılı belediye başkanı Ahmet Deniz Atabay’ı da sevgili Aşkın Genç ile ziyaret edip sohbet etme imkanımız oldu.

Ahmet Deniz Atabay Didim’de yaptığı başarılı  çalışmalarla halkın sevgisini kazanmış . Atabay ,  1959 yılında İstanbul’da doğdu. Lise tahsilinden sonra Marmara Üniversitesi Fransızca bölümünden son sınıftan ayrılmış ve Fransa’da iki yıl yine Fransızca bölümünde okumuş.Başkan Deniz Atabay Türkiye’ye döndükten sonra sağlık, Petrol ve inşaat işleri ile uğraştıktan sonra çok sevdiği Didim’e yerleşmeye karar verdiğini . Burada kendi inşa ettiği 2 adet otelle turizmciliğe adım attığını söyledi. 1989 yılından beri de  Didim’de yaşıyor.  4 dönem Didim Turizm Derneği başkanlığı görevini sürdüren Atabay, Rotary kulübü, Didim Yelken Kulübü kurucularından olup, halen faal olarak görev yapıyor. Bütün bunları yaparken de Didim’in turizm noktasında parlaması için emeğini esirgemiyor. Kadınları istihdam ediyor. Kadınların çalışmasına önem veriyor. Belediye binasında şeffaflık göze çarpıyor. İçeri girer girmez her çalışanla göz göze gelip derdinizi anlatma imkânınızın olduğu bir düzenleme var yerleşimde. Belediye girişine kurulan halk masası ile vatandaşlar belediyeye şikâyet çözüm önerisi ve isteklerini iletiyorlar. Mesela başkan makamındayken muhtar veya kadın bir çalışan girip öyle rahat rahat ne istiyor ne düşünüyor iletebiliyor. Deniz başkan iletişime ve dinleyip anlamaya müsait bir portre çiziyor.  Didim Deniz Başkanın yeni projelerine bakılırsa her sene daha da ilerleyip turizme daha elverişli hale gelecek.

 




ETİKET :  

Tümü