• Gamzekusur mu? Güzellik mi ?

    Gamzekusur mu? Güzellik mi ?

    20:00:06 | 2016-10-16

    Estetik operasyonlar son zamanlarda arttı. Başta yüz ve burun estetiği olmak üzere vücudun çeşitli yerlerine birçok estetik operasyonla müdahale edilebiliyor.Peki nedir estetik cerrahi? Gerçekten bu alanın en çok faydalananı kadınlar mı? Estetik cerrahların etik davranması için nelere dikkt etmesi gerekir? Meme kanseri ve sonrasında ortaya çıkan psikolojik etkiler nelerdir?Botox, cilt gençleştirme ve göz kapağı estetiği operasyonları. Gamze bir kusur mu yoksa güzellik mi?  Bütün bu soruları ve daha fazlasını   Acıbadem Plastik Cerrahi Uzmanı Doktor Umut Özbebit’e sorduk. Mutlu hafta sonları Ey Okur ....

     

    Öncelikle bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

    İsmim Umut Özbebit ,   1971 yılı Kayseri doğumluyum.Babam Ağırnas lı annem ise Felahiye lidir.ilk öğrenimim bir kısmını Kayseri de Şükrü Malaz İlköğrenim okulunda yaptıktan sonra İzmir'e taşındık.İlköğrenimim kalan kısmını ve orta lise ve üniversite öğrenimini İzmir de tamamladım.İzmir Ege üniversitesi Tıp Fakültesini bitirdikten sonra  ilk olarak Kastamonu ili araç ilçesinde devlet hastanesinde 2 yıl çalıştım.daha sonra İzmir ili Selçuk ilçesinde 4 yıl Belevi sağlık ocağında doktor olarak görev yaptm.Uzmanlık sınavı sonrası Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi plastik cerrahi bölümünü kazandım.Yaklaşık olarak 6,5 yıl asistanlık dönemimden sonra Van devlet hastanesinde plastik cerrahi uzmanı olarak görev yaptım. Daha sonra Van özel Medisina hastanesinde çalıştım.2011 yılında  yeniden Kayseri ye döndüm ve özel Avrupa hastanesinde daha sonra da Özel magnet hastanesinde çalıştım.son olarak 18 aydır Acıbadem hastanesinde plastik cerrahi uzmanı olarak çalışmaktayım. 19 yıllık evliyim ve 3 çocuğum var.

     

    Bu mesleği neden seçtiniz ve başlangıç hikâyeniz nedir?

    Doktor olmayı küçüklüğümde çok istediğimi hatırlarım, annemin elinden tutarak yürüdüğümü ve hastaneye giderken ya da gelirken ona hep doktor olmayı istediğimi söylediğimi halen anımsayabiliyorum. Sanırım o dönemlerde hastanedeki insanların bekleyişleri,çaresizlikleri,acı çekmeleri beni bu konuda çok fazla etkiledi diye düşünüyorum. Lise tahsilimin son yıllarında da tıp fakültesi dışında bir tercihim olmadı. Tıp fakültesi dönemlerimde psikiyatri,genel cerrahi ve plastik cerrahi beni çok fazla etkilemiştir. Tıp fakültesi bitiiğinde ve farklı şehirlerde pratisyen doktor olarak çalıştığım dönemde ise plastik cerrahi ve psikiyatri benim için en cazip uzmanlık alanlarıydı.Ancak yapılan işin radikal olması,sonuçların daha hızlı ve net görülmesi,ameliyathanenin dayanılmaz çekiciliği sanırım plastik cerrahiyi seçmemde ana unsur oldu benim için.

     

    Hastalarınızla estetik operasyona karar verme aşamasında nelere dikkat ediyorsunuz?

    Hastalarım estetik operasyon için başvurduklarında ilk olarak onların ne istediğini ve ne problemleri olduğunu anlamaya çalışırım. Geliş nedenleri bir sağlık problemi yok sa sadece estetik kaygılarmı? Hastam ile konuştuktan sonra detaylı bir muayenesini yaparım ve kendisinin ifade ettiği problemi ortaya koymaya çalışırım. Hastamın probleme bakış açısı ile benim bakış açım mutlaka aynı olmalıdır ki ben sorununu tedavi edebileyim.Daha sonra hastamın sistemik diğer problemleri ile ilgili sorgulamamı yaparım. Eğer ameliyat olmasına engel olacak ya da ameliyatı geciktirecek problemleri varsa mutlaka önce bu sorunların çözülmesi için gerekli olan tedavileri yaparım sonra ameliyatımı gerçekleştirim. Sigara içen hastalarda ise ameliyat sonrası mutlaka sigarayı en az 10 gün yasaklıyorum. Hasta bunu kabul etmez ise ameliyatını yapmıyorum. Acil olarak gelen hastalarda ise (yanık,travma,kesi gibi) böyle bir değerlendirmeye gerek yoktur.Hastalarımın yapılacak olan ameliyatlardan bekledikleri sonuçların mutlaka gerçekçi olması gerekmektedir. Gerçekçi olmayan sonuçları beklemek gerek hasta gerekse benim için son derece sıkıntılı dönemler yaşanmasına neden olacaktır. Bu nedenle ameliyat öncesi sonuçlarla ilgili hastalarımla mutlaka beklentileri açısından bir görüşme yaparım ve hastamın beklentisini karşılayabileceksem ameliyatını yaparım.

    Estetik cerrahiden faydalananlara baktığımızda çoğunluğunu kadınların oluşturduğunu görüyoruz. Sizce kadınlar güzellik konusunda baskılanıyor mu?

    Estetik cerrahiden sanıldığı gibi kadınların faydalanma oranları erkeklere göre ezici miktarda fazla değildir.Değişen sosyokültürel ve ekonomik şartlar çerçevesinde tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de erkeklerin estetik kaygılarındaki değişim yapılan estetik amaçlı ameliyatlarda erkek hasta oranlarında ciddi artışları da beraberinde getirmiştir. Örnek vercek olursak daha önce ki yıllarda jinekomasti (erkek tipi meme büyümesi) ameliyatı sayılarım senede 15 kadar iken bu yıl bu yaptığım jenekomasti ameliyat sayısı 60 oldu. Bu artış tüm erkeklerde estetik amaçlı olarak yapılan ameliyatların tamamında görülmüştür. Kadın hastalarımızın sayısı her geçen gün daha da artmaktadır . Bundaki artış sebebinin güzellik açısından baskılanma olduğunu düşünmüyorum. Ben kadın hastalarımda bu ameliyatları %90 oranında kendileri için yaptırdıklarını gözlemledim. Çok az oranda kendisini topluma daha güzel göstermek için bir kadın hasta ameliyat olmaktadır. Zaten aslolan yapılan ameliyatın çevre ya da diğer kişiler için değil hastanın kendisi için olması esastır. Hiçbir insan başkası için ya da üzerinde hissettiği baskı için ameliyat zahmetine girmemelidir. Sağlıklı olmak hepimizin en önemli hazinesidir.

    Peki, bu işin bir de psikolojik boyutu var. Mesela insanların psikolojisi değişime nasıl karar veriyor sonra bu değişimi nasıl kabulleniyor?

    Psikolojik olarak değişime karar vermek aslında son derece zor bir karardır. Hastalar bu kararı vermeden önce uzun süre düşünürler, araştırılar ve güvendiği kişilere danışırlar.Bu tarzda bir araştırma yapan hastanın son kararını kendisinin vermesi son derece önemlidir. Fakat hastanın ek sağlık problemi varsa (örneğin burun şeklinden mutlu olmayan hastanın aynı anda nefes alma zorluğuna neden olan burun içi eğriliği mevcutsa) o zaman kara vermek çok daha rahat oluyor.Ameliyat sonrası olan değişimleri ise hasta zaten istediği için kabullenmek son derece çabuk ve hızlı olabildiği gibi süreç içerisinde zamanla kabullenmek ve yeni şekline kendini alıştırmak için bazen biraz beklemek gerekebiliyor.Çünkü hangi ameliyat olursa olsun vücudun kendisini tam olarak iyileştirme süreci her kişide farklı olmakla beraber 6 ay ile 2 yıllık süre gerektirebilmektedir.

     

     

    Sosyal medya sizce estetik algısı ve sağlık konusunda insanların düşünce ve davranışlarını etkiliyor mu?

     

    Sosyal medya toplumda yaşayan her bir bireyi az ya da çok iyi ya da kötü mutlaka etkilemektedir. Toplumsal davranışlar üzerinde bile son derece etkili olan sosyal medyanın kişilerin bireysel güzellik algılarını etkilememesi imkânsızdır. İnsanlar yenilikleri, farklılıkları artık sosyal medyadan takip etmekte ve aldıkları kararları ya da yaptırdıkları ameliyatları buradan paylaşmaktadırlar. Alınan pozitif sonuçların paylaşılması diğer insanlar üzerinde bu operasyonların yapılabilirliğine ve güvenilirliğine dair pozitif ve tetikleyici bir etki oluşturmaktadır. Sonrasında ise bu işlemi yaptıran ya da ameliyatını olan hasta başka insanları yine sosyal medya üzerinden etkilemektedir.

     

    Estetik cerrahi doğala yakın olmayı mı sağlar yoksa yapay bir güzellik mi katar?

    Estetik cerrahide amaç en doğala yakın sonuçları elde etmektir. Bazen hastaların doğal duruma uymayan istekleri olmaktadır. Burada cerrah kendisi ve hasta için en doğru kararı vermelidir. Yapılan her işlemde hastanın ve doktorun sorumluluğu mevcuttur çünkü. Tabi ki burada doğallık tanımının plastik cerrahi uzmanı tarafından çok iyi, anlatılması ve hasta tarafından da çok iyi anlaşılması gereklidir. Aşırıya kaçan istekler ve buna yönelik işlemler doğallığı tamamen bozacağı gibi sonrasında istenmeyen sonuçlara da yol açmaktadır. Peki, doğal kavramını nasıl tanımlayacağız? Unutmayalım ki her insanın farklı bir yapısı, bambaşka bir yüzü ve ayrıcalıklı bir genetik yapısı mevcuttur. Genel vücut ve yüz oranları bu konuda bizler için yol gösterici olabileceği gibi ulaşmaya çalıştığımız sonuçlar açısından da yardımcı olacaktır.

     

     Estetik cerrahi uygulamalarını plastik cerrah olmayan doktorların da yaptığı şeklinde zaman saman söylentiler oluyor bunun doğruluğu var mı varsa zararı nedir?

    Estetik, plastik ve rekonstrüktif cerrahi çok çok uzun yıllar eğitim, çalışma,bilgi ve birikim gerektiren,kendi yeteneklerinizi var olan ameliyat teknikleri üzerine ekleyeceğiniz çok zor ama bir o kadarda keyif verici bir meslektir,bir tutkudur.Sadece estetik değildir bizim yaptığımız işler;cilt kanserleri,yanıklar,parçalanmış uzuvların yeniden işlevsel hale getirilmesi,yüz kırıkları,doğuştan eksik ya da farklı oluşan organların düzeltilmesi,farklı ameliyatlarda yapılan işlemlerin tamamlanması gibi sınırsız alternatifi bulunan bir yelpaze içinde insanlara yardımcı olmaktayız.Bizim yaptığımız uygulamaların bir kısmı ne yazık ki ehil olmayan ellerde yapılmakta ve çok ciddi kötü sonuçlara yol açmaktadır.Örneğin dudak dolgusu;her plastik cerrah meslek hayatı boyunca defalarca dudak kanseri,dudak yaralanması,dudak anomalisini cerrahi olarak tedavi etmiştir ve sayısız defa tüm dudak yapısını irdelemiştir.Oysaki dudağın anatomisi hakkında en küçük bir fikri, bile olmayan,konuyla hiç bir ilgisi olmayan,tamamen eğitimsiz kişiler tarafından dudaklara dolgu gibi son derece önemli ve tehlikeli işlemler yapılmaktadır.Ama bence esas sorun insanların ve hastaların kendilerini bu insanlara teslim etmeleridir.Daha sonra oluşan kötü sonuçlarda ise sadece kendilerini suçlamakla kalmayıp uzun süre psikolojileri bozulmaktadır.Bu ticari kaygılar çerçevesinde yapılan işlemlerden ve bu amaçla açılmış merkezlerden mutlaka uzak durulmalı,işlemlerin mutlaka deneyimli doktorlar  tarafından yapılması için ısrarcı olmalıyız.

     

    Güzellik uğruna yapılanların ne kadarı bilimsel ne kadarı etik?

    Güzelleşmek ya da estetik amaçlı olarak yapılan uygulamaların tamamı bilimsel olmalıdır.Yan etkisi olmayan ve hasta için faydalı sonuçlar verdiği klinik olarak gösterilmiş uygulamalar her zaman tercih edilmelidir.Tabi ki bu tip bilimsel uygulamalarda bu işi bilimsel olarak yapmaya yetkili kişiler tarafından yapıldığı zaman anlamlı olacaktır.Fakat ne yazık ki bazen halkımız bilimsellikle hiç bir alakası olmayan,tamamen tesadüfi etkilerine güvenilerek yapılan uygulamalara maruz kalmakta ve hem fizyolojik olarak hem de psikolojik olarak ortaya çıkan sonuçlar nedeniyle zarar görmektedirler.

     

     

     

     

     

     

     

    Mesela şöyle bir algı var ben bunu dövmelerimle ilgili yaşıyorum sık sık ; “Allah’ın yarattığına sen neden dana sonra müdahale ediyorsun?” gibi sizin buna bakış açınız nedir?

    Sanırım sağlıkta ilahi olmayan ancak ilahi olduğu iddia edilen çok sayıda söylem mevcuttur. Bu konuda da en çok bahsi geçen branş ise ne yazık ki plastik cerrahidir. Tıp bir bilim dalıdır ve hepimizde gayet iyi biliyoruz ki yüce kitabımız Kur'an da kutsal kitaplar içerisinde bilimsel içeriği en fazla olandır.Hz.Yusuf'un güzelliğinden bahseden,sağlıklı olmamızın ve bize emanet edilen vücudun en iyi şekilde korunmasını emreden ve yol gösteren, insanın en güzel şekilde yaratıldığını çok açıklayıcı bir şekilde belirten bir kitaptır. Sağlıklı olmak ve vücudumuzun sağlığını korumak bizim için ilahi bir emirdir.Peki sağlıktan kastedilen sadece fizyolojik sağlık mıdır?Cevabı tabiki de hayır,sağlık hem fizyolojik hem de psikolojik olarak bir bütündür.Sürekli sanrıları olan,takıntıları ile normal günlük yaşamını sürdürmekte olan bir insanın fizyolojik sağlığı ne kadar yerinde olursa olsun bir süre sonra psikolojik sorunlarına boyun eğecek ve zaman içinde bozulacaktır.O halde psikolojik sorunlarımızı da ciddiye alıp fizyolojik sorunlar gibi çözmemiz sağlığımız açısından son derece önemlidir.Fizyolojik gereksinim olmadan yapılan uygulamaları bu şekilde açıklayabiliriz.Yine bu konuda en çok konuşulan konu burun ameliyatıdır;hastalarımızın bir kısmının ilk sorusu bu ameliyatın günah olup olmadığı ve Allah'ın yarattığı burnun şeklinin değiştirilmesinin doğru olup olmadığıdır.Cevap ise aslında son derece basit;siz hiç çirkin bir burunla doğan bir çocuk gördünüz mü?Her insan doğduğunda (konjenital anomaliler hariç) olağanüstü güzel,kavisli,ucu kalkık ve çok rahat nefes alabilen bir burunla doğar.O kadar ki bebekler aynı anda hem ağızdan beslenip hem de burundan nefes alabilirler.Çünkü burun yapısı o kadar muazzamdır ki muhteşem mekanizmaların beraber çalıştığı kusursuz bir saat gibidir.Ancak küçüklüğümüzde yaşadığımız düşme,travma,çarpma gibi olaylarda eğer burnumuz darbe aldıysa o anda belli olmayan bir kıkırdak zedelenmesi yaşarız ve kıkırdak sadece esner.Ergenlikle beraber kıkırdak yapılarımız sertleşmeye başlayınca burun şekli bozulmaya ve nefes almada zorluk çekmeye başlarız.bu yapıların düzeltilmemsi sonucunda  bir ömür boyu ağız kokusu,horlama,rahat nefes alamama,başağrısı,sürekli hasta olma gibi problemlerle uğraşmak zorunda kalırıuz.Hasta bize bu şikayetlerle ameliyat için geldiğinde bizler nefes alma mekanizmalarını düzeltmeye başlarken burunda zaten şekil olarak değişmeye başlar.Güzel görünümlü ve güzel nefes alan bir burun.Amaç doğduğumzda bize bahşedilen burun oranlarına,şekline ve fonksiyonlarına en yakın sonuca ulaşmaktır.Tabiki bu tartışmalar bilimsel ortamlarda yapılması gereken,topluma ve hastalara yol gösterici bir şekilde yapılmalıdır.

    Estetik cerrahların etik davranması için nelere dikkat etmesi gerekiyor?

    Etik davranış sadece estetik cerrahların değil toplumun tamamının,her bireyin yapması gereken bir davranış modelidir.Her yaştan,her meslekten her insan etik kuralların bir bütünü olarak hareket etmelidir.Bir estetik cerrahın etik davranışı ise hasta sağlığını hem fizyolojik hem de psikolojik olarak koruyucu,etkili bir empati ile yapılacak işlem sonrası ortaya çıkacak sonucu hastaya anlatmak,zor durumda kalmış bir hastanın zayıflarından faydalanmamak,yapılan işlem sonrası aradan uzun yıllar bile geçse oluşan problemler hastasının yanında olmak,gereksiz işlemlerden ve operasyonlardan kaçınmak ve hastasına bunu anlatmak,maddi beklentilerin ön planda olmasını engelemek bence bizim açımızdan etik olarak en kıymetli değerlerdir.

    Gamzeler biyolojik veya genetik bir kusur mu?  Yoksa insana kattığı bir güzellik mi?

    Gamze bir genetik kusurdur;doğuştan kas ya da doku eksikliği ile ve ya sonradan travmatik olarak ortaya çıkmış bir problemdir aslında.Bazı insanlar bunun kendisinde olmasını ister, bazı insanlar da kendilerinde olan gamzenin yakıştığını düşünürler.Kimileri içinse önemsiz bir ayrıntıdır ya da kötü bir görüntüdür.Tamamen kişisel bakış açısına göre değişen bir defekttir aslında gamze

    Gamzesi olmayıp, bunun için gamze oluşturmanız için size gelen kadın müşterileriniz var mı?

    Gamze için hem erkek hem de kadın çok sayıda başvuran hastam oldu.Bazı hastalarım için uygun görmedim,diğerlerine ise bu fizyolojik defekti operasyonla yaptım ve çok beğendiler.

     

    Bunu neden istediklerini soruyorsunuzdur sanırım, ne cevaplar alıyorsunuz? İnsan olmayan bir gamzeyi niye yüzüne kondurmak ister? 

    İnsanlar neden gamze ister; bu bir ironidir diye düşünürüm ben.Sonuçta benim gamzem yok ama olmasını da istemedim.Bu bir doku defekti sonuçta.Sanırım isteyen hastalarım kendilerini gamze ile daha mutlu hissedecekleri için onların bu isteklerini cevapsız bırakmamak gerekir diye düşünüyorum.

     

    Bir de burun estetiği var korkulduğu kadar  acılı ve zor bir operasyon mu bu?

    Burun ameliyatlarını sadece estetik açıdan değerlendirmek çok yanlış olur.Aynı anda hem fonksiyon hem de estetik işlemlerin bir arada olduğu son derece popüler bir ameliyattır.Ağrı bir miktar mutlaka olur.Ancak ehil cerrahların ellerinden çıkan operasyonlarda hem ağrı hem de şişme ve morarma çok daha az olacaktır.Ameliyat sonrası alçı ve tampon çıkartma ise inanılanın aksine tamamen ağrısız ya da çok az ağrılı bir işlemdir.Zaten tampon olarak ben burun içine yapışmayan,nefes almaya imkan tanıyan delikli silikon tamponlar kullanmaktayım.Ameliyat sonrası iyileşme dönemi genellikle 7 ile 14 gün arasında tamamlanmaktadır.Hastaların şişlikleri ve morlukları ise 12 günde düzelmektedir.

     

     

    Ameliyatsız vücut şekillendirme konusunda neler söylemek istersiniz bilgi verebilir misiniz?

     

    Ameliyatsız vücut şekillendirme ya da yüz şekillendirme farklı cihazlar ve maddeler kullanılarak yapılan işlemler bütünüdür.Vücutta farklı bölgelerde sıkılaşma,ibölgesel yağ eritme vs gibi işlemler çeşitli aletler uygulanarak yapılmaktadır ya da yapılmaya çalışılmaktadır.Tabiki uzun zaman gerektiren,maddi olarak hastayı zorlayan ve benim kanaatimce ya hiç sonuç vermeyen ya da çok az sonuç veren işlemlerdir.Hiç bir şekilde ameliyatsız vücut şekillendirmeyi önermiyorum.Vücut şekillendirmenin gerçek ve tek yolunun uygun ameliyatlar ve sonrasında diyet ve spor ile yapılacağını belirtmek isterim.Ancak yüz bölgesi için gerçekten çok etkili sonuç veren ameliyatsız şekillendirme araçları mevcut.Yüz bölgesi küçük bir alan olduğu için vücut gibi sonuçsuz olmamakta aksine eğitimli doktorlar tarafından yapılan işlemler gayet iyi sonuçlar vermektedir.

    Kadınların kabusu meme kanseri ve sonrasında ortaya çıkan psikolojik etkiler sanırım alanınızda buna da bir çare var ?

    Toplumda istatistik olarak her 7 kadından birinde meme kanseri riski mevcuttur. Bu oran 20 yıl önce 10 kadında birinde görülecek şekilde iken şimdiki yıllarda ne yazık ki sıklığı artan bir sağlık problemidir. Meme kanseri hem hayati hem de estetik açıdan insan sağlığını etkilen ciddi bir problem olarak görülmelidir.Genç yaşta bir hastanın meme kanseri nedeniyle memesinin birinin olmaması oldukça  zor bir durumdur. Aynı şekilde yaşı ileri meme kanseri geç teşhis edilmiş ve tüm vücuda yayılmış bir hastanında sağlık açısından yaşadığı sıkıntılarda çok ciddi bir problem teşkil etmektedir.Bu nedenle her kadının ergenlik dönemi sonrası senede bir defa genel cerrahiye meme muayenesi olması çok önemlidir.Meme kanserinde erken teşhis çok önemlidir.Çünkü erken teşhis sonrası yapılan cerrahi tedaviler ile hasta hayatına hiç bir şey olmamış gibi devam edecektir.Bu cerrahi tedavi sırasında plastik cerrahlarda eğer ameliyata eşlik ederse farklı teknikler kullanılarak cerrahi olarak çıkartılan memenin yerine yeni meme yapılabilmektedir.Böylece hasta uyandığında vücudunda bir eksiklik hissetmeyecektir.Tabiki bu meme rekonstrüksiyonu ameliyatı meme cerrahisinden opere edilmiş ancak aradan süre geçmiş hastalarda da gayet rahat uygulanabilmektedir.

    Botox, cilt gençleştirme, göz kapağı estetiği gibi operasyonları da başarıyla yapıyorsunuz bunlara ilişkin bilgi verebilir misiniz?

    Botoks uygulaması son derece popüler olan olan estetik bir uygulamadır.Doğru şekilde ve eğitiminmi almış doktorlar tarafından yapıldığı sürece sonuçları mükemmel olan hasta için son derece konforlu bir uygulamadır.Etki süresi ne yazık ki 4-6 ay arasında değişmektedir.Bu nedenle her 6 ayda bir yenisinin yapılması gereklidir.Yüz gençleştirme gerek ameliyatla gerekse farklı cihazların ve uygulamaların yapıldığı ameliyatsız yöntemlerle yapılan son derece etkili bir esteti,k işlemdir.Ameliyatsız uygulamalarda ise sıklıkla fokuslu ultrasound,fraksiyonel radyo frekans,PRP,mezoterapi,örümcek ağı  gibi uygulamaları tercih etmekteyim.Göz kapağı ameliyatları ise yaklaşık 1 saat süren operasyonlardır.Ameliyat sonrası son derece etkili bir değişime neden olan ve iyileşme süresi 8-10 gün arasında olan bir işlemdir.Ameliyatlar genel anestezi ya da lokal anestezi altında yapılabilir.

    Teşekkür ediyorum, çalışmalarınızda başarılar diliyorum, sizin eklemek istediğiniz bir şey var mı ?

    Bende bu güzel röportaj için sizlere teşekkür eder başarılarınızın devamını dilerim.

    Röportaj: Güler Ruhsar AKTAŞ

    Fotoğraf: Cafer ZENGİN 




    Etiketler:

    Tümü