BİR HİKAYE BENİMKİSİ..

BİR HİKAYE BENİMKİSİ..

19:00:02 | 2017-01-03
Ahmet Zorlu
Ahmet Zorlu      a.zorlu38@hotmail.com

Bu gün yılın üçüncü günü.

Karamsar ekonomik ve siyasi  şeyler yazmayacağım. Bir hikaye anlatacağım. Ama virgülüne kadar yaşanmış bir hikaye;

Efendim, yıllar önceydi..

Kar zararın kardeşidir dedikleri bir dönem, adam resmen batmış, iflas etmişti.

Elinde kalan son değeri, evini Kayseri’nin tanınmış isimlerinden birine satmak için Kocasinan Tapu Dairesi’ne giderek, satış mukavelesine imza atmış, tapuyu devrettikten sonra yüklü bir meblağ eline sayılmıştı.

Ama o da ne.

Kapıda kendisini bekleyen, o günün deyimi ile Mafya, bu günün tanımı ile Beyefendi,  evinin satışından elde ettiği parayı kuruşuna kadar elinden almış, adam ceketi ile ortada kalmıştı..

Aradan bir süre geçti. Adama Allah ‘Yürü ya kulum’ demiş olacak ki, fabrikalar, hanlar hamamlar, Sit Alanında Villalar peş peşe geldi. Zira o dönemde altın yumurtlayan bir tavuğa, bir futbol takımına sahip! olmuştu.

Tüm masraflar belediyelerden, gelirler bir yerlere.

O kadar kapatılamayacak boyutlara ulaşmıştı ki takımın para kaçakları, bir gece aniden bir yangın çıkmış ve muhasebe kayıtları küle dönmüştü!

Himayesine girdiği güç büyüktü. Her şeye hükmeden himayeci, futbolla yatıp, futbolla kalkan kitleyi kendisine emanet etmişti. Allah var, sahibi olduğu takıma başarılar da kazandırmıştı. Ama sahibi olduğu! Takım artık Kayseri Kentinin değil, beyefendinin! kendinindi.

Himayede olduğuna bakmaksızın, o da himayesine birkaç kişiyi almıştı. Onlar da, arsa, rant, ticaret derken seyyar satıcı arabalarını lüks şirketlere dönüştürmeyi başarmışlardı.

Ama yanlış politikalar sonucu, beyefendinin, beyefendilerin semirmelerini sağlayan takım artık yük olmaya başlamıştı.

İstifa etti, yerine kendine yakın isimlerden bir yönetim oluşturuldu.

Ama beyefendi “Hele ödeyin bakalım şu 80 milyon liralık alacağımı” dediğinde, bir gün süren kulüp yönetiminin görev süresi tamamlanmış, istifayı ilk toplantıda imzalamak zorunda kalmışlardı.

Yeniden kongreye gidildi, kongre salonuna bile gelmeye tenezzül etmeyen beyefendi gıyabında başkanlığa yeniden gelmişti.

Allah var, yeniden başkanlık görevi kendisine tebliğ edildiğinde, bazı başkanlar da söz vermişlerdi kulübe mali destek sağlayacaklardı.

Ama baktılar ki, kulüp şirkete dönüşmüş, bir adamın malı haline getirilmişti.

Bu dönemde büyük himayeci de, kendi derdine düştüğü için beyefendiye pek zaman ayıramamıştı.

Bir kaç gün önce kulüp yeniden kongreye gitti. Bu sefer işi sağlama alan beyefendi divana dilekçe göndererek ve kongreye gelmeyerek aday olmadığını, gösterilmesi halinde anında istifa edeceğini büyük bir kararlılıkla divana bildirdi.

Yeni bir yönetim oluşturuldu.

Artık Kulüp Kayseri’nin malı haline gelecek umuduna düşen bazı sazanlar, kongre ertesi birlikte maça gittiler, takıma destek verdiler ve takım da nadir elde ettiği galibiyetlerden birini almasın mı?

Ama o da ne, ikinci gün bazı gazeteler takımın elde ettiği galibiyetten daha büyük manşetlerle, aslında beyefendinin takımın başından adının ayrıldığını, yönetime şoföründen bahçıvanına kadar herkesi yerleştirdiğini üzülerek öğrendiler.

Bunun üzerine, sazan durumuna düşürülmenin tepkisi ile Ankara’daki ‘Büyük himayeci’yi arayarak, ‘Bu yönetime bizden zırnık çalışmaz’ ültimatomu verdiler.

Büyük himayecide çare biter mi..

Hemen memleketin anlı-şanlı! bir ismini Ankara’ya çağırıp bakanlıkta ağırladıktan sonra, “Bak kardeşim sende para çok. Ama bir bölümünün kuru temizlemeye gitmesi lazım. Kayserispor da bu iş için biçilmiş kaftan. Yönetimini,  lafından ve lafımızdan gocunmayacak isimlerden oluştur. Ben de bir yakınımı yönetime yazdıracağım ve seni adım adım takip edecek. Eğer kabul edersen, hemen yönetimi istifa ettireyim, sen de kulübün yeni başkanı ol” dedi.

Bu  hafta içinde, Kayserispor’un yeniden kongre kararı almasını ve bu memleket büyüğüne! Takımın teslim edilmesini bekliyordum ki, yeni gelişmeler ortaya çıktı.

Bu anlı-şanlı isim de yan çizmeye başlamış.

Ama yönetimden bazı isimler de istifalarını ilan etmişler.

Bundan sonra ne olacağına da, sanırım Ankara’daki mutlak güç karar verecek.

Hafta içindeki gelişmeleri yakından izleyeceğim. Sonra büyük himayeci kim, beyefendi kim, bu takımdan semirenler kim, yeni veliaht kim, onları da tek tek gündeme getiririz Allahın izni ile.

Yaşananlardan Sadece bir tanesi için Talas’ın eski ve yeni başkanına buradan açık çağrı yapıyorum;

Kul hakkından, vebalden, dürüstlükten, insanlıktan, ahlaktan dem vuruyorsanız, bir tek soruya cevap verin.

İlçenizin göbeğinde SİT Alanına inşa edilen o villaya nasıl göz yumdunuz, nasıl izin verdiniz?




ETİKET :  

Tümü