Doç.Dr. Gökalp Öner 2016’da sağlıktaki gelişmeleri değerlendirdi

12:39:02 | 2016-12-29

Memorial Kayseri Hastanesi doktorlarından Doç. Dr. Gökalp Öner 2016 yılında sağlık alanında yaşanan gelişmeleri değerlendirdi.
2016 yılında dünyada Zika virüsünün tüm gebeleri tehdit ettiğinin altını çizen Doç.Dr. Gökalp Öner, "Önce Güney Amerika sonra Amerika ve Avrupa ülkelerinde görülen Zika virüs tüm dünyanın korkulu rüyası oldu. Gebelere bulaştığında bebeklerde küçük kafa ve zihinsel geriliğe neden olan bu Virüs önce bir çeşit sivrisinekle bulaşırken şimdi vücut salgılarından da bulaşması hızla yayılmasına neden oldu. Özellikle göç alan ülkelerde aşılanmanın önemini bize bir kez daha hatırlattı. Ayrıca 20-22. Gebelik haftasında yapılan ayrıntılı ve dört boyutlu ultrasonun ne kadar önemli olduğunun farkına vardık. Ayrıntılı ultrason ehil ellerde yapıldığında büyük özürlerin yüzde 65’ini önceden öğrenmemizi sağlamaktadır. Böylece ve gebeliğin gidişatını ve doğumda neler yapılması önceden bilerek önlem alma şansı sunmaktadır" dedi.
Doç.Dr. Öner, "Kök hücrelerden yumurta ve sperm elde edilerek çocuk istemi olan ailelere yeni bir umut oldu. Japon bilim adamları farelerin kuyruk ve burun kılı kökünden elde ettikleri kök hücreleri yumurtalara enjekte etmesi ile yeni yumurta ve gebelik oluşumu olabileceğini gösterdi. Ayrıca Amerika’da inmesi olan 18 hastaya enjekte edilen kök hücreler yeni sinir hücresi elde edilerek hastalarda düzelme elde edildi ve felç geçiren hastaların yürümesi ve konuşması için yeni bir umut doğdu" ifadesinde bulunarak değerlendirmesini şu şekilde sürdürdü:
Gen hastalıkları Crispr gen ekleme yöntemi ile yeni tedavi başladı
Crispr gen ekleme yöntemi ile genetik hastalıkların tedavisi mümkün hale geldi. Hatta kanserli hücrelerin geni ile oynanıp kanser tedavisinde de etkili olabileceği gösterildi. Ailesel genetik hastalığı olan anne ve baba adaylarının yumurta veya spermdeki genetik olarak bozuk olan alan Crispr yöntemi ile normal gen ile değiştirilerek sağlıklı embryo elde edildi.
Kanserde kişileştirilmiş tedavi ve immunoterapi başarıyı arttırdı
İmmunoterapi ile kişileştirilmiş kanser tedavisi 2016’da aktif olarak kullanıldı ve başarılı sonuçlar alındı. Hastaların kendi bağışıklık sistemi kullanılarak veya uyarılarak kanserli hücrelerle savaşma gücü ve kanseri yenme şansı artış gösteriyor. Bu yıl kişileştirilmiş kanser tedavisi ile başarı artış gösterdi. Ayrıca bu yıl geliştirilen kanser tanısında protein biobelirteç analizi ile görüntüleme yöntemlerinden önce tanı konulması sağlanmaktadır. Böylelikle meme kanseri başta olmak üzere tüm kanserler erken tanı ve tedavi avantajı sağlamaktadır.
Ebola virüs için yeni aşı bulundu
Afrika’da binlerce insanın ölümüne neden olan Ebola virüsünden % 100 koruyan aşı geliştirildi ve aşılananlar tamamen bu virüsten korundu. Ayrıca bu yıl geliştirilen rahim ağzı kanser aşısı 9-26 yaş grubundaki kız ve erkekler uygulandığında % 99 koruyucu etki gösterdi. Bilim adamları şimdi Zika virüs için aşı geliştirme çalışmalarına başladı.
Amniyosentezden korkan anne adaylarına yeni seçenek; Anne kanı fetal DNA testi hayatımıza girdi
Anne kanı fetal DNA testi ile bebeğin % 99 genetik hastalıkları ve Down Sendromu öğrenilebiliyor. Annelerin % 90’ı bebeğin genetik durumunu öğrenmek için amniyosentez benzeri girişimsel işlem yapılmasını istemiyor bu durumda anneden alınan kan örneğinden bebeğin genetik analizi tercih edilmektedir. Fakat bu testte tanı testi olmadığından yüksek riskli gelirse hastalara yine amniyosentez önerilmektedir. Bu test genellikle ikili, üçlü ve dörtlü testte yüksek risk geldiğinde, 35 yaştan sonra gebe kalanlarda, bir önceki gebeliğinde Down Sendromu öyküsü olanlarda önerilmektedir.
Beyne yerleştirilen çipler ile protezler hareket kazandı
Beyin sinyalleri ile hareket eden protez organlar geliştirildi. 6 milyon insanın felç geçirdiği ve 100000’den fazla insanın kazalar veya yaralanmalar neticesinde ampüte olan organlarının yerine takılan protezlere hareket sağlayan ve beyin dalgaları ile yönetilen yeni nesil protezler geliştirildi. Beyne yerleştirilen cipler yardımı ile hareket özelliği kazanan bu protezler ile engellilerin hayatı artık daha kolay hale geliyor.
Kadın isteksizlik sendromu yeni nesil ilaçla tedavi edildi
Özellikle çiftlerin % 10’unu ilgilendiren ve boşanmalara neden olan kadında cinsel isteksizlik ve soğukluk sendromunu flibanserin ile tedavisi mümkün hale geldi. Flibanserin beyinden adrenalin ve dopamin salınımını arttırmakta seratonini azaltarak etki etmektedir. Flibanserin yani halk arasında kadın viagrası kadın isteksizlik sendromu tedavisinde kullanıma 2016 yılında başladı ve sonuçlar başarılı."




ETİKET :  

Tümü