• ÇİFTE STANDART

    Batan geminin malları bunlar!

    13:46:58 | 2016-07-18
    Hakan ÇİFTCİ
    Hakan ÇİFTCİ      hakanciftci38@hotmail.com

    Kayserispor’da, gün geçmiyor ki, gerçekten de inanılmaz olaylar gelişmesin!
    Kulüp de, 11,07.2016 Pazartesi günü “Medya bilgilendirme” başlığıyla haber yayımlanmıştı.
    Bilgilendirmede aynen şu ifadelere yer veriliyor; “Değerli basın mensuplarımızın Yeni sezonda antrenmanlarımızda haber amaçlı görüntü ve röportajları haftada 2 gün ( Salı ve Perşembe günleri ) yapılmasına karar verilmiştir. Antrenmanlarımızdan 15 dakika önce gelmeleri ve antrenman başladıktan sonra da ilk 15 dakika görüntü almaları gerekmektedir. Röportajlar salı günü yapılacak olup, Çift Antrenman olduğu takdirde akşam antrenmanı basına açıktır.
    Tüm basın mensuplarımıza saygılarımızla bildirir; çalışmalarında başarılar dileriz… Kayserispor Kulübü.”
    Buraya kadar güzel, iyi ya da olmadığı tartışılır, fakat işin rengi ne yazık ki bu değil!
    Yerel basına kısıtlama gelirken, Kayserispor’a yakın bir gazetenin Nakoulma’nın imza attığı gün, yani 15.07.2016 Cuma günü akşam antrenmanına gidip fotoğraf çekmesi de neyin nesi?
    Salı ve Perşembe günü haricinde antrenman yasaklanırken; tek bir gazetenin kulübe gidip fotoğraf çekmesi çifte standardın babası olmuştur.
    Kulüp, kimsenin babasının malı değildir!
    Haber alma özgürlüğü ne yazık ki, kısıtlandırılmıştır.
    Zaten “Basına anlamsız engel” başlığı ile memnuniyetsizliğimizi ifade ederek, manşetten haber olarak da yayınlamıştık.
    O konuya girmeden evvel, Kayserispor yönetiminin bu anlamsız ve yanlı tutumu bizleri gerçekten de çok üzmüştür.
    Ha, bu arada bugün hem manşetten, hem de köşe yazısı olarak bu haksızlığa yer veriyorum onu da hatırlatayım...
    Haber ve köşe yazımda hiç kimseyi de zan altında bırakmak istemem.
    Kulüp, az öncede dediğim gibi belli başlı kural ve kaideleri kullanabilir.
    Bu kurallar, ya herkese uygulanmalı ya da hiç uygulanmamalı. Benim takıldığım konu da bu!
    Ahmet bize yakın, Mehmet değil mantığı ile asla hareket edilmemeli.
    Yıllardır Kayserispor’da, ne yazık ki bu mantık hakim!
    Konuyu dağıtmadan söyleyeyim, Kayseri’de günlük yayın yapan yerel bir gazete “Nakoulma ilk antrenmana çıktı” başlığıyla gayet güzel bir haber yakalamış.
    Cuma günü Nakoulma öğlen saatlerinde imza atarken; antrenman fotoğrafı da töreninin birkaç saat ardından gerçekleşen akşam antrenmanında çekilmiş.
    Zaten başka bir zaman da çekilme olasılığı yok!
    Kayseri’de yerel olarak yayın yapan günlük 14 Gazete var, televizyonları da eklerseniz, bu sayı toplam 19’u buluyor.
    Bir Televizyonu es geçiyorum, o da zaten Kayserispor Kulüp Başkanı Recep Mamur’un sahip olduğu kanal!
    Yunus Emre, ne güzel de söylemiş;
    Gelin tanış olalım, işi kolayın tutalım.
    Sevelim sevilelim, bu dünya kimseye kalmaz.
    Evet, bu dünya gerçekten de oyundan ibaret. Küslükler, kıskançlıklar, kavgalar, gürültüler, hep boşuna!
    Kayserispor, yazımın başında da belirttiğim gibi kimsenin tapulu malı değil.
    Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (Sav) haksızlık karşısında ne güzel söylemiş; “Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır” diye.
    Kayserispor, bu davranışıyla, haksızlık yapmıştır ve ben bu olaya susmuyorum…
    Bir an evvel bu yanlıştan dönülmelidir.
    Kayserispor’un kapıları, gerek basın, gerekse de spor severlere her daim açılmalı.
    Salı, Perşembe; şu gazete, şu televizyon diye bir ayırım olmamalı. Olsa da bu kural herkese adil bir şekilde uygulanmalı.
    Sözün kısası daha makbuldür kaidesiyle uzatmıyorum.
    Sonra bu basın, bu taraftar neden gelmiyor, diye düşünmeyin. Şapkayı önünüze koyun ve basın ve taraftarla aranızdaki duvarı yıkın, emin olun kazanan hem sizler, hem de Kayseri olacak…




    Etiketler:

    Tümü