• ALAY EDİLMEK ZORUMA GİDİYOR..

    ALAY EDİLMEK ZORUMA GİDİYOR..

    08:58:19 | 2016-12-26
    Ahmet Zorlu
    Ahmet Zorlu      a.zorlu38@hotmail.com

    Evet Türkiye  Cumhuriyeti’nin bir vatandaşı  olarak, Türkiye Büyük Millet Meclisi Bünyesinde kurulan bir araştırma komisyonunun iktidara mensup üyeleri ve iktidara mensup bakanlıkların, aklımızla alay etmesi zoruma gidiyor.

    Zira, 15 Temmuz’da sokağa çıkarak demokrasi için tanklara karşı direnmeye çalışan ve can veren insanların kemikleri sızlatılıyor bu soruşturma nedeniyle.

    Slogancı bir yaklaşımla gerçeklerin üstünün örtülmeye çalışılmasına artık tahammül edemiyorum..

    Efendim, dünkü gazetelerde yer aldı haber.

    15 Temmuz hain darbe girişimi sonrası, Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde kurulan Darbeleri Araştırma Komisyonu’nun CHP’li üyeleri, AKP’li Komisyon Başkanına yazılı olarak başvurup darbe sonrası tutuklanan ve darbeyle doğrudan alakalı olduğu bilinen generallerin komisyonca dinlenmesini, ya da verdikleri ifadelerin  komisyon tarafından incelenmesini talep ettiler.

    Ayrıca Adalet Bakanlığı’ndan da, 15 Temmuz Gecesi bu hain kalkışmayı yönlendiren ve kendilerine ‘Yurtta Sulh Konseyi’ adını veren oluşumun isim listesini istediler.

    Yetmedi tabii, darbe  yapılması durumunda, kurulacak hükümette kimlerin yer alacağını, yeni komuta kademesinin nasıl şekilleneceğine dair eldeki bilgileri ve bulguları da talep ettiler.

    Ve tabii ki, bazı siyasilerin, daha doğrusu AKP’lilerin komisyonca dinlenmesi önerisi getirdiler. Sadece bu kadar mı?

    Komisyon,  bakanlıktan etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini beyan eden tutuklu darbecilerin ifade tutanak örneklerinin gönderilmesini de talep etti. Komisyona ifade vermek isteyen Genelkurmay İstihbarat Başkanı Mustafa Özsoy’un kolluk kuvvetleri, savcılık ve mahkemede verdiği ifadelerin gönderilmesini de isteyen komisyon Cumhurbaşkanı’nın yaverleri Bekir Furkan, Ali Yazıcı, Şafak Deliacı, Erkan Kıvrak, Genelkurmay Başkanı’nın yaveri Levent Türkkan, TBMM’yi bombalayan Hüseyin Türk ile Hasan Hüsnü Balıkçı’nın da ifadelerinin gönderilmesini talep etti.

    Sayın Adalet Bakanımız imzasıyla, Türkiye Büyük Millet Meclisi Darbeleri Araştırma Komisyonuna yazılan yazıda özetle şu görüşler savunuldu;

    “Bakanlığımıza gönderilen 3 farklı yazıda talep edilen bilgi ve belgeler anayasada düzenlenen özel hayatın gizliliği ve suçluluğu hükmen sabit olunana kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı hükümleri, ayrıca Cumhuriyet Savcılıklarınca yürütülen soruşturmaların, komisyondan sızacak bilgiler çerçevesinde etkileneceği noktasından hareketle, taleplerinize cevap verilememektedir.”

    Açılmışını ben yazayım bu  yazının;

    “Talep ettiğiniz bilgiler ve dinlenmesini önerdiğiniz isimlerin tamamı, partimizle doğrudan ve dolaylı ilişkili. Bu nedenle, ucu bize dokunacak bir bilginin kamuoyuna yansımasının partimize vereceği zararı göz önünde bulundurarak talebinizi yerine getiremiyoruz.”

    Bu acınası tablo sadece meclis komisyonunda mı yaşanıyor sanırsınız.

    Gözaltına alınan ve aklı olan isimler, işin ucuna bir AKP’nin güçlüsünü yerleştirdiler ve ‘Tamam ben vardım ama beni o yönlendirdi’ türünden ifade verdikleri için, savcılar ne yapacaklarını bilemez halde.

    Örneğin, Aliye Boydak  ifadesinde kimlerin isimlerini verdi. Kimlerin bu çalışmaları yapması için kendisini teşvik ettiğini söyledi?

    Şimdi savcılar ne yapsın?

    Dün Sözcü Gazetesi’nden Saygı Öztürk enteresan bir iddia  dile getirdi. İddia, kardeşi AKP Genel başkan Yardımcısı olan ve darbe girişiminin önderlerinden olduğu belirlenince tutuklanarak cezaevine konulan bir generalin şu anda nerede olduğuna ilişkindi..

    Bakalım kendisine ne cevap verilecek..

    Yanı kısaca özetlemek gerekirse;

    Fetö soruşturmasında dayısı olanlar adalet huzuruna çıksa bile, dayılarına selam sarkıtıyor ve ellerini kollarını sallayarak dışarı çıkıyor.

    Şeker Fabrikası, Ticaret odası hep örnek verdiğim kurumlar.

    Şeker’de üst düzey yönetimin etkili isimleri içerde. Yönetim Kurulu Başkanı hakkında mal varlığını dondurma ve yurtdışına çıkış kararı var. Ama ne hikmetse, ikide bir tv ekranına çıkarak çiftçiye ahlak! dersi veriyor.

    Ahmet Davutoğlu, Hüseyin Çelik, Bülent Arınç başta olmak üzere, halen Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde onlarca milletvekilinin Fetöyle doğrudan bağlantısı olduğu söyleniyor.

    Türk Silahlı Kuvvetlerinde,  Emniyette ve Yargıda halen fetö yapılanmasının söz sahibi olduğunu, bu işin uzmanları her gün dile getiriyor.

    Ama bu hain yapının ameleleri dışında hiç kimse hakkında işlem yapılmıyor, yapılamıyor.

    Zira iddia doğru ise, dışarıdaki her fetöcünün elinde bir veya birkaç tane kaset var ve bazı siyasiler bu kasetlerle tehdit ediliyor. Onlar da, TBMM Plakalı araçları yeri ve zamanı geldiğinde Adliye önüne çekerek savcılardan ricada! bulunuyor.

    O nedenle:

    Fetö yapılanmasının bu ülkede faşist, gerici bir rejim inşa etmeye kalkışma girişiminin vatana ihanetin de  ötesinde bir suç teşkil ettiğine inan biri olarak, siyaset kurumlarının, kendi ikbal ve istikballeri için yürüttükleri fetöcüleri aklama mücadelesini bırakıp, yargının hiç değilse bu konuda tarafsız ve bağımsız bir çalışma ortaya koymasının sağlanması çağrısında bulunuyorum.

    Adalet Bakanı ve Adalet Bakanlığı’nın da, Türkiye Büyük Millet Meclisi Araştırma Komisyonuna, elindeki bilgi, belge ve dökümanların tamamını en kısa zamanda teslim ederek, hiç değilse bu komisyonunun gizlenen bazı gerçekleri su yüzüne çıkarmasına katkı vermesini talep ediyorum.

    Unutmayalım, Adalet bir gün, bu gün adaleti engellemeye çalışanlara da lazım olacaktır.




    Etiketler:

    Tümü